Acıdan kaçmayan insan ruhsal büyümeye açık olandır
Farkındalık

Acıdan kaçmayan insan ruhsal büyümeye açık olandır

İki hafta önce çok güvendiğim bir insan tarafından ‘’kazık yemek’’ gibi bir deneyim yaşadım daha doğrusu ciddi bir şekilde güven istismarına uğrayıp, dolandırıldım. Bu durum beni çok üzdü ve acı çeken insanların geçtiği tüm evreleri bire bir deneyimledim.

Pek çok acı çeken insanın deneyimlediği gibi genellikle kişilerin genel duygusal tepkilerini yansıtan bir modelin ilk evresi olan inkâr etmeyi ben de deneyimledim. Önce inanamadım, şoka girdim ve olayı ve de uğradığım maddi kaybı kabul etmekte zorlandım. Sonra gerçeği kabul etmeye başladığımda, duygularım öfkeye dönüştü.

Daha sonra içimdeki pazarlık süreci başladı. Bu evrede gerçeği kabullenmeye çalışarak bir tür pazarlık yapma eğilimine başladım. Tanrı’ya, kadere veya başka bir güce dönük pazarlık çabalarına, acının hafiflemesi veya durumun düzelmesi için yapılan içsel sözleşmelere girdim.

Zamanla, durumu daha fazla anlamaya başladım ve gerçeği kabul ettim. Olan olmuştu artık. Bu evrede başıma gelen duruma ve kayba uyum sağlamaya başladım ve yoluma huzur, mutluluk ve neşe ile devam etmeyi seçtim.

Acı çekmenin son evresi olan yeniden yapılanma veya yeniden inşa etme evresi ise en sevdiğim evre oldu ve limondan limonata yapmayı başardım.

Yeniden yapılanma evresinde birey, yaşadığı acı ve kayıp sonrasında yeni bir anlam ve amacın peşine düşebilir. Kişi, yeniden yapılanma ve büyüme sürecinde yaşam perspektifini değiştirebilir ve geleceğe dönük umutlarını yeniden inşa edebilir.

Benim de diğer insanlar gibi yaşamım sırasında pek çok kez deneyimlediğim acılar ile dolu bir listem var. Ve bu deneyimlerimin hepsi insan olmamım bir parçası.  Bu dünyaya gelip de duygusal acı çekmemiş tek bir insan bile olduğunu düşünmüyorum. Belki bazı zihinsel engelli kişilerde acı çekmek deneyimlenmemiş olabilir ama genelde tüm insanlar yaşamlarının değişik zamanlarında duygusal acı çekmişlerdir ve çekerler. 

Duygusal acı genellikle hoş olmayan duygusal veya fiziksel bir deneyimi ifade eder, çeşitli duygusal, sosyal ve psikolojik etmenlerden kaynaklanabilir. Yakın ilişkilerde yaşanan sorunlar, çatışmalar, ayrılıklar veya kayıplar insanları duygusal olarak etkileyebilir. Aile içi sorunlar, arkadaşlık ilişkilerindeki çatışmalar, romantik ilişki sorunları gibi durumlar duygusal acıya neden olabilir.  Sevdiklerinin kaybı, ölüm, ayrılık gibi durumlar duygusal acıya yol açabilir. Bu tür kayıplar, insanların hayatlarında derin etkiler bırakabilir. Beklentilerin karşılanmaması, hayal kırıklıkları, hüsranlar duygusal acıya sebep olabilir. Bu, kişinin istediği bir hedefe ulaşamaması, bir başarı elde edememesi gibi durumları içerebilir. Yoğun stres, baskı altında olmak veya çeşitli zorluklarla başa çıkma çabası da duygusal acıya neden olabilir. İş stresi, maddi sıkıntılar, performans beklentileri gibi faktörler bu kategoride yer alabilir. Daha önce yaşanan travmatik olaylar, istismar, kötü muamele gibi geçmiş deneyimler de duygusal acıya katkıda bulunabilir. Ayrıca beyindeki kimyasal dengesizlikler, hormonal değişiklikler, genetik yatkınlıklar gibi biyolojik faktörler de duygusal sağlığı etkileyebilir. Diğer önemli bir faktör de bireyin kişilik yapısı, olaylara verdiği anlam, dünya görüşü ve algılaması olabilir.

 Duygusal iyileşme, duygusal acıyı yaşamaya izin vermek ile başlar.

Acıyı bastırmadan yaşamak, duyguları anlamak, kabul etmek duygusal acı ile başa çıkmak için çok önemlidir çünkü acıyı yaşamamak ve bastırmak duygusal iyileşme sürecini uzatabilir. Duyguları reddetmek veya bastırmak, sorunları çözmek yerine onları ertelemeye neden olabilir. Duygusal acıyla yüzleşmek, bu duyguları anlamak ve kabul etmek, gerçek bir iyileşme sürecinin başlamasına yardımcı olabilir.

Duyguları bastırmak, uzun vadede stresle başa çıkmayı zorlaştırabilir. Duygusal acıyla yüzleşmek, stresle başa çıkma becerilerinizi geliştirmenize yardımcı olabilir. Kaçmak, duygusal acıyla yüzleşmek yerine onu bastırmak veya reddetmek anlamına gelebilir. Ancak bastırılan duygular genellikle daha sonra ortaya çıkabilir ve uzun vadede daha fazla zorluk yaratabilir.

Acı, bir süreçtir ve hissettiğiniz duygularla yüzleşmek, onları anlamak ve kabul etmek, duygusal sağlığınızı güçlendirebilir. Ancak bu süreç kişiden kişiye değişebilir ve herkes farklı bir hızda iyileşir. Unutmayın ki hissettiğiniz duygular doğaldır ve onları yaşamak, duygusal sağlığınızı güçlendirebilir. Duygusal iyileşme süreci, kendi ihtiyaçlarınıza saygı göstermek ve kendinize nazik olmak anlamına gelir.

Sonuç olarak acı çekmek her insanın başına gelir ve bu durum kaçınılmazdır. Ancak acı ile baş edip etmemek ıstırap çekmeye evet veya hayır demekten geçer. ‘’Olan ihtiyacım olandı ve her şey benim için oluyor’’ diyebilen ve yaşama bu bakış açısından bakabilen kişi kazanır. Evrenin dostluğuna inanmak, her şey bana karşı oluyor diye yaşama yorum katmak yerine, ‘’her şey benim için oluyor ‘’yorumu ile yaşama bakmak acıyı iyileştirir.

Acıdan kaçmadan, bu duyguyu deneyimlemeye izin veren insan, ruhsal büyümeye açık olandır.

Sevgi ile

10 Kasım 2023, Tarabya, İstanbul


©mümkün dergi

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Feza Karakaş
Sertifikalı The Work Kolaylaştırıcısı, FMK Bilgelik kurucu üyesi, eğitmen, yazar; koşulsuz sevgi, kabul ve akışa teslim olmanın yüceliğini heyecan ve merakla deneyimleyen sevgi eylemde yolcusu.