Sanat

Manu Menendez: Kendi hayatımızın simyacısıyız

Çok değil, bundan 20 sene önce bambaşka ülkelerde benzer bakış açılarına sahip kişilerle buluşmak bu kadar kolay değildi. Sanki aramızda elle tutulur, gözle görülür sınırlar vardı. Oysa şimdi sınırlar sanal gerçeklikte ortadan kalktı. Birbirimizle buluşabiliyor hatta daha tanışmadan birbirimize dair derin bilgilere sahip olabiliyoruz. 

Bir süredir sanatçı Manu Menendez’i sosyal mecralardan takipteyim. Zamanla fark ettim ki Menendez’in sözleri, fikirleri “mümkün kafası”nda! Kendisine ulaşıp röportaj talebinden bulundum. Sadece kelimelerin adeta bir melodiyle aktığı bu röportaj görsel açıdan da sizi bir yolculuğa çıkarmayı taahhüt ediyor.

Farklı boyutlar ve gerçeklikleri keşfettiğiniz sanatınızda görülüyor. Bu yolculuk nasıl başladı? Neler deneyimlediniz?

Kendi yoluma bir amaç ve anlam ekleyebilmem için, sanat hayatıma evrenin sihirli bir hediyesi olarak çok genç yaşlarda girdi. Renklerle ilk temasımda kendimi iyileştirmek, kalbimin yoluyla buluşmak ve ruhumun amacına ulaşmak için harika ve ilahi bir araç buldum. Sanat materyal düzlemde ilahi olanı tezahür etmeye aracı olur, görünmeyeni görünür kılar, tüm düzlemlerin birbiriyle bağlantılı olduğunu ve her birimizi kapsayan bilinç ve sonsuz sevgiyi gösterir. Ben inanıyorum ki, kendimi gerçeklikleri, rüyaları, aynaları bu sihirli ve asil yolla, sanatla ve yaşama sanatıyla göstermeye adamam yıldızlarda yazılıydı.

Sanat benim için yaşayan bir canlı, yoluma rehberlik eden bir tanrı-tanrıça ve bana esas olanı hatırlatıyor. Üretirken, yaratırken sadece bir enstrüman, kanal, köprüyüm ve benim üzerimden yaşam güzelliği, şiiri ve ruhun simyasını manifeste ediyor. Sadece bir fırça olduğumu hissediyorum ve herkesin içinde olan ilahi bilinç bu işlere ortaya çıkaran el.

Bu nedenle sanat denen bu yolla, Shri Awen ya da Manu adlı ilahi ve insani deneyimin yaratıcı kaynağının hayatta kendini ifşa etmesi için egomu severek onun izin vermesini sağlıyorum.

Der Frühling (İlkbahar)

Sizce yaşamın amacı nedir?

Kurulu inanç sistemlere bize ne söylememiz gerektiğini, nasıl davranmamız, algılamamız, hissetmemiz, düşünmemiz, yorumlamamız gerektiğini, kısaca normal denileni otomatiğe etmemizi ister. Bu da kısıtlama ve taklit etmedir. Böylelikle ben kimim, ne için buradayım sorularını sormayız.

Gerçeklik denen bu deneyim inanç bazlıdır ve her bir inanç sadece senin tarafından dönüştürülebilen bir fikirdir. Hayatının bilgisayarının kendin olduğunu unutmamalısın ve hangi programları ekleyip çıkaracağını sen karar vermelisin. Eğer şu anda inandığın ve yarattığın hayat hoşuna gitmiyorsa onu at ve yeniden başla.

Sizin yaşam amacınız nedir?

Hayatımız bir kanvas ya da boş bir kitap, her an yazılmayı ya da boyanmayı bekliyor. Bizler yazarız, mürekkebiz, boş sayfayız, hikayeyiz, karakterleriz, hikâyeyi okuyanız. Yaşam sanatında her şey mümkün ve kendi hayatımızın simyacısıyız.

Sanat üzerinden rüyaları ve gerçeklikleri tezahür ettirme kudreti deneyimleyebileceğimiz en güzel hediye. Bu dışarıdan öğrenilmesi gereken bir şey değil, bu gerçekte olduğumuz şeyle yani limitsiz sevgi kaynağıyla uyumlanmakla alakalı.

İşte bu nedenle sanat yolu benim için kendini keşfetmenin yolu. Zihinleri, bilinçleri ve kalpleri uyandıran özgürleştirici ve devrimci bir yol sanat. Kendinizi amaca ve hizmete adayınca tüm evrenle hizalanıyorsun ve kendi özgürlüğün bütünün de özgürleşmesi oluyor. 

Meksikalısınız. Kadim bir ülke. Topraklarınıza ait bilgileri keşfetme şansınız oldu mu?

Meksika benim büyüdüğüm, derin köklerimin ve bağlarımın olduğu ülke. 

Onun sihirli topraklarında atasal bilgilerle çevrelendim, doğa ve bilgelik her yerdeydi. Çok küçük yaşta kadim uygarlıklara ve yerel halklara çekiliyordum, gelenekleri, sanat ve kozmogonileri sanatsal yolumda bana ilham verdi. 

Resimlerinize nasıl isim veriyorsunuz? Birkaçının hikayesini bizimle paylaşır mısınız?

