Yazın erken gidişine biraz üzüldük, evet. Ama İstanbul’un sonbaharı da hayli hareketli! Salonlar yeniden doluyor, perdeler açılıyor, konser takvimleri hareketleniyor; şehir yeniden kendi ritmine dönüyor. Ekim evde kalmak için bahane yarattığımız değil, “Bu akşam ne var?” diye araştırdığımız aylardan biri. Biz de bu nedenle İstanbul etkinlik takvimini şöyle bir karıştırdık ve Ekim 2026 etkinlikleri arasından radarımıza takılanları bir araya getirdik.
Konserden tiyatroya, edebiyattan sinemaya uzanan bu seçki, kültür sanat ajandanızı doldururken size fikir versin istedik. Şimdiden birkaç tarihi not etmenizde fayda var zira bu ayın takviminde boşluk bulmak biraz zor olabilir; bizden söylemesi!
Bu ay nereye gidiyoruz?
Muammer Karaca Tiyatrosu
2012 yılından bu yana tiyatro faaliyetlerine kapalı olan Muammer Karaca Tiyatrosu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2019 yılında başlattığı çalışmalarla, tarihi yapısı ve özgün karakteri korunarak çağdaş ihtiyaçlara yanıt veren bir kültür-sanat alanı olarak yeniden hayat buldu.

Tiyatrodan müziğe, söyleşiden atölyeye 97 etkinlik
14 yıl sonra yeniden seyircisiyle buluşan Muammer Karaca Tiyatrosu’nun açılışına özel düzenlenen “Muammer Karaca Tiyatro Bayramı” ekim ayı sonuna kadar 35 tiyatro oyunu, 31 söyleşi, 17 konser, 10 atölye ve 4 performanstan oluşan toplam 97 etkinlikle Beyoğlu’nun kültür-sanat hayatına renk katacak.

Ekim ayı sonuna kadar sürecek programda “52 Hertz”, “Uykusuz Bir Rüya Salim”, “9/8’lik Kıyamet”, “Ahududu”, “Güneşin Sofrasında Nazım, Brecht ve Genco”, “Jan Dark’ın Öteki Ölümü”, “Hadi Öldürsene Canikom” gibi oyunlar seyirciyle buluşacak. Program kapsamında ayrıca “Filler ve Karıncalar” oyunu ile 28. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nde Yılın En Başarılı Yönetmeni Ödülü’nü alan Arzu Gamze Kılınç, Salih Kalyon, Celal Kadri Kınoğlu ve Kerem Karaboğa gibi isimlerin katılacağı söyleşiler düzenlenecek. Günay Karacaoğlu ile “Dostların Dilinden Muammer Karaca Tiyatrosu” performansı; Büyük Ev Ablukada, Cenk Erdoğan, Ezgi Aktan ve İBB Oda Müziği Topluluğu’nun akustik konserleri; Murat Mahmutyazıcıoğlu ile yazarlık atölyeleri ve Mehmet Sindel ile film okumaları da programda yer alacak diğer etkinlikler… Etkinlik programı, Muammer Karaca Tiyatrosu sosyal medya hesaplarından takip edilebilir.

QNB Terminal Kadıköy
QNB Terminal Kadıköy, ekim ayında müzikten sinemaya, tiyatrodan stand-up’a uzanan zengin programının yanı sıra iki özel etkinliğe ev sahipliği yapacak. 10–11 Ekim’de Platform’da düzenlenecek Istanbul Watch Festival saat tutkunlarını bir araya getirirken, 17–18 Ekim’de 7DE7’de gerçekleşecek Oktoberfest hafta sonuna festival atmosferi taşıyacak.
Paribu Art’ta Filmekimi ve Komünite’de 36. Akbank Caz Festivali’nin de duraklarından biri olacak QNB Terminal Kadıköy, ay boyunca İstanbul’un kültür, sanat ve sosyal yaşamına farklı buluşmalarla eşlik edecek.
Gastronomiden kültür-sanata, müzikten sosyal buluşmalara uzanan ekim programıyla QNB Terminal Kadıköy, farklı deneyimleri İstanbul’un merkezinde bir araya getirmeyi sürdürecek.
Bu ay ne dinliyoruz?
“Sınır Tanımayan Şarkılar”
Besteci ve yorumcu Hasan Yükselir ile soprano Dijle, 30 Ekim 2026 Cuma günü saat 20.30’da Atlas Sineması’nda “Sınır Tanımayan Şarkılar” konserinde dinleyiciyle buluşacak. “Gelenekten geleceğe” yaklaşımıyla hazırlanan konserin orkestra şefliğini Fırat Yükselir üstlenecek.

