Hayatımızın önemli bir kısmını ekran başında geçiriyoruz. Çoğumuz sabah gözümüzü açar açmaz telefona uzanıyor, kendimizi sosyal medyada dolaşırken buluyoruz. Bir arkadaşımızın tatil fotoğrafı, bir başkasının doğum günü ya da çoğunlukla olumsuz bir haberle karşılaşıyoruz.
Tek tek bakıldığında bunların hepsi sıradan paylaşımlar gibi görünebilir. Ne var ki gün ya da günler boyunca tekrar tekrar karşımıza çıktıklarında aslında zihnimizde biz farkında olmadan bir değişim yaratabiliyorlar. Para ve maddi durumla ilgili algımız da bundan etkilenebiliyor. Bu durumu tanımlamak için son yıllarda kullanılan bir kavram var: Money Dysmorphia, Türkçesi Finansal Dismorfi.
Para Algısı ve Finansal Dismorfi
Peki nedir bu finansal dismorfi? Dismorfi veya vücut dismorfisi esasen beden algısıyla ilgili kullanılan bir terim. Kişinin fiziksel görünümünde gerçek ya da algıladığı bir kusura yoğun şekilde odaklanmasıyla ilişkilendirilen bir durumu ifade ediyor. Bu durumda kişi aynaya baktığında kendini olduğundan farklı algılayabiliyor.
Finansal dismorfi de buna benzer bir algı kaymasını işaret etmek için kullanılmaya başlanmış. Bir bireyin gerçek finansal hali ile bu hali algılayış biçimi arasındaki farkı ifade eden bu durumda insanlar bazen kendi maddi durumlarını gerçekte olduğundan farklı bir şekilde değerlendirme tuzağına düşebiliyor.
Örneğin kişi temel ihtiyaçlarını karşılayabilen, düzenli bir gelire sahip hatta küçük de olsa tasarruf yapabilen bir birey olsun. Buna rağmen kendini şu düşünce sarmalında bulması mümkün olabilir: “Sanki herkes maddi olarak bir rahatlığa ulaşmış da ben hâlâ oraya varamamışım.”
Bu duygu özellikle kıyas yapmanın mümkün olduğu ortamlarda daha kolay ortaya çıkıyor. Sosyal medya da tam olarak böyle bir ortam. Instagram’daki hayat kesitleri, TikTok’ta gördüğümüz videolar ya da LinkedIn’de paylaşılan terfi haberleri… Hepsi bir araya geldiğinde insanın zihninde bir huzursuzluk hissi oluşabiliyor. Sanki herkes işinde yükseliyor, herkes daha lüks yaşıyor ya da daha çok para kazanıyormuş gibi bir izlenim doğabiliyor. Oysa çoğu zaman gördüğümüz şey gerçek hayat değil. Çoğu zaman da bağlamından kopuk.

Sosyal Medyanın Finansal Esenlik Üzerindeki Etkisi
Finansal dismorfi kişinin para algısını bozduğu gibi finansal esenliği yani parayla kurduğu ilişkinin dengesi üzerinde etkili olabiliyor. Kendini finansal açıdan sürekli yetersiz hisseden biri bazen farkına varmadan bazı davranışlara yönelebilir. Örneğin aslında ihtiyaç duymadığı harcamalar yapabilir. “Geri kalmamalıyım (FOMO)” duygusuyla bütçesini zorlayabilir. Uzun vadeli planlar yerine kısa vadede görünürlük sağlayan harcamalara yönelebilir.

Peki bu yanılsamayı nasıl aşabiliriz?
Finansal Gerçeklikle Yeniden Bağ Kurmak
Sosyal medyanın yarattığı bu algı kaymasını fark edebilmek en önemli ilk adım. Bu farkındalık insanın kendi finansal gerçekliğine dönmesini kolaylaştırabilir. Bunun için bazı küçük ama etkili adımlar işe yarayacaktır:
Dijital farkındalık geliştirin
Sürekli kıyas duygusu yaratan hesapları takip etmek zorunda değiliz. Akışımızı sadeleştirmek bazen zihni beklenenden çok daha fazla rahatlatabilir.
Somut verilere dönün
Finansal kaygı halimiz yükseldiğinde sosyal medyaya değil kendi bütçemize veya banka dökümlerimize bakmak çoğu zaman daha gerçekçi bir tablo sunar.
Değer temelli harcama yaklaşımını benimseyin
Harcamaları başkalarına bir şey göstermek için değil, kendi değerlerimiz ve esenliğimiz için yapmak finansal dengeyi güçlendirebilir.
Finansal esenliğe kavuşabilmemiz için dikkatimizi başkalarından kendimize çevirmemiz çok önemli. Sosyal medya bize sürekli başkalarının hayatlarını ve o hayatların en parlak anlarını gösteriyor. O anların dışında kalan kısmı ise çoğu zaman bilmiyoruz. Gösterilmeyen tarafta borçlar, kaygılar, ertelenen planlar, belirsizlikler ve gündelik hayatın sıradanlığı var. Yani hepimizin hayatında olan şeyler. Bunu madalyonun iki yüzü gibi düşünebiliriz. Başkalarının hayatına bakarak değil kendi gerçekliğimize dönerek hayatımızı değerlendirebiliriz.

Demet Topçu
Finansal iyi oluş araştırmacısı
Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce İktisat bölümü mezunu olan Demet Topçu 2004 yılından beri finans sektörünün içinde. Son birkaç yıldır ise odağını finansal özgürlük ve finansal iyi oluşa vermiş durumda. Bunun yanında astrolojiden tarihe, kuantumdan tasavvufa farklı alanlarda okuma ve araştırmayı çok seviyor. Dünyayı nasıl daha iyi bir yere dönüştürebiliriz kaygısında kendi yolunun yolcusu.
©mümkün dergi
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

