kozmik-bir-aile-1
Deneyim

Spiritüel çalışmalar aileyle nasıl deneyimlenir?

Yazmaya ancak fırsat bulsam da son zamanlarda aklımda takılı kalan ve yazmazsam rahat edemeyeceğim bir paylaşım alanı var. Bir deneyimimi, Mümkün Dergi’nin güvenli ve sevgi dolu ortamında yazarak paylaşmak istiyorum. İstiyorum ki birimizin deneyimi hepimizin olsun. Cesaret aradığımız bir alan ise bu şayet, o cesaret buradan yayılsın…Çocuklu aileler için yazıyorum özellikle. Çocuklu ve spiritüel alana merak salmış ebeveynler için…

İki bin yirmi iki yılı Ramazan Bayramı, ailecek çok değişik bir şey yaptık. Çoluk çocuk Antalya’ya doğru, Kozmik Spiritüel Festival’e katılmak üzere yola çıktık. Güzel ve uzun bir yolculuk planladık. Başına akraba ziyaretini eklediğimiz, sonrasında ruhsal yolculuklara çıkıp, kendi ailemizin sınırlarıyla ve kapasitesiyle buluştuğumuz ve en sonunda da güzel ülkemin başka bir cennet köşesini onurlandırdığımız harika bir tatildi.

Şimdi bu tatilden bana geri kalan tespitleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Bunu yapma amacım; özellikle spiritüel çalışmaların aileyle nasıl deneyimlendiğini merak edenler için anlayış geliştirmek. Nerelerin kolay, nerelerin zor, nerelerin ise ruh büyüten yerler olduğunu birlikte tespit etmek.

Korona pandemisi nedeniyle çok uzun zamandır göremediğimiz, şehir dışında yaşayan yaşça büyük akrabalarımızı çocuklarla ziyaret etmek, çocuklara geleneklerimizi hatırlatmak, aile bağlarımızı güçlendirmek açısından çok güzel oldu. Farklı jenerasyonlar arasındaki bağları güçlendirmek, nesiller arası aktarım için çok önemli bence.

Tatili bu bilinçle açtıktan sonra ver elini Antalya dedik ve kendimizi Türkiye’de ilk defa düzenlenen Nurcan ve Noha’nın (@nurcan_soul_full_of_light, @hunamahana) organizasyonu, Kozmik Spiritüel Festival’de bulduk. Türkiyem’in cennet köşesi Adrasan Koyu’ndaki konaklama alanımız benim için muhteşem bir inziva mekanıyken ailemin geri kalanının konfor düşkünlüğünü rahatsız eden bir seçim olmuştu. Orman içindeki kulübemiz içinde yatıp dinlenmeyi mümkün kılmanın dışında çok da bir şey vadetmiyordu.

Daha ilk dakikadan teknolojiye oldukça düşkün olan büyük oğlumun isyanlarıyla karşılaşmak, beklediğim ama yine de hevesimi kırmaktan geri durmayan büyük bir meydan okuma oldu.  Küçük oğlum ise doğanın güzelliği karşısında neşelenmiş, etraftaki çeşit çeşit hayvanla oyunlar oynamaya başlamıştı bile. Kediler, köpekler, tavuklar, tavşanlar, kertenkeleler, yılanlar, örümcekler, akrepler…Hepsini zamanla görecektik.

Beyaz kıyafetler eşliğinde açılış seremonisi için alana toplandığımızda farklılıklarımıza rağmen birliği hissetmeye başladığım ruhsal bir alan da açılmıştı. Doğaya olan saygımızı, onunla olan bağımızı onurlandırmak için şamanik ritüelleri yöneten sevgili Umut Fırat Eroğlu (@umutfirate) bu alandaki deneyimini konuşturmaya başlamıştı. Sanki uzun süredir birbirine hasret olan ruhlar buluşuyor, büyülü bir alan açılıyordu. Devam edecek üç günün programı elimizde vardı ama yine de her şey akışta tasarlanıyor ve doğanın şartları uyarınca düzenleniyordu. Çünkü daha ilk geceden güçlü bir bahar yağmuru tüm bereketiyle bizi karşılamış, Neslihan Ünver (@neslihanunverofficial) ile yaptığımız nefes terapisinden sonra Cenk ve Nihal’in (@cenkgucbilmez) ses terapisi sırasında zirveye ulaşarak bize “merhaba” demişti. Islana, ıslana matların üzerinde Tibet çanaklarının, gongların eşsiz sesi, yağmurun ihtişamlı melodisiyle birleşiyor bizleri adeta hipnotize ediyordu. Yağmur altında kalan kardeşlerle iyice birbirimize sokulup el ele yattığımız zaman Birlik’i hissetmemek olanaksız oluyordu.

