#mümküninsan: Spida Bifidalı ilk yoga eğitmeni Nurçem Koç

Yoga neydi? Parlak ve pahalı taytların içinde, dünyanın en güzel manzaralarından birinde fit vücutların elinde tuttukları bir varoluş hali miydi? “Ben de mi denesem” dedirtmek yerine, “Baksana nasıl pozlar var hayatta yapamam” dedirtmek miydi misyonu? Sahi yoga neydi? Yıllar önce, Paramanand Yoga Ashram’ının gurusu Dr. Omanand ile yaptığımız sohbette yoganın ruhsal, bedensel ve zihinsel boyutlarını konuşmuştuk. Hindistan’da, şişman, zayıf, genç yaşlı demeden üzerlerindeki rahat ve günlük kıyafetlerle herhangi bir yerde hatta çoğu zaman mata bile ihtiyaç duymadan yoga yapıldığını anlatmıştı. Hatta ve hatta zaman içinde Batılı bakış açısıyla yeni yeni yoga çeşitlerinin çıktığını bunların da kimi zaman özden uzaklaştırdığını söylemişti. Yogayı kendini bulma serüvenine dahil edenler, fiziksel hareketlerin ötesine geçebiliyorlar. Nurçem Koç da bu kişilerden biri. Kendisi dünyanın ilk Spina bifidalı yoga eğitmeni… Spina bifida, fetal dönemde omurilik ve omurganın kapanmaması ile ortaya çıkan doğumsal anomali olarak tanımlanıyor. Nurçem Koç Spina bifidaya rağmen değil, onunla beraber yaşamayı tercih etmiş. Başarılı bir kariyerin yanı sıra farkındalık yolculuğuna da çıkmış ve yogayla tanışmış. O da hayallerine ve hedeflerine ulaşmak için sabırla, inançla adım adım ilerleyen bir mümkün insan.

Biraz kendinizden söz eder misiniz?

Ben Nurçem, 33 yaşındayım, iki kardeşin küçük olanıyım, beyaz yakalıyım. Spina bifida ismi verilen bir doğumsal anomali ile doğdum. Baston yardımıyla yürüyorum. Dünyadaki ilk spina bifidalı yoga eğitmeniyim aynı zamanda.

Yogayla tanışmadan önce nasıl bir yaşamınız var mı?

Daha önce sürekli olarak anlam arayışında olduğum, içimdeki boşluğu doldurma çabasıyla geçen bir hayatım vardı. Yoga çok şeyi değiştirdi.

“SPİNA BİFİDAYLA BAŞ ETMİYORUM, ONUNLA YOL ALIYORUM”

Spina bifida nasıl bir yaşam tarzı sunuyordu siz bunu nasıl dönüştürdünüz?

Spina bifidayı bana verilmiş en büyük hediye olarak görüyorum. Onunla yaşamak kolay değil ama kolay olsaydı kazanımları bu kadar derin olur muydu emin değilim. Bana sabrı, her başarıyı festival havasında kutlamayı, şükretmeyi ve kabule geçmeyi öğretti. Bana hep bu durumla nasıl baş ediyorsun diye sorulur mesela. Baş etmek çekişme, hırs ve yenme isteğini getirir beraberinde. Ben spina bifidayla baş etmiyorum, onunla yol alıyorum.

KENDİMİ BAŞKALARIYLA KIYASLADIĞIM HER AN PES EDİP BIRAKMAK GELDİ İÇİMDEN

Yogayla buluşma hikayeniz nasıl oldu?

İş arkadaşımın yoga dersine birlikte gitmeyi teklif etmesiyle mucizevi bir biçimde oldu. 2016 yılı Hıdrellez akşamı. Dilek tutsam bu kadar denk getiremezdim sanırım…

Yogayla buluştuktan sonra yaşamınız nasıl dönüştü?

Dönüşüm, derse katıldığım an gerçekleşmeye başladı diyebilirim. Yogayı sadece pozlardan ibaret sandığım için bedensel farklılığım sebebiyle hiçbir şey yapamayacağımı düşünerek gitmiştim dersin yapılacağı mekâna. Ancak gözlerimizi kapatıp mat üzerine oturduğumuz anda hepimiz aynı anda hem eşit hem de biriciktik. Hayatı boyunca bedenine hakimiyetiyle övünen ben, bedenimi yeni baştan tanıyor gibiydim adeta. Dersin başında kendisini sürekli olarak salondaki insanlarla kıyaslayan zihnim bile susmuş, anın büyüsüne kaptırmıştı kendini. 

