Edebiyat eserlerine gizlenmiş okült, ezoterik ve masonik sırlar

Ezoterik Edebiyat ile insanlığın sırlarının nerelerde görünür olduğuna yakından bakabilirsiniz.

Geçtiğimi haftalarda Destek Yayınları etiketiyle bir kitap yayımlandı. Kitabın ismi Ezoterik Edebiyat… Kubilay Yalçın ve Koray Sarıdoğan’ın birlikteliğiyle kaleme alınan kitabın editörlüğünü ise Erhan Altunay gerçekleştirmiş. Benim gibi hem edebiyatı hem de ezoterizmi sevenler için Ezoterik Edebiyat, edebiyat eserlerine gizlenmiş okült, ezoterik ve masonik sırları mercek altına alıyor.

Edebiyat okurları spiritüel, ezoterik ve okült bilgilerden uzak kalır çoğu zaman ve bu alanların okurları da edebiyattan. Oysa edebiyat, insanın ve insanlığın sırlarını mesele edinirken kendine ezoterizm üst başlığı altında toplayabileceğimiz insanlığın ortak bilgi ve deneyim havuzu da kendi gerçekleriyle şekillendirir diğer tüm hikayeleri. Zira her hikâye anlatıcısı, bir yerinde diğer hikayelerle örmektedir yepyeni bir hikâyeyi. Ve bizler, hep birlikte adına yaşam dediğimiz devasa alın yazısını kâğıda dökeriz anlattıklarımızla; kayıt tutarız, şerh düşeriz…

Gizli cemiyetler, saklı bilgiler ve gün ışığından korunan insanlık sırları… Alemin bize açmadığı bilgiler kadar insan eliyle korunan, üzeri örtülen bilgilerin de olduğu bir gerçek. Peki ama bilmediğimiz şeyler, bir başka eksik anlama yol açmayacak mı?

SIRLAR ARTIK BİR SIR DEĞİL

Kubilay Yalçın ve Koray Sarıdoğan’ın birlikte yazdıkları Ezoterik Edebiyat, az önce bahsettiğim eksik anlam sorununa değerli anlatımlarla çözüm getiriyor. Kitabı okudukça hem eski bilimler/bilgiler konusunda aydınlanıyor hem de bu bilgilerin hangi metaforlar ya da motiflerle edebiyatı beslediğine şahit oluyoruz.

HİKAYELERİN OKÜLT YANI

Kadim bilgilerin mitolojize edilmesi, mitolojik motiflerin olay örgülerinde kullanılması, astroteoloji ya da olguların simgeselleşmesi… Umberto Eco’nun Foucault Sarkacı ezoterik edebiyatın en edebi örneği olsa da hepimiz için alanın en ünlü örneği elbette Dan Brown imzalı Da Vinci Şifresi…

Kitabın bizi karşılaştırdığı bazı sorular şöyle:

  1. Habil ve Kabil hikayesi, insan beyninin sağ ve sol taraflarını temsil ediyor olabilir mi? Ya da hadi eli yükseltelim, Habil ve Kabil, Jung’un gölge ve persona tanımıyla özdeşleştirilebilir mi?
  2. İsa’nın doğduğu 25 Aralık gece yarısı ile Başak burcunun nasıl bir ilişkisi var? Başak burcunun simgesi olan buğday başağı ve M harfi başka neleri simgeliyor?
  3. Tevrat ve Star Wars ile arketipler arasında nasıl bir ilişki var?
  4. Drakula ve II.Abdülhamid’in danışmanının birbirleriyle ilgisi ne?
  5. Süperman İbrani mitolojisinde neye tekabül ediyor?
  6. Tolkien’in bilinçdışı, yeni dinleri nasıl şekillendirdi?

Bu sorular ve daha fazlasına, Ezoterik Edebiyat içinde cevaplar bulmak mümkün.

BU KİTAP NEDEN KÜÇÜK?

Küçük bir eleştiri ve dilek… İçindeki bilgileri ilgiyle okuduğum bu müthiş araştırma/yorum kitabının neden küçük ebatlı yapıldığını anlayamadığımı da söylemeliyim. Bu sanırım üyesi olduğu diziyle ilgili bir tercih ama doğrusu bu kadar zengin bir içeriğin daha geniş ve hem içerde hem dışarda daha afili bir görsellikle okura hazırlanmasını çok isterdim. Bana kalırsa özellikle cep kitabı yapılması hedeflenmeyen kitaplar böyle küçük ebatlı olarak kurgulanmamalı. Hedef sayfa sayısına rağmen dolgun bir kitap ortaya koymaksa bu düşüncenin de Ezoterik Edebiyat’ın hafife alınmaması gerektiği gerçeğine yenik düşmeliydi sanki. Bunlar belki de kişisel zevklerimdir bilemiyorum ama yine de altında okuduğu kitabı çok sevmiş onu daha iyi görmek isteyen bir editör görüşü olduğunu da biliyorum. Doğrusu ben de bütün kitap severler gibi sadece içeriğin değil tasarımın ve sunumun da metnin bir parçası olarak ele alındığı yayıncılık anlayışının ülkemizde de gerçekleştirilebilmesini tüm kalbimle diliyorum.

 

 

 

Yorumlar