#üretiminhikayesi: İlvira Donskaya

Üretim deyince hele de Mümkün Dergi gibi bir platformda olunca belki de akıllara yazmak, çizmek, boyamak, şifalandırmak geliyor. Moda, tekstil, giyim gibi daha dünyevi ihtiyaçlar aklımızda uzaklara düşüyor. Oysa hepsi hayatın bir parçası ve bu platformda bizler ayırarak değil, birleştirerek fark etmenin ve dengede kalmanın önemine vurgu yapıyoruz. 

Dolayısıyla bugün üretimin hikayesinde özgün ayakkabıları ile bir kadın girişimci var. Kendi özgün parçalarını ayakkabılarına yansıtan, ikinci vatanı kabul ettiği Türkiye’de azimle çalışan ve hak ettiği büyümeyi yaşayan genç bir kadın girişimci…

İlvi Ayakkabı markasının kurucu ortağı İlvira Donskaya, #üretiminhikayesi temalı röportaj serimizin üçüncü konuğu. Profesyonel devam ettirdiği kariyerinde duygularıyla keyifli bir denge kurduğunu söyleyebiliriz. 

2014 yılında tanıştığımız bir marka: İlvi. Ayakkabı ve çanta konusunda butik bir adres. Genç ve dinamik bir kurucu ve CEO olarak ise markanın başında siz varsınız. İlvira Donskaya kimdir?

Özbekistan doğumluyum, ailemin iş hayatı planlamaları ile Türkiye’ye geldik. Çocukluğumdan beri tutkum olan ayakkabı ve tasarım, sanırım bugünümü planlamamda en büyük etken oldu. Çocukluğumda da tasarımla ilgilenmek hobimdi, ayakkabı mağazası açmak hayalimdi. Uzun yıllar perakende sektöründe farklı pozisyon ve görevlerde çalıştım. Ayakkabı ihracatı ve perakende sektöründe yer alan eşimle birlikte 2014 yılında İlvi markasını hayata geçirdik.

Bir çocukluk hayali olduğunu biliyoruz fakat sizden dinlemek isteriz, markanızın hikayesi nasıl başladı?

Çocukluğumdan beri ilgi alanım olan ayakkabılar ve tasarımlar ayakkabı mağazası açma fikrini o günlerde ortaya çıkarmıştı. Hayallerim ve tutkularım iş hayatımı şekillendirdi. Nişantaşı mağazası ile İlvi markasını hayata geçirdik. O günden bu yana markam, yüksek kaliteli malzemelerle üretilen el yapımı lüks ürünleriyle büyüyerek, sektörün limitlerini zorlayan adımlar attı. Her yeni sezon koleksiyonlarında, çok renkli ve birbirinden farklı tasarımlar barındırdık, sezon boyunca koleksiyonlarına, güncel dünya modasına ve son trendlere uygun modeller ekleyerek fast fashion akımını yenilikçi tavrıyla sergilemeye devam ediyoruz. 2014 yılında Nişantaşı’nda açtığımız ilk mağazamız ile yurt içinde toplam altı mağaza, güçlü online satış ağı ile ayakkabı modacısı olarak devam ediyoruz. 2020/2021 yılı pandemiden dolayı herkesin kötü geçirdiği bir dönemdi geldi ancak biz bu süreci yeni mağazalarımızın açılması ve online satışa verdiğimiz önem ile marka bilinirliğimizi daha da güçlendirdik. 2021 yılı için hedeflediğimiz üç yeni mağaza açılışımızı gerçekleştirdik. 

Fast Fashion tabirini baz aldığınız bir markanız var. Fast Fashion nedir? 

Aslında kısaca moda perakendecileri tarafından güncel moda trendlerini yakalamak için hazırlanan tasarımlar. Hızlı moda koleksiyonları, Moda Haftası’nda her yıl ilkbahar ve sonbaharda sunulan en son moda trendlerine dayanıyor. 

"DENEYİMLERİMDEN VE TUTKU İLE HAYATA GEÇMİŞ HER DENEYİMDEN İLHAM ALIYORUM."

Kadın girişimci olarak böyle bir hikâyenin içinde yaptığınız işi nasıl tanımlıyorsunuz?

Az önce de paylaştığım üzere iyileştikçe güçlendiğimiz ve güçlendikçe de iyileştiğimiz bir devinimin içinde ulaşılabilir lüksü sunuyoruz.  Sportif, günlük ve stiletto model seçenekleri ile kadın ve erkek modasına yeni bir bakış getiriyor. Güçlü ve elegan yansımaları stiline taşımak isteyenlerin ilham kaynağı olacağına inandığımız tasarılarımız ile aynı zamanda yüksek doz konfor ve stilden vazgeçmemeyi vadediyoruz. 

Kariyeriniz hangi zorluk ve başarılarla bu günlere ulaştı size göre?

Deneyimlerimden ve tutku ile hayata geçmiş her deneyimden ilham alıyorum. Deneyimler ve tutkular benim en besleyici yanlarımdan. Aynı zamanda İlvi’nin felsefesi doğru insanlarla, ekip ruhuyla birlikte başarıyı hedeflemek. En küçük fikrimizin dile gelmesinden, üretim sürecinden, müşterilerimiz ile buluştuğumuz son ana kadar her aşamada işini severek ve tutkuyla yapan bir ekiple birlikte çalışıyoruz. Bu bizim için çok önemli çünkü biliyoruz ki; başarı elde etmek ekip işidir.  