“BU YOLLARIN SONU HEP KENDİNİZE ÇIKIYOR”

Sizin için yoganın tanımı nedir?

Yoga hem fiziksel hem zihinsel hem de ruhsal bir yol. En güzel tarafı tüm bu yolların sonu hep kendinize çıkıyor. Önemli olan bir yere varmak değil, yolda olmak. O yolda en güzel manzaralara da şahit oluyorsunuz en zorlu koşullara da. Yolda bıraktıklarınız da oluyor yanınıza kattıklarınız da. Büyük keyif.

Yoga yolculuğunun başlarında çevrenizdekilerin tepkileri nasıl oldu? 

Ben bu konuda çok şanslıyım aslında. Yoga eğitmeni olma yoluna girdiğimde hocalarımın, ailemin ve sevdiklerimin bana olan inancı benim kendime olan inancımdan kat kat fazlaydı.

Yoga eğitimini nerelerden, kimlerden aldınız? Nasıl bir süreçti?

Eğitmenlik eğitimimi değerli hocam Yeşim Atik’ten aldım. Kendisi İzmir’de yaşıyor olmasına rağmen büyük bir özveriyle tüm o süreç boyunca neredeyse her hafta sonu İstanbul’a gelip bana özel ders verdi. Dersleri birebir aldım çünkü tüm pozları bedenime ve hareket alanıma adapte etmemiz gerekiyordu.

Hiç pes etme noktasına geldiniz mi? Sizi bundan alıkoyan ne oldu?

Bu soruyu bir öncekiyle bağlantılı olarak cevaplayayım. Kendimi başkalarıyla kıyasladığım her an pes edip bırakmak geldi içimden. Sevgili hocam bunu fark etmiş olacak ki, bir keresinde bana “Nurçem sen yoga yapmaya çalışıyorsun, yoga yapma, yoganın kendisi ol” demişti. Beni başarıya ulaştıran bu söz oldu diyebilirim. Sonrasında ne zaman yeni bir şeye başlasam bunu uyguladım hayatımda.

“KENDİME ŞANS VERMEYİ SEÇTİM”

Dünyadaki ilk spina bifidalı yoga eğitmeni olmak nasıl bir his? Başkalarına yaşayan bir örnek olmak nasıl bir durum? Bu durumun artı ve eksileri neler?

İlk olmak zor ama çok kıymetli. Sorumluluğunuz büyük oluyor, özellikle sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla sizi rol model alan birçok engelli insan ve engelli ailesi oluyor. Çocuklarının sizin gibi olmasını istiyorlar ve bunu dile getiriyorlar. Her hareketinizi düşünerek yapmalısınız, her cümlenizi düşünerek kurmalısınız.

Kariyeriniz de devam ediyor mu? Yoga iş hayatınıza neler kattı?

Evet kariyerim de devam ediyor bir yandan. Yoga iş hayatındaki insan ilişkilerimde söylenmeyeni duymayı, sağ duyulu olmayı, her şeyde bir hayır olduğu gerçeğini görmemi sağladı. Bu farkındalıklar iş hayatında sizi robotlaşmaktan uzak tutuyor.

Kendinizi hiç başkalarıyla kıyaslarken ve fark etmeden demotive olurken hiç buluyor musunuz? Bu gibi durumlarda kendinizi yukarı nasıl çekiyorsunuz?

Yoga eğitimini alırken sürecin en zorlu kısmı, ilk yoga dersime katıldığımda susturduğumu zannettiğim zihnimin beni durmadan birileriyle kıyaslamasıydı. Pozları yapamadıkça sinirlenip kendime kızıyordum. Aşmak kolay olmadı. Yoga bana aşmak için kendime zaman vermem gerektiğini fark ettirdi. Zihnimi, bedenimden özgürleştirmem gerekiyordu sadece, bu da bugünden yarına olmayacaktı. Sabır en iyi bildiğim şeydi, ben de kendime şans vermeyi seçtim.

“YAPAMAZSAN EN AZINDAN DENEDİM DERSİN”

Mümkün İnsan zorlukların geçici olduğunu, hayallerin hedeflerin ulaşılabilir olduğunu hatırlatmak için var. Bu anlamda hangi cümleyi/mesajı paylaşmak isterdiniz?

Bir şeyin üzerine çok düşünürseniz zihin size onu neden yapamayacağınızı kanıtlamak için ne gerekiyorsa yapıyor. Düşünme, harekete geç. Yapamazsan en azından denedim dersin.

Yorumlar