HAYVANLARIN STRES AZALTICI ETKİLERİ
Farkındalık Mümkünat

Hayvanların stres azaltıcı etkileri

Hayvanlarla vakit geçirmek, stres seviyelerini düşürmede oldukça etkili. Özellikle köpekler ve kediler, sahiplerinin rahatlamasına yardımcı oluyorlar. Hayvanlar, insanların yaşamlarına derin bir etki ederken aslında ruhsal açıdan pek çok fayda sağlıyorlar. Gündemde üzücü haberler varken hepimize ilham olması adına hayvanların insanlar üzerindeki olumlu etkilerine odaklanarak ruhsal ve duygusal açıdan sağladıkları faydaları vurgulamak istedik.

Hayvanların stres azaltıcı etkileriyle ilgili birçok araştırma ve örnek çalışma bulunuyor.Terapi hayvanları, özellikle hastanelerde, rehabilitasyon merkezlerinde ve okullarda kullanılarak insanların stres seviyelerini azaltmada etkili oluyorlar. Örneğin, bir çalışmada terapi köpeklerinin, hastaların stres düzeylerini düşürdüğü ve duygusal iyilik hallerini artırdığı gözlemlenmiş (Marcus et al., 2012).

Evde beslenen hayvanların da yine sahiplerinin günlük stresle başa çıkmalarına yardımcı olduğu fark edilmiş. Bir araştırmada, köpek sahiplerinin stres hormonu düzeylerinin daha düşük olduğu ve genel stres semptomlarının azaldığı bulunmuş (Allen, 2002). Ayrıca hayvan sahiplenmenin, kalp hastalığı riskini azaltıcı etkileri olduğu da araştırmalarla destekleniyor. Örneğin, bir çalışmada köpek sahiplerinin, kalp atış hızlarının ve kan basıncının stresli durumlar karşısında daha stabil kaldığı gözlenmiş (Friedmann, 1980).

SOSYAL BAĞLANTILAR KURMAK VE DUYGUSAL DESTEK

Hayvanlar, sahipleri için güvenilir ve duygusal destek sağlayabiliyor. Özellikle terapi hayvanları, zor zamanlarda insanlara yardımcı olabiliyor. Hayvanlarla vakit geçirmenin, sosyal bağlantıları güçlendirdiği ve dolayısıyla stresle baş etme kapasitesini artırdığı da bir araştırmada fark edilmiş. Örneğin, evcil bir hayvanla yürüyüş yapmak veya oynamak, sosyal etkileşimi teşvik ederek stresi azaltabiliyor. (Wood et al., 2015).

Ayrıca onlarla ilgilenmek, empati yeteneğini güçlendirirken onların duygusal ihtiyaçlarına dikkat etmek, insanların başkalarının duygularını anlamasını kolaylaştırabiliyor. Özellikle yaşlılar için hayvan sahiplenmek, yalnızlık hissini azaltıp sosyal bağlantıları güçlendirebiliyor. Sorumluluk almak ve bir hayvanı bakmak, insanların özgüvenlerinde de etkili. Hayvanlarla kurulan bağlar, kişinin kendine olan güvenini artırabiliyor. Sevgi dolu bir bakım ve ilgi, insanların ruh halini olumlu yönde etkileyebiliyor. Hayvanlarla oynamak ve vakit geçirmek, eğlenceli bir aktivite sunuyor ve bu, stresi azaltırken aynı zamanda keyifli bir zaman geçirmeyi sağlıyor.

HAYVANLARIN ÇOCUK SAĞLIĞI VE GELİŞİMİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Yapılan bazı araştırmalar, hayvanlarla büyüyen çocukların gelişimi üzerindeki etkilerini incelemiş ve önemini ortaya çıkarmış.  Örneğin, Purewal’un çalışmasında hayvanların çocuk ve ergenlerin duygusal gelişimi üzerindeki etkilerini sistemik bir şekilde incelenmişt. Araştırma sonucunda hayvanlarla büyüyen çocukların duygusal bağ kurma yeteneklerinin geliştiği ve hayvanlarla olan ilişkilerinin çocukların duygusal refahlarını artırdığı bulunmuş. Ayrıca, hayvanlarla geçirilen zamanın çocukların stres seviyelerini azalttığı ve duygusal destek sağladığı gözlenmiş.

 Gee’nin araştırmasında ise hayvanlarla büyüyen çocukların bilişsel yeteneklerinin ve eğitim performanslarının arttığı sonucuna varılmış. Özellikle hayvanlarla olan etkileşimin, çocukların dikkatlerini artırdığı ve öğrenme süreçlerine olumlu katkı sağladığı gözlenmiş.

Melson’ın hayvanlarla olan bağların çocukların sosyal becerileri ve empati yetenekleri üzerindeki etkilerini incelediği araştırmasında hayvanlarla büyüyen çocukların, sosyal ilişkilerinde daha becerikli oldukları ve empati yeteneklerinin geliştiği bulunmuş. Hayvanlarla olan pozitif etkileşimin, çocukların sosyal gelişimlerine katkı sağladığı ve arkadaşlık ilişkilerini güçlendirdiği de anlaşılmış.

Yani, yaşımız kaç olursa olsun hayvanlarla vakit geçirmek ve içimizde onlara olan sevgiyi beslemek ruhumuzu da beslemek demek. Sevgiyle!

Kaynakça

  • Allen, K., Blascovich, J., & Mendes, W. B. (2002). Cardiovascular reactivity and the presence of pets, friends, and spouses: The truth about cats and dogs. Psychosomatic Medicine, 64(5), 727-739.
  • Friedmann, E., Katcher, A. H., Lynch, J. J., & Thomas, S. A. (1980). Animal companions and one-year survival of patients after discharge from a coronary care unit. Public Health Reports, 95(4), 307-312.
  • Gee, N. R., Harris, S. L., & Johnson, K. L. (2007). The role of pets in children’s lives: Implications for cognitve development and education. In A. H. Fine (Ed.), Handbook on animal-assisted therapy: Theoretical foundations and guidelines for practice (pp. 319-338). Elsevier Academic Press.
  • Marcus, D. A., Bernstein, C. D., Constantin, J. M., Kunkel, F. A. M., & Breuer, P. (2012). Animal-assisted therapy at an outpatient pain management clinic. Pain Medicine, 13(1), 45-57.
  • Melson, G. F. (2003). Child development and the human-companion animal bond. American Behavioral Scientist, 47(1), 31-39
  • Purewal, R., Christley, R., Kordas, K., Joinson, C., Meints, K., Gee, N., & Westgarth, C. (2017). Companion animals and child/adolescent development: A systematic review of the evidence. International Journal of Environmental Research and Public Health, 14(3), 234.
  • Wood, L., Martin, K., Christian, H., Nathan, A., Lauritsen, C., Houghton, S., … & McCune, S. (2015). The pet factor – companion animals as a conduit for getting to know people, friendship formation and social support. PLoS One, 10(4), e0122085.

©mümkün dergi

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.