Müzik yaşamını 1994 yılından bu yana Almanya’da sürdüren Hasan Yükselir, konseri farklı ülkelerde yürüttüğü müzik çalışmalarının devamı olarak tanımlıyor. Yükselir, projenin düşünsel çerçevesini “Köklerimizden aldığımız sesleri yeniden yorumlamak ve bunu geleceğe taşımak.” sözleriyle anlatıyor.
Konser repertuvarında Yunus Emre, Dadaloğlu, Karacaoğlan, Pir Sultan Abdal, Ülkü Tamer, Gülten Akın ve Nâzım Hikmet’in eserlerinden beslenen çalışmalar yer alacak. Yükselir, Nâzım Hikmet’in şiirlerinden bestelediği ve “Sevda Ateşten Bir Gömlek” müzikalinde de yer alan eserlerine özellikle dikkat çekiyor. Sanatçının öne çıkardığı çalışmalar arasında “Tahir ile Zühre Meselesi”, “Tuna”, “Ayrılık” ve “Varna” bulunuyor. Ayrıca bu konserde Anadolu’dan Azerbaycan’a uzanan ortak kültürel coğrafyayı müzik üzerinden buluşturuyoruz.

“Hatırladıkça!”
Oyunculuktaki anlatım gücünü müzikle buluşturan Bergüzar Korel, “Hatırladıkça” ile farklı dönemlere eşlik eden şarkıları sahneye taşıyor. Geçmişten bugüne hafızalarda yer eden şarkılardan oluşan repertuvarıyla Bergüzar Korel, klasik konser formatının ötesine geçen performans, şarkılar kadar onların çağrıştırdığı anılara da yer açarak izleyiciyi geçmişin izleriyle bugünün tınılarını buluşturan özel bir müzik deneyimine davet ediyor.
Müzik direktörlüğünü ve piyanoyu Mustafa Haybat’ın üstlendiği projede Bergüzar Korel’e sahnede güçlü bir orkestra eşlik ediyor. Gitarda Hasan Meten, davulda Erkan Sönmez, bas ve kontrbasta Enver Muhammedi, perküsyonda Tunç Çakır, saksafonda Batu Şallıel, kemanda Hakan Güven ve back vokalde Yonca Kocadağ’ın yer aldığı orkestra, şarkıların atmosferini zenginleştiriyor. Geçmişten bugüne uzanan sevilen şarkıların Bergüzar Korel’in yorumuyla yeniden hayat bulacağı “Hatırladıkça”, 22 Ekim akşamı Zorlu PSM’de müzikseverlerle buluşacak.
Bu ay ne izliyoruz?
Akustik Hikayeler
DasDas, edebiyat ile müziği aynı sahnede buluşturan yeni serisi ‘Akustik Hikayeler’i başlatıyor. Her ay farklı oyuncu ve anlatıcıların Türk ve dünya edebiyatından seçilen hikayelere ses vereceği serinin ilk konukları Didem Balçın ve Yekta Kopan olacak. Hissikablelvuku’nun müziğiyle eşlik edeceği ilk ‘Akustik Hikayeler’, 17 Ekim Cumartesi akşamı saat 20.30’da DasDas Sahne’de gerçekleşecek.

‘Akustik Hikayeler’in en önemli sürprizi ise o gece hangi hikayelerin anlatılacağının önceden açıklanmaması olacak. Sahneye çıkacak isimleri bilen seyirci, dinleyeceği hikayelerle ancak o akşam karşılaşacak. Böylece her buluşma, anlatıcısıyla olduğu kadar seçilen metinleri ve müziğiyle de yalnızca o geceye ait bir deneyime dönüşecek.

Vahşinin Kalbi
Özel Kuvvetler subayı James Belmont, içinde bulunduğu uçağın Alaska’nın zorlu coğrafyasına düşmesi sonucu hayatta kalmayı başarır. Yanında sadece eğitimli savaş köpeği Odin bulunan Belmont, dondurucu soğuklar, vahşi doğa şartları ve sınırlı kaynaklarla karşı karşıya kalır. Medeniyetten tamamen uzakta mahsur kalan ikili, bir yandan bölgenin çetin iklim koşullarına ve yırtıcılara karşı direnirken, diğer yandan da aralarındaki bağı ve askeri hayatta kalma becerilerini kullanarak kurtulmanın bir yolunu arar. David Ayer’in yönettiği filmin oyuncu kadrosunda Brad Pitt ve J. K. Simmons’ın bulunduğu film sinemalarda izlenebilir.