Ürettiğim görsellerde doğa benim için temel ilham kaynağı oldu. Hayvan ruhları, elemental varlıkları, doğa ana ve evrenin gizemleri benim büyük öğretmenlerim oldular. Hayal etmenin mistik doğasını onurlandırmanın ötesine geçmeme yardım ettiler.

AMAETH

Doğayla bağlantımız ve gecenin koruyucu ruhları baykuşlardan esinlendim. Hayatımın bu döneminde bu koruyucu ruhlar bana karanlıkla yüzleşip, uyumlanmayı ve sevmeyi öğretti. Görünenlerin ötesindeki görme gücünü, ruhun gözlerini bana hediye ettiler. 

Burada bu sihirli görselle ilgili yazdığım şiiri paylaşacağım:

“Muazzam gizemin koruyucusu

Gözle görünmeyende seyahat edersin

Evrenin derin karanlığıyla birleşirsin.

Senin kalbin yaşamı, ölümü aydınlatan altın bir yıldız

Varlığında artık dualite yok

En büyük huzur senden yayılıyor

İlahi kaynağın harmonik dengesi kalbinde dans ediyor

Artık seni tanımlayacak bir şey yok

Sen en yüksek özgürlüğe eriştin, en yüksek sevgiye”

 

NIAMH ya da SHINE (PARILTI)

Bu görselde varlığın çoklu evrenleri ve sonsuz gerçekliklere yaşam veren ve bunları kapsayan kristal tapınaktan esinlenildi. Yansımların ötesine gitmek ve saf ışık olan öz doğamızla buluşmak için bir hatırlatıcı. Saf bilinç. Tanımların ötesinde olduğumuzu ve varılacak bir spiritüel derecenin ya da aydınlanmanın olmadığını hatırlatmak için. Biz zaten biziz.

Bununla ilgili yazdığım metin:

İçindeki gökyüzü yoğun ve kapkaranlık olsa da parla

Dışarıdaki tüm görünenler sana bu gerçekliğin hasta ve anlamsız olduğunu söylese de parla

İşler istediğin gibi gitmediğinde parla

Yaşam, ölüm, ışık, karanlık çıkışa yönelse de parla

Bedenin parçalansa da parla

Kendine olan inancın ve beklentilerin ve kendini nasıl gördüğün paraşütsüz bir şekilde düşse de parla

Parla ve hatırla; sen, hayal edebileceğin, tanımlayabileceğin, hissedeceğin, algılayacağın her şeyin ötesindesin

İlahi bilinci kucakla ve kim olduğunu sev

Sadece parla çünkü bu senin sonsuz varlığının en doğal hali

KUTSAL KARŞITLIK

 Cosmic Ayni adlı serinin bir parçası.

Ayni var olan her şeyin arasındaki karşıtlıktan bahseden.

Almak ve vermek arasındaki harmoniden… Karşıtlığın içinde dans ederken dünyadaki kozmosun dengedeki yaratıcısısındır.

Rüyaların gerçek olabileceğini sık sık vurguluyorsunuz, sizin rüyalarınız da gerçekliğe dönüştü mü?

Rüyayı yazanın da rüyanın kendisinin de rüyacının da ben olduğuma inanmak istiyorum. Daima sanat üzerinden ruhun elçisi olmak için tüm sevgimi vermeyi hayal ettim. Ve şu anda bunu yaşıyorum. Pek çok kollektif ve bireysel sergide yer alma şansım oldu. Meksika, Almanya, Polanya, Fransa, Brezilya, Peru, Portekiz, ABD gibi dünyanın farklı yerlerinde duvar resimleri, sahne tasarımları ve sanatsal projeler ürettim. Bu hizmetimi destekleyen ve değer veren herkese tüm kalbimle şükran duyuyorum.

Hiç Türkiye’ye geldiniz mi? Göbeklitepe gibi eski yerler hakkında bilginiz var mı?

Henüz Türkiye’ye gelme şansım olmadı ancak orada bir sergide yer almayı çok isterim. Ayrıca atasal kültürüne ve Göbeklitepe gibi arkeolojik zenginliğine hayranım. Karahan Tepe’nin keşfi de insanlık tarihini yeniden yazacak çünkü yapıların ve dikilitaşların inşası 10 bin yıl öncesine gidiyor. Türkiye kesinlikle gizem, sihir, kültür ve zengin geleneklerle dolu bir ülke.

“Benim için sanat sonsuz olasılığın evrenidir, şu anda ortaklaşa birkaç sanatsal projede yer alıyorum. Bir tanesi Nairy, Fransa’dan Eliz Art ile beraber tasarladığımız kutsal takı projesi, burada simya ve sihirle kudret tılsımları yapıyoruz. 

Benim ilahi bilincim ve Oveli şu anda devam eden bir başka projem. Görsel-işitsel ve enstalasyon birlikteliğini müzisyen arkadaşım I.M.D ile yapıyoruz. Her ikisine de bu linklerden ulaşabilirsiniz.”

https://www.elizart.fr/ – https://linktr.ee/I.M.D

©mümkün dergi

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Reklam ve halka ilişkiler alanında 12 yıl çalıştıktan sonra yaşam amacını keşfetme yolculuğuna çıktı. Bu yolculuk ona iki kitap, yeni bir alanda hizmet imkânı, kadim yerlere tur organize edebilme ve bu alanda röportajlar yapma hediyesini verdi. Heyecanla yeni hediyeleri bekliyor.
X