Farkındalık

Kalpten bir iletişimle sağlıklı ilişkiler

Kalpten Bir İletişimle Sağlıklı İlişkiler

Dün gece Austin’deki evimizde oğlum, gelinim, torunlarım ve Korpus Christie’ den ziyaretimize gelen dünürlerimizle birlikte yemek yedik, bahçede sohbet ettik. Her şey çok güzel giderken yemek sırasında gelinimin yüzünün gülmediğini fark ettim. Annesi ile ufak bir sorun yaşadığını bildiğimden üzgün olmasını bu duruma yordum. Biraz sonra oğlumun ve gelinimin uzun zamandır masada olmadıklarını farkına vardım ve mutfağa gittiğimde onları baş başa bir şeyler tartışırken buldum. Durum ne diye sorduğumda öğrendim ki oğlum, stres altında iken gelinim ile sert konuşmuş ve gelinim buna üzülmüş ve oğlumun onunla bir daha bu şeklide saygısız konuşmasını istemiyor ve bunu talep ediyor. “Kimse benim ile bu şekilde saygısız konuşamaz.’’ diyor.

Bu sabah da Pinterest’te gezerken karşıma bir yazı çıktı. “Mükemmel evlilik, mükemmel olmayan iki kişinin birbirlerinden vazgeçmemesidir’’ diyordu yazı ve bu yazı bana kendi yazımı yazmam için ilham oldu.

Talep etmeden önce ihtiyaçları anlamak

Gelinimin de yaptığı gibi pek çok insan eşini değiştirmeye çalışır ve bu nafile bir çabadır. Değiştirebilme gücümüz olan şeyler, kendimiz ve düşüncelerimizdir. Eşimizin değişmesini talep etmekten ziyade o davranışının üzerimizdeki etkisini ve bu konudaki duygularımızı paylaşmak ve talep yerine değişim için ihtiyacımızı anlatmak, ricada bulunmak çok daha etkili bir yöntem olur. Bu şeklide eşinizin kalbine ulaşmanız ve etkin olmanız mümkün olabilir yoksa egonuzdan gelen ses ancak onun da egosuna gideceği için olumlu dönüşüm olmaz ve savaşa neden olabilir.

“Kalbinizden iletişim kurarsanız kalbe, egodan iletişim kurarsanız egoya ulaşırsınız.”

Byron Katie “Olanı Sevmek” adlı kitabında eşimizi değiştirmeye çalışmamızın kediye havlamayı öğretmeye çabalamamıza benzetir ve bunun nafile bir çaba olduğunu söyler. Biz ne kadar da kedi miyavlamasın desek ve istesek de kedi miyavlayacaktır.  Kedinin havlamayacağını ama miyavlayacağını kabul etmek gibi eşimizi de olduğu gibi kabul etmek, kendi iç huzurumuzu sağlar. Değiştirmeye çalışmak veya sürekli eleştirmek yerine, olanı olduğu gibi kabul etmek sizi daha mutlu ve huzurlu hissettirebilir. Kendinizi ve eşinizi olduğu gibi kabul ettiğinizde stres azaltır ve daha pozitif bir yaklaşım geliştirirsiniz. Bu yaklaşım da birbirinize destek olmanızı sağlar.

Her insanın ihtiyaçları, hedefleri ve zayıflıkları vardır. Eşinizi kabul etmek, ona destek olmanızı ve güçlü yönlerine odaklanmanızı sağlar. Bu da ilişkinizin sağlıklı bir şekilde ilerlemesine yardımcı olur. Onu olduğu gibi kabul etmek, büyümeyi teşvik eder. Her iki taraf da kabul edildiklerini hissettiklerinde, daha iyi bir versiyon olma yolunda çaba sarf ederler. Kendi hatalarınızı kabul etmek ve gelişmek için çaba sarf etmek, ilişkinizi daha güçlü hale getirir.

Sonuç olarak, eşinizi olduğu gibi kabul etmek, sağlıklı bir evlilik için önemli bir faktördür. Bu, sevgi, saygı, destek ve büyümeyi teşvik eder. Eşinizi olduğu gibi kabul ettiğinizde, ilişkinizde daha derin bir bağ oluşturabilir ve mutlu bir evlilik sürdürebilirsiniz.