Göçmen bir ailenin kızısınız. Farklı bir ülkede üretiyor olmanın size göre nasıl koşulları var?

Çok uzun yıllardır Türkiye’deyim. Aslında burası benim ikinci vatanım. Her girişimci gibi ya da her iş insanı gibi başlarken herkesin yaşadığı birtakım aşamaları ben de yaşadım tabii ama sabır ve çalışma azmi her şeyin üstesinden gelir.

Hızla büyüyen bir markanın sahibi olarak nasıl bir iş disiplinine sahipsiniz? Kadın gözüyle estetik bir işin başında olmanın nasıl artı ya da eksileri var?

Koleksiyonlarımızın ve tasarımlarımızın oluşum süreci tüm hedef kitlemize uyum sağlayacak zamansız tasarımlar hazırlamak. Ama bir yandan ise sıra dışı tasarımlarla farklılık yaratarak farklı olmayı sevenlere hitap ediyoruz. Bulunduğumuz zamanda moda dünyasının bulunduğu konumu değerlendirmek gerekirse her tür bilgiye ulaşılabilirlik artık bir tık uzağımızda. Dolayısı ile bilgi ve bilinç her gün daha da artıyor. Moda blogları, moda eğitimleri, moda programları ve moda haftaları ile ulaşılabilirlik ve gelişim basamakları yukarı doğru giderken, gelişen ve gelişmekte olan bir sektörümüz var. Modanın her geçen gün gelişmekte olduğuna şahit oluyoruz. Ve bu değişkenliğin ve ilerlemelerin için de dinamik ve zamana yenilmeyen tasarımlarla moda dünyasının ritmini yakalıyoruz. Tabii moda oldukça geniş bir yelpaze aslında. Çünkü ilham kaynağınız her an her şey olabilir. Resimden spora, kimyadan felsefeye ve daha sayamayacağımız pek çok alan ve sanat dalının bir anınızla kesişmesi bile yeni bir üretim olabilir. Yani kadının doğasından gelen üretme ve var etme mücadelesi ile aslında hep artıları oldu. 

Üretimde olmaya devam ederken sizi güçlü tutan neler var?

Ailem en önemli güç kaynağım. Onların varlığı her daim daha iyiye hedeflenmemi sağlıyor. Ama keşfetme ve deneyimleme heyecanı güçlü tutan diğer yanlarımdan.

Kendinize vakit ayırdığınızda sizi geliştirecek nelerin içinde buluyorsunuz kendinizi?

Dünya neler konuşuluyor konusunun dışında nelerin konuşulmadığını araştırtırken, yeni keşfedilecek seyahat rotasında, yeni kültürle buluşurken ya da moda ve iş dünyasının duayenlerini yeniden keşfederken ya da müzik dinlerken, kitap okurken….

"ÜRETİM SÜRECİNİN EN BAŞINDAN EN SONUNA KADAR HER ANINDA EMEK VE HAYALLER VAR."

İlvi'nin, ürünlerin içinde kendimizi rahat, özel ve güçlü hissetmemiz amacını taşıyan bir mottosu var. Neden böyle bir bakış açısı seçtiniz? Bir mesajı var diyebilir miyiz?

Markamın yolculuğu, her kadını yüksek kaliteli ve modern ayakkabılarının içinde şık, rahat, özel ve daha güçlü hissettirme misyonu ile başladı. Özel tasarım, modayı yakından takip eden yenilikçi, el yapımı ve kaliteyi ön planda tutan koleksiyonlarımızla, her daim müşterimizin sesine kulak vererek, kendilerini daha iyi ve özel hissettirmeleri için özen ve titizlikle çalışarak değer yaratmak misyonu ile ilerliyoruz. Aslında aktarmaya çalıştığımız iyileştikçe güçlendiğimiz ve güçlendikçe de iyileştiğimiz bir devinim. 

Tasarımların bir özelliği el yapımı olması. Bu teknoloji ve hızlı tüketim gündeminde el yapımı ürünlerle piyasada var olmaya çalışmanın zorlukları neler?

Aslında zorluklarından çok faydası var diyebiliriz. El yapımı tasarımlarımız en titiz ellerden geçerek moda dünyası ile buluşuyor. Üretim sürecinin en başından en sonuna kadar her anında emek ve hayaller var. Dolayısı ile üretim süreci aynı zamanda bir beslenme süreci bizler için. Aslında kendi içinde bir döngü, üreterek besleniyor ve ürettiğimizden beslenerek üretiyoruz.

İlvi'nin yolculuğu devam ediyor. Farklı bir pazar ya da ülkede var olmayı düşünüyor musunuz?

Online satış üzerinden tüm dünyaya satış faaliyetimiz bulunmakta. Hem ilvi.com hem de aliexpress.com üzerinden mikro ihracat yapmaktayız. Mikro ihracat dışında başta Rusya, İtalya olmak üzere Almanya, Litvanya, Polonya, Letonya, KKTC, Romanya, Estonya, Belarus gibi farklı birçok sayıda ülkeye ihracat yapıyoruz. Yurt içi perakende mağazalarımızın dışında 2023 yılında ilk yurt dışı mağazasını açmayı hedefliyoruz. 2025 yılında ise Avrupa, Doğu Avrupa ve Kafkas ülkelerinde yeni mağazaları hayata geçireceğiz.

Yorumlar