O ilk gece o kadar huzurlu uyuduk ki yağmurun sesi dinmeyen bir ninni gibiydi. Çocukların o saatte tek aradıkları şey de temiz bir yatakta, doğanın içinde huzurlu bir uykudan başka bir şey değildi artık. Çok şükür ilk an yaşanan şoku atlatmış, yavaş yavaş adapte olmaya başlamışlardı.

Ertesi sabah erkenden Nurcan ile yoga yapmaya başlamadan önce çocuklara özgür olduklarını söylemiş, ne isterse yapabileceklerini paylaşmıştım. Çünkü bulunduğumuz alanda güvenli bir kabilede yaşıyor gibi hissetmeye başlamıştım bile. Eşim dünyanın en uyumlu insanı olduğu için, hiçbir şeyi yargılamadan, şikâyette bulunmadan akışta benimle hareket ediyor, çocukları oyalamak zorunluluğu hissetmemenin özgürlüğünü yaşıyordu adeta. Çünkü biz ne zaman tatile çıksak çocukları oyalamak için neler yapacağımız baş endişe konumuz olurdu. Şimdiyse olabildiğince rahat, kapısı kilitlenmeyen bir kulübede kalıyor, etrafımızdaki çadırlı kardeşlerimizle birlikte aynı saatte yemek yiyor, aynı saatlerde farklı atölyelere katılıyor, keyfimizce gönlümüzce kendi penceremizden bu spiritüel alanı paylaşıyorduk.

İkinci günün güneşli bir havayla başlaması herkesteki enerjiyi oldukça yükseltti. Çocuklar da açık alandaki spor aletleri, masa tenisi, langırt gibi eğlence araçlarını keşfe çıktılar. Kahvaltının ve akşam yemeğinin vegan beslenme şeklinde olacağını duyan büyük oğlum bu konuyu da sıkıntı yapmaya ve sanki dünyanın en önemli konusu gibi yaşamaya meyilliydi. Bulunduğu yaş itibarıyla bir ön ergen sayıldığı için onunla zıtlaşmayı ve sonuçsuz tartışmalara girmeyi sevmiyorum artık. Yine aynı şeyi yaptım. Onun şikayetlerini açık havaya savurmasına ve rahatlamasına izin verdim ama hiçbir söylediğini tam olarak dinleyip, dikkatimi ona vermedim. Çünkü onlarca defa tekrarlanmış olan benzer durumların benden enerji çaldığını çok önceleri keşfetmiştim. Bazen insanlar sadece kendilerini tatmin etmek ya da düşen frekanslarının onları düşürdüğü öfke titreşiminden kurtulabilmek için bağırıp çağırıyorlardı. Bu durumda olgun olan tarafın kendini korumayı öğrenmesi müthiş bir kişisel gelişim devrimidir. (Duygusal acılar konusunda deneyimli bir empat ve yüksek hassasiyetli bir birey olarak bunları başka bir sefer yazayım)

Velhasıl çocuklarımın ihtiyaçlarını görmezden gelmediğim ama onlarda da şımarıklık seviyesini yükseltecek ve iradelerini geliştirmelerine engel olacak durumlara izin vermediğim dengede bir tutum sergilemeyi kafaya çok önceden koymuştum. İlerleyen saat ve günlerde de hayat bu yönde fırsatları önümüze çıkardı.

Atölye aralarında oluşan boşluklarda çocukların ve kendimizin hoşlanacağı aktivitelere zaman ayırmaya özen gösterdik. Tüm aile dağlık arazide ATV ile gezdiğimizde, denize girmeye ve kumsalda futbol oynamaya zaman ayırdığımızda, çocuklarımızın da bizim kendimize ayırmaya çalıştığımız zaman dilimlerine saygısı arttı. Eşimle de ayrı bireyler olmanın getirdiği farklı ihtiyaçlarımız olduğu gerçeği bizi kimi zaman atölyelerde farklı seçimler yapmaya yönlendirirken, kimi zaman yine birleştiriyordu. Büyük oğlumuz tüm tepkiselliği ve alanda olmayı istemediğini söylemesine rağmen bence küçük oğlumuzdan çok daha fazla farkındaydı olup bitenin. Küçük oğlumuz tüm arkadaş canlısı haliyle bazı atölyelere gelip katılmak istese de hareket ihtiyacı olan bedeni onu sürekli spor aletlerine yönlendiriyordu ve bu da çok normaldi. Onu da asla zorlamadık. Ne istiyorsa onu yapmasına izin verdik ve fark ettik ki hepimiz ayrı ayrı bu ortak alanın çatısı altında kendi alanlarımızda mutluyuz.