Her şeye evet deyip kabul mü edeceğiz?

Fakat karıştırılmaması gereken şöyle bir nokta var: Eşimizi olduğu gibi kabul etmek her şeye evet demek anlamına gelmez. Seminerlerimde katılımcılardan aldığım ve en çok karşılaştığım soru “Eşimizi olduğu gibi kabul etmek, her şeyi onaylamak ve amenna demek anlamına gelmez mi? Yani bireyi pasif yapmaz mı?” oluyor.  Eşinizi olduğu gibi kabul etmek, her şeye amenna demek anlamına gelmez. Eşinizi kabul etmek, onun kişiliğini, alışkanlıklarını ve zayıflıklarını kabul ettiğiniz anlamına gelir. Ancak bu, ilişkinizdeki sorunları görmezden gelmeniz veya hiçbir değişiklik yapmamanız gerektiği anlamına gelmez.

Eşinizin eksikliklerini veya alışkanlıklarını kabul etmek, onun kötü alışkanlık veya davranışlarını desteklemek veya yardımcı olmak anlamına da gelmez. Bazı durumlarda, değişiklikler yapmak veya bazı alışkanlıkları düzeltmek gerekebilir. Ancak bu değişiklikler karşılıklı anlayış ve iletişim çerçevesinde yapılmalıdır.

“İnsan kendine hayır, başkasına evet dediği yerde mutlu bir ilişki içinde olamaz.”

‘’Seni seviyorum ve hayır diyorum.’’ diyebilmektir gerçek sevgi. ‘’Seni ancak değişirsen, beni istediğim gibi biri olursan severim veya seni olduğun gibi kabul ediyorum, ne yaparsan yap, amenna diyorum, yeter ki beni bırakma.’’ demek gerçek sevgi değildir. Bu durumda insan kendini sevmez ve öz saygıdan uzaklaşır.  “Seni anlıyorum ve hayır, seni işitiyorum ve hayır, seni seviyorum ve hayır, bu isteğini yerine getirmeyi çok isterdim ve şu anda hayır diyorum.’’ diyebilmektir gerçek sevgi.Kendine hayır diyen insan kendisi ile sağlıklı bir ilişki içinde değildir.

İnsanlar asırlardır mutlu olabilmek için dış dünyanın değişmesi için çabaladılar. Bu, onları hem kurban rolüne büründürdü hem de nafile bir çaba içine soktu. Dış dünya, iç dünyanın yansımasıdır. İç dünya değişince tüm dünya değişir. Bana inanmayın ama test edin, kendiniz deneyin. 

Kalpten gelen bir kabulle gelen şefkat

Koşulsuz sevgi, o insanı olduğu gibi kabul etmek ve kabul platformundan başlayarak iletişime geçmektir. “Benimle bu şekilde de konuşamazsın.” tarzı bir iletişim farkındalık ve dönüşüm yaratmayacaktır. “Benimle bu şekilde konuştuğunu deneyimledim. Sen bu şekilde konuştuğun zaman üzülüyorum, bana değer vermediğin düşüncesine kapılıyorum, güvenim azalıyor.’’ gibi bir yaklaşımla, sorunun üzerimizdeki etkisini eşimize anlatabiliriz. Sonra nasıl bir iletişime ihtiyacımız olduğunu açıklayıp istediğimiz saygılı iletişim için rica ve çağrıda bulunabiliriz.

Eşimizi değiştirmeye çalışmadan kabul temelinden başlayan iletişim kalpten gelecek şefkat dolu olacaktır. Benim deneyimime göre en mutlu ve sağlıklı kurulacak ilişiklerin temelidir kabul ile başlayan koşulsuz sevgi ve şefkat dili.

Sevgi ile,
Feza Karakaş
Mart 2024, Austin / Teksas

©mümkün dergi

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Feza Karakaş
Sertifikalı The Work Kolaylaştırıcısı, FMK Bilgelik kurucu üyesi, eğitmen, yazar; koşulsuz sevgi, kabul ve akışa teslim olmanın yüceliğini heyecan ve merakla deneyimleyen sevgi eylemde yolcusu.