Organize İşler: Karun Hazinesi
Ucunda hazine olan gizemli harita gün yüzüne çıkınca, bu “mesleği” geride bırakmaya niyetli organize suç duayeni, son bir vurguna imza atmaya karar verir…
Harita nerede? Para nerede?
Organize İşler geri dönüyor hem de dizi olarak! Yılmaz Erdoğan’ın hem senaryosunu yazdığı hem de Asım Noyan karakterine can verdiği Organize İşler: Karun Hazinesi’nde Erdoğan’a Demet Akbağ, Ezgi Mola, Kıvanç Tatlıtuğ, Uraz Kaygılaroğlu, Selim Bayraktar, Bensu Soral Baş, Atakan Çelik, Burcu Özberk, Rıza Kocaoğlu, Ekin Türkmen, Şükran Ovalı, Onur Akbay, Ersin Korkut, Okan Çabalar, Görkem Sevindik ve Menderes Samancılar gibi kalabalık bir oyuncu kadrosu eşlik ediyor. Yönetmen koltuğunda Şenol Sönmez oturduğu, yapımcılığını Necati Akpınar üstlendiği 8 bölümlük dizi 16 Ekim’de sadece Netflix’te izleyicisiyle buluşacak.
Bu ay ne okuyoruz?
Roma’nın Beş Günü
“Oysa adına dünya denilen bu vahşi gezegende ayakta kalmaya çalışan sıradan canlılarız sadece…”
Ahmet Ümit Roma’nın Beş Günü’nde okuyucuyu klasik müzik ile arkeolojinin iç içe geçtiği bir şehrin sokaklarında heyecanın hiç eksilmediği cinai bir maratona davet ediyor.Roma ölülerin omuzlarında yükselir!

Müziğin, ışığın, kültürün başkenti Roma peş peşe işlenen sıra dışı ve teatral cinayetlerle sarsılır. INTERPOL adına özel bir görev için şehirde bulunan Berlin Emniyeti Cinayet Masası’ndan Yıldız Karasu ve yardımcısı Tobias Becker bir anda kendilerini Afrodisias’tan Roma’ya uzanan bir suç öyküsünün tam ortasında buluverir.
İlk kez Kayıp Tanrılar Ülkesi romanıyla okurların karşısına çıkan Yıldız Karasu ve Tobias Becker bu kez felsefi bir suç çetesinin izinde Roma sokaklarını arşınlarken, bir yandan da Afrodisias’ın kadim ve gizemli tarihiyle karşı karşıya kalıyor.
Çağdaş edebiyatın yeni sesleri Türkçede
Axis Yayınları, sonbahar programında göç, aidiyet, arzu, beden ve nöroçeşitlilik gibi çağdaş hayatın temel meselelerini farklı edebi gelenekler içinden ele alan altı yazarı bir araya getiriyor. Seçki, yayınevinin düşünce kitaplarıyla kurduğu hattı edebiyatın deneyim ve hayal gücü alanına taşıyor.

Psikanaliz, felsefe, politika ve eleştirel teori alanlarındaki yayınlarıyla tanınan Axis Yayınları, edebiyat kataloğunu yeni bir programla genişletiyor. Sonbahar seçkisinde Kosova doğumlu Finlandiyalı yazar Pajtim Statovci, İspanyol yazar Pilar Adón, Meksikalı Karina Sosa, Britanyalı Jem Calder, Albertine Clarke ve Woody Brown yer alıyor.
Programı bir arada tutan unsur yalnızca yazarların uluslararası görünürlüğü değil. Kitaplar, farklı coğrafya ve anlatı biçimlerinden hareket ederek savaşın ve göçün aile hafızasında bıraktığı izleri, bedene yönelen toplumsal baskıyı, dijital çağda yakınlığın aldığı biçimleri ve edebiyatta kimin sesinin nasıl duyulduğunu tartışıyor. Böylece seçki, birbirinden bağımsız yeni kitapların toplamından çok, bugünün dünyasına açılan çok sesli bir okuma haritası öneriyor.

Beni Eve Götür
The Kitap Yayınları etiketiyle yayımlanan Beni Eve Götür, ödüllü yazar Attica Locke’ın 59. Otoyol serisinin çarpıcı finali. The New York Times tarafından 21. yüzyılın en iyi 10 gerilim romanından biri seçilen bu sürükleyici roman, kayıp bir üniversite öğrencisinin izinde ilerleyen bir soruşturmayı aile sırları, ırk, adalet ve vicdan ekseninde derinleştiriyor.
Attica Locke, Beni Eve Götür’de yalnızca bir kayıp vakasının izini sürmüyor, Darren Mathews’ı ailesiyle, geçmişiyle ve kendi vicdanıyla yüzleşmeye zorluyor. Darren artık nasıl bir hayat yaşamak istediğine de karar vermek zorunda. Texas Rapsodisi ve Cennet Toprakların ardından gelen Beni Eve Götür, 59. Otoyol serisini yüksek tempolu bir soruşturma, güçlü karakterler ve Amerikan Güneyi’nin toplumsal gerçekliklerine uzanan keskin bir bakışla noktalıyor.
©mümkün dergi
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

