“Unc” Olmak: Genç Görünme Yarışından Çekilenler Kulübü
İlişkiler

“Unc” Olmak: Genç Görünme Yarışından Çekilenler Kulübü

Bir dönem kimse “boomer” olmak istemiyordu. Yeni şarkıları bilmek, internetin dilini konuşmak, son trendlerden haberdar olmak neredeyse genç kalmanın şartıydı. Özellikle X ve Y kuşaklarının gençlerle aynı dili konuşmaya çalışan üyeleri, Z kuşağına “Biz de sizdeniz!” demenin yollarını arıyordu. Şimdiyse rüzgâr tersine dönüyor. 25-35 yaş arasındaki genç yetişkinler, genç görünmek için uğraşmak bir yana, biraz demode bulunmayı eğlenceli bir kimliğe dönüştürüyor. Yeni rozetlerinin adı: Unc.

Unc, İngilizcede dayı ve amca anlamına gelen uncle kelimesinin kısaltması. Bu rozet için başvuru yapılmıyor, sınava girilmiyor. Genellikle kendinizden küçüklerle vakit geçirirken ağzınızdan kaçan tek bir cümle yeterli:

Cumartesi gecesi, ortam yeni ısınırken: “Saat 00.00 olmuş, yatalım artık.”

Reklam

Seyahatin ikinci gününde: “20 bin adım atmışız, yürüyecek hâlim kalmadı.”

İş çıkışı buluşmasında: “Orası çok kalabalık oluyor, şuraya gidelim.”

Cümle ağzınızdan çıktığı an, masadaki en genç kişi size o bakışı atıyor. Siz de itiraz etmek yerine gülümsüyorsunuz. Tebrikler, artık siz de bir “unc”sınız. Üstelik bundan hiç şikâyetçi değilsiniz.

"Unc" Olmak: Genç Görünme Yarışından Çekilenler Kulübü

Unc Olmanın 5N1K’sı

Ne? Unc Ne Anlama Geliyor?

Merriam-Webster sözlüğünde de yaşlı, yaşlanmakta olan veya yaşından büyük davranan biri için kullanılan, çoğu zaman sevecen bir hitap olarak tanımlanıyor. Sosyal medyada ise unc olmak için gerçekten yaşlı olmanız gerekmiyor, yaşınızdan beklenmeyecek kadar geleneksel davranmanız yeterli.

Kim? Unc Kime Deniyor?

Kısa cevap: Yaşından büyük davrananlara. Uzun cevap: Trendi kaçıran, gençlerin diline yetişemeyen ya da yetişmekle pek ilgilenmeyen herkese.

Etiketi yapıştıranlar çoğunlukla Z kuşağının genç üyeleri ve Alfa kuşağı. Hedefteyse dünün gençleri var: 25-35 yaş arasındaki abiler, ablalar, genç öğretmenler, yeni evli kuzenler… Ölçüt yalnızca yaş değil, “güncel olmama” durumu. Bir şakayı geç anlayan, yeni bir kelimeyi Google’a soran, bir şarkıyı “benim zamanımın şarkısı” diye heyecanla karşılayan herkes aday.

Ne Zaman? Bir Kişi Ne Zaman Unc Olur?

Karar çoğunlukla sizden küçüklerin elinde. Nüfus cüzdanınızda yazan yıldan bağımsız olarak bir anda kendinizi bu kulübün içinde bulabilirsiniz. Çünkü unc olmak bir yaş değil, bir an. Genellikle şu anlardan birinde yakanıza iliştirilen bir rozet:

  • Kendinizden 10 yaş küçük biriyle aynı masaya oturduğunuzda,
  • Herkes bir espriye gülerken sizin “Bu ne demek?” diye sorduğunuzda,
  • Yeni çıkan bir şarkıyı ilk kez duyduğunuzda ve herkesin onu aylardır dinlediğini öğrendiğinizde,
  • Ve tabii ki 30. yaş pastasının mumlarını üflediğinizde.

İşin komik tarafı, eskiden böyle bir etiket karşısında “O kadar da yaşlı değilim!” diye itiraz edecek olanların artık gülüp geçmesi. Hatta bazılarının bu unvanı gönüllü olarak sahiplenmesi.

Ne Zaman? Bir Kişi Ne Zaman Unc Olur?

Nerede? Unc Olmak Nerede Doğdu, Nerede Popülerleşti?

Kelimenin kökü ABD’deki Afro-Amerikan İngilizcesine dayanıyor. Burada “unc”, aileden ya da mahalleden, kendisinden yaşça büyük bir erkeğe yönelik samimi ve kimi zaman saygı içeren bir hitap olarak kullanılıyordu. Bizdeki “dayı” sözcüğünün kullanımından çok uzak değil, bizim Ramiz dayımızın üzerine dayı geldi mi şu dünyaya?

