KAÇ SENEDİR EVDEKİLERİN SEVDİĞİ GİBİ YUMURTA YAPIYORSUN?
Farkındalık

Kaç senedir evdekilerin sevdiği gibi yumurta yapıyorsun?

Günün ilk gülümsemesini kapma koşusuna hoş geldiniz. Siz yumurtanızı, pardon gülümsemenizi nasıl alırdınız? Rafadan, tavadan, kayısı kıvamında? Ah, kayısı kıvamı çok önemlidir bizim evde. Özenle soyduğum yumurtayı dilimleyip o kıvamı görünce evde aydınlık yaratan bir gülümsemeyi kaptım bile.

Bayrak yarışı gibidir bir günüm. Yumurtadan sonra çeşit çeşit istasyonlar evin içinde beni bekler. Çamaşırlar, yetişilen kutlamalar, günün önemli işlerine sağlanan moral ve destek… Hepsini ben üretirim. Ben iyiysem her şey iyidir. Ben kötüysem her şey kötü.

kac-senedir-evdekilerin-sevdigi-gibi-yumurta-yapiyorsun-2

Bazen kendim için hayaller kuracak gibi olurum. Birden bayrak yarışım yeniden başlar. Artık evdekileri memnun etme konusunda rakibim de kalmamıştır zaten. Her yeni güne kendi rekorumu kırmak için uyanırım. Kırarım da! Rekorumu!

Bir gün dışarıda sebzeli omlet yiyen bir arkadaşımla kahve içiyorduk. Nasıl da koktu burnuma sanki evde yumurta yokmuş gibi ben de söyledim bir tane. Dayanamadım ne yapayım? Elbette evdeki kayısı kıvamlı yumurtalarımın haberi olmayacak bundan. Siz de söylemeyin olur mu? İnsan bir yumurtadan aldığı gülüşü nasıl bırakabilsin zaten? Utana sıkıla çok gizli bir buluşmadaymışım gibi sebzeli omletimi yedim. Benim kendim olma cesaretim için yumurtanın haşlanması değil kırılması gerekiyormuş meğer!

kac-senedir-evdekilerin-sevdigi-gibi-yumurta-yapiyorsun-3

Bir sevdim! Evde de mi yapsam diye düşündüm hatta bu omlete uygun sebzeler bile aldım. Ertesi sabah, sürpriz! Bugün sebzeli omlet yaptım! Ne gülen vardı ne yiyen! Ofiste kahvaltı edebilirmiş o zaman.

Benim bayrak yarışı parkuru bozuldu. Masada evdekilere yetecek kadar sebzeli omletle baş başa kaldım. Yetmeyecek şey neydi ki? Benim yeni yeni zevklerim mi? Ben çok mu değişmiş oldum şimdi? Hem ağladım hem yedim. Herkes için bir şeyler yapma yorgunluğu dizlerimin bağını çözdü sanki, kalkamadım sofradan.

Bir omletlik canı varmış benim hayat dekorumun. Ben bir görev değilim! Artık karar verdim. O sofrayı da öylece bıraktım. Sanki gidecek ve hatta kahvaltı edecek bir ofisim varmış gibi kendimi dışarı attım. Saat sabah 10’du ama bana ne! Bugünlük bu kadar! Kafam hep evdekilerin öncelikleriyle doluydu. Sokak sokak kendimi aramaya başladım. Bu kafa benim kafamsa neden benimle dolu değildi? Bana en iyi gelecek şey neydi? 


©mümkün dergi

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Aysu Melis Bağlan
Okan ve Nişantaşı üniversitelerinde Spor Hukuku dersleri veriyor ve Spor Hukuku alanında yayınlanmış üç kitabı var. 2018 yılında nefes seanslarıyla tanışan Aysu Melis, 2019’dan beri hayatına Nefesle Dönüştürücü Yaşam Koçu ve Mucize Makinesi olarak devam ediyor. Fikirlerini, deneyimlerini ve hikayelerini Mümkün Dergi bünyesinde yazarak herkesle paylaşıyor.
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.