Felsefe

Avuçtaki Kum Tanesi: Her Şeyi Kontrol Etmek İsteyen İnsana Tasavvuf Ne Söyler?

Bir yolculuğa çıkmadan önce hava durumuna bakıyoruz. Gideceğimiz restoranın menüsünü önceden inceliyor, bir toplantının olası sonuçlarını zihnimizde prova ediyor, mesajımıza geç cevap veren birinin neden sustuğuna dair birkaç ihtimal üretiyoruz. Telefonlarımız bize ne zaman kalkacağımızı, kaç adım attığımızı, ne kadar uyuduğumuzu, hangi yolu kullanırsak daha erken varacağımızı söylüyor. Takvim uygulamaları haftalarımızı, bütçe tabloları aylarımızı, kariyer […]

HEMEN OKU
Felsefe

Her İstediğimiz Olmalı mı? Dua, Arzu ve Rıza Üzerine

İnsan çoğu zaman ne istediğini bilir fakat istediği şeyin kendisi için ne anlama geleceğini aynı kesinlikle bilemez. Arzu ile hayır arasındaki mesafe tam da burada başlar. Bir şeyi çok istemek, onun bizim için iyi olduğunun kanıtı değildir. Buna rağmen insan zihni, özellikle güçlü bir arzuyla karşılaştığında, isteğinin şiddetini onun doğruluğuyla karıştırmaya meyillidir. Bir kapının önünde […]

HEMEN OKU
Felsefe

Varlığın Tecellîgâhında Bir Yolcu: Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin Hakikat Tasavvuru Ve İslam Felsefesindeki Yeri

İnsanlık tarihi boyunca en çok sorulan sorular değişmedi. “Ben kimim?”, “Nereden geldim?”, “Varlığın anlamı nedir?” ve “Allah ile insan arasındaki ilişki nasıl anlaşılmalıdır?” gibi sorular, yalnızca dinlerin değil, felsefenin ve tasavvufun da merkezinde yer aldı. Bu sorulara verilen cevaplar ise her medeniyetin düşünce iklimini şekillendirdi. İslam düşünce geleneği de bu arayışın en zengin örneklerinden birini […]

HEMEN OKU
Felsefe

Beşerî Aşktan İlahi Aşka: Beynin Aşkla İmtihanı

Yüzyıllar boyunca Mevlâna ve İbn-i Arabi gibi bilgeler, insanın aşkla ve teslimiyetle kendi egosundan sıyrılıp hakikatte yok oluşunu anlattı. Bugün modern bilim de laboratuvarlarda tam olarak bu anı, yani insanın aşka düşüp benliğini unuttuğu o vecd halini inceliyor. İnsan derin bir aşkla kendinden geçtiğinde beynin o gürültülü ego alanları ve kaygılı düşünce döngüleri tamamen geri […]

HEMEN OKU
Felsefe Kitap

Bir kapıcı Tolstoy okursa düzen bozulur

Son haftalarda okuma grubumuzda Muriel Barbery’nin bu romanını sayfa sayfa, karakter karakter, satır aralarına yerleşmiş düşünsel göndermeleriyle birlikte tartışırken fark ettim ki elimizde yalnızca Paris’teki seçkin bir apartmanda geçen sakin bir hikâye yok. Barbery; sınıf, kültür, görünmezlik, estetik, yakınlık ve insanın başkaları tarafından nasıl okunduğu üzerine yoğun bir düşünce ağı kuruyor. Romanı bitirdiğinizde aklınızda yalnızca […]

HEMEN OKU
Felsefe

Sonsuz olanın sonu olur mu?

Bazen şöyle bir soru gelir akla: “Bu kadar büyük insanlar… Yıllarca okumuşlar, nefislerini terbiye etmişler, mürşitlerin dizinin dibinde oturmuşlar. Buna rağmen neden ömürlerinin sonuna kadar aramaya devam etmişler? Demek ki hakikate ulaşamamışlar mı?” Bu soru, hakikati bir menzil sanan aklın sorusudur. Oysa tasavvuf, hakikati varılacak bir nokta olarak değil, içine her gün biraz daha girilen […]

HEMEN OKU
Felsefe

Sürekli mutsuz hissetmenin tasavvuftaki karşılığı: Gaflet

Modern insanın en büyük sorunlarından biri, mutsuzluğun nedenini bilmeden mutsuz olmasıdır. Birçok insan hayatında ciddi bir problem olmadığı halde içindeki boşluğu açıklayamaz. İşi vardır ama huzuru yoktur. Sevdikleri vardır ama tatmini yoktur. Hayalleri gerçekleşmiştir ama kalbi yine de daralmaktadır. Bu durum çoğu zaman psikolojik, ekonomik ya da sosyal sebeplerle açıklanmaya çalışılır. Elbette bunların etkisi vardır. […]

HEMEN OKU
Felsefe

Kurban ve Teslimiyet: Nefsin Bıçağa Yatması Üzerine

Kurban Bayramı, zâhirde bir kesim günüdür; bâtında ise bir teslimiyet töreni… Hz. İbrahim’in elindeki bıçak yalnızca oğlu İsmail’e değil, bütün insanlığın kendi içindeki “sevgili olan her şeye” doğrulmuştur. Kâinat sahnesinde sergilenen bu büyük hâdise, tek bir sorunun etrafında döner: “Sevdiğin şey ile Allah arasında kaldığında elini nereye uzatırsın?” Sûfîler bu kıssayı yalnızca tarihî bir olay […]

HEMEN OKU
Felsefe

Hakikate yaklaşmak: Kendini büyütmek değil, kendinden çekilmeyi öğrenmek

Tasavvufî tekâmül, ilk bakışta insanın kendini büyüttüğü, çoğalttığı, güçlendirdiği bir yol gibi anlaşılır. Oysa hakikatte bu yol, insanın kendi merkezinden çekilerek hakikatin merkezine doğru yönelmesidir. Bu, bir bir soyunma hâlidir. İnsan bu yolda ilerledikçe artmaz, eksilir gibi görünür. Ama o eksilişin içinde hakiki genişlik saklıdır. Çünkü sûfîler bilir ki hakikate yaklaşmak, üzerine bir şey koymakla […]

HEMEN OKU
Felsefe

Çocuklar Allah’ın size hediyesidir

Çocukların kalbi, dünyayı ilk kez keşfeden bir bahçe gibidir. Bu bahçeye ekilen her düşünce, her duygu zamanla kök salar ve karakterin bir parçası hâline gelir. Bu yüzden çocuklarla inanç hakkında konuşurken kullanılan dil son derece önemlidir. Toplumda zaman zaman çocuklara dini öğretirken “Allah seni cezalandırır”, “Allah kızar”, “Günah işlersen cehenneme gidersin” gibi korku temelli ifadeler […]

HEMEN OKU