Ben Alper Akçay (@alperakcaytr) ile evrensel barış dansları yaparken, eşim Burç ney dinletisi için Burak Malçok (@burakmalcok) atölyesine gidiyordu. Poyraz odaya kapanıp elektronik aletlerinden uzak olduğu için telefonla yetinmeye çalışıyordu. Atlas da dışarıdaki boks torbasını yumruklayarak antrenman yapıyordu. Dediğim gibi zaman zaman eşimle aynı atölyede oluyorduk. Qigong (çigong) serilerini birlikte yaparken de kendi içsel alanlarımızda yalnızdık aslında ama yine de bir şeyleri paylaşmanın mutluluğu, güveni enerjisel olarak bizimleydi. Ya da ateş elementini onurlandırmak için tüm kabile yaptığımız ateş dansında bir ruh gibi hep birlikte hareket edişimiz…Bunların hepsi başlı başına çok kıymetli deneyimler ve çocukların çok küçük yaşta bu deneyimlerle, insan çeşitliliğiyle ve barış ortamıyla buluşması benim hayalini kurduğum dünya için umut vadediyor. Zira Yeni Dünya bizden CAN’a saygı ve varoluşlarımızın eşsizliğini onurlandırmayı bekliyor. Bu gezegende yaşayan tüm canlar; insan hayvan bitki ayırt etmeksizin dünya ekosistemi için pek kıymetli. Biz insanlar olarak doğanın bir parçası olduğumuzu genellikle şehir hayatının getirdiği sistemlerden uzaklaştığımızda, birkaç günlüğüne dahi olsa biraz özgürleştiğimizde daha iyi anlıyoruz. Bence ÖZEN ailesi olarak biz de bu tatilin festival bölümünde bunu daha da iyi anladık. Poyraz da dönüştü, anlayışı genişledi. Evet belki uzun süre beni yargılamaya devam edip, garip olduğumu düşünecek ama festivalde gördüğü gibi çeşit çeşit insan olduğunu ve hepsinin varoluşuna saygı besleyip sevgiyle yaklaşmanın ne kadar huzurlu bir yol olduğunu anlayacak. Buna çok eminim çünkü ailemin tüm bireyleri kendim dahil, birbirinden çok farklı eşsiz varlıklar. Ama bence müthiş bir ortak özelliğimiz var. O da çok sevebilme kapasitemiz. Çocuklar bunu henüz tüm herkese gösterme konusunda o kadar deneyimli değiller ama içlerindeki o saf sevgiyi her an görebilmek benim açımdan çok kıymetli ve onlarla gurur duyuyorum.  Alandaki tüm görünür, görünmez rehberlere, doğa anaya, kabileye, bu organizasyonu düzenleyen Nurcan ve Noha’ya, beni çocukla katılım konusunda cesaretlendiren@efsersemizoglu’na ev sahipliği yapan @jungleadrasan’a, kendime ve aileme minnettarım. İyi ki ailecek alanda olduk, iyi ki ailecek bu fırsatı deneyimledik. Birbirimizin varoluş şekillerine yargısız ve saygıyla yaklaşabildiğimiz için sevme kapasitemizi bir parça daha artırdık. Bu gezegenin çok sevebilen canlara ihtiyacı var, fark edebilmek dileğiyle…

Not: @kozmikspiritualfestival Instagram hesabından ve aşağıdaki linkten festivale ilişkin tüm bilgilere ve fotoğraflara erişebilirsiniz.

linktr.ee/kozmikfestival

Tüm sevgimizle,

ÖZEN AİLESİ adına

Nihan

©mümkün dergi

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

nihan-uycan-ozen_
Yazar, sosyal girişimci…”Her yeni adımla kendine biraz daha yaklaşmış, yapmak istediklerini keşfetme yolunda ilerleyen bir ruh. Toplumda sosyal fayda yaratımını @kopruproject ile destekliyor.