Sosyal medya ise kelimeye yeni bir görünürlük kazandırdı. Özellikle TikTok’ta gençlerin kendilerinden büyük gördükleri kişilere “unc” diye seslenmesi, yaş farklarını konu alan videolar ve kendisiyle dalga geçen genç yetişkinlerin paylaşımlarıyla yaygınlaştı. Böylece kelime yalnızca yaşça büyük birine hitap etmenin değil, yaşından büyük davranan biriyle şakalaşmanın da yolu hâline geldi. Bugün “unc” TikTok’tan Instagram’a, arkadaş gruplarının mesajlaşmalarından gündelik sohbetlere kadar uzanan bir internet esprisi.

Nasıl? Unc Olduğunuzu Nasıl Anlarsınız?

Aşağıdakilerden en az üçü size tanıdık geliyorsa tebrikler, statünüz onaylandı!

  • Mesajlarınızın sonuna nokta koyuyorsunuz. Gençler ise bunu bazen kızgın olduğunuz şeklinde yorumluyor.
  • Bir şeye güldüğünüzde hâlâ 😂 gönderiyorsunuz. Oysa gençler aynı kahkahayı 💀 ya da 😭 diye atıyor. Sizin masum 🙂 gülümsemeniz ise bazen imalı, hatta pasif-agresif bir “tamam, peki” olarak algılanıyor.
  • Bir akım sizin keşfetinize düştüğünde gençler o akımı çoktan bitirmiş oluyor.
  • Mekân seçerken ilk kriteriniz “Müzik güzel mi?” değil, “Konuşabilecek miyiz?” oluyor.
  • Spotify yıl sonu özetiniz hâlâ 2016’nın şarkılarıyla dolu.
  • Konserde en önde zıplamak yerine arkada, mümkünse oturacak bir yer kolluyorsunuz.
  • Arkadaş sohbetleri dedikodudan çıkıp kira, zamlar ve “Bu ara çok yorgunum” konularına dönüyor.
  • Gece dışarı çıkmadan önce ertesi sabahki planınızı hesaba katıyorsunuz.
  • Saat 23.30’da arkadaşınız “Bir yere daha geçelim mi?” diye sorduğunda aklınızdan geçen ilk kelime “Neden?” oluyor.

Artık itiraz etmeyin. Kulübe hoş geldiniz!

Nasıl? Unc Olduğunuzu Nasıl Anlarsınız?

Neden? Bununla Neden Gurur Duyuluyor?

Genç görünmenin genç olmaktan bile daha önemli sayıldığı bir çağda, yaşlanmanın geciktirilmesi gereken bir durum olarak sunulduğu çağımızda, 28 yaşındaki birinin gönüllü olarak yaşlı etiketini takması biraz tuhaf. Ama arkasında düşündürücü nedenler var:

Yorgunluk erken geliyor. Kira, iş, ekonomik belirsizlikler, gelecek kaygısı, sürekli ulaşılabilir olma zorunluluğu… Genç yetişkinlik her zaman dışarıdan göründüğü kadar kaygısız bir dönem değil. 25 yaşında kendini 40 yıllık hayat yorgunu gibi hisseden biri için unc bir şakadan çok, ruh hâlinin teşhisi.

Trendlerden özgürleşmek. Bir trendi henüz öğrenmişken yenisi çıkıyor. Bir kelimeyi kullanmaya alıştığınızda artık demode sayılıyor. Dün havalı olan şey bugün utanılacak bir hatıraya dönüşebiliyor. Unc olmak, bu yarıştan kibarca çekilmenin eğlenceli bir yolu. Artık her trendi yakalamak zorunda değilsiniz. Çünkü siz bir unc’sınız!

Geçmiş güvenli bir sığınak. Unc kültürünün kalbinde biraz da nostalji var. Araştırmalar, nostaljinin bazı koşullarda insanlara aidiyet ve süreklilik duygusu sağlayabildiğini, belirsizliklerle başa çıkmalarına yardımcı olabildiğini gösteriyor. Gelecek bulanıkken tanıdık bir şarkı, eski bir dizi ya da “Bizim zamanımızda…” diye başlayan bir hikâye insana iyi gelebiliyor.

Yaşasın gençlik elden gidiyor! Bir zamanlar yaşımızı belli etmemek için uğraşıyorduk. Şimdi 28 yaşında “Ben artık bu işlerin dayısıyım” diyebiliyoruz. Yeni çıkan şarkıyı bilmemek, gece yarısından önce eve dönmek, kalabalık bir mekân yerine arkadaşlarla uzun bir sofrayı seçmek eskisi kadar büyük bir mesele değil.

Gençler “Tamam unc” diye takılıyor. Unc’lar ise çaylarını alıp “Bizim zamanımızda…” diye söze başlıyor. Lisede dinledikleri müzikleri açıyor, dışarı çıkmak yerine evde sohbet etmeyi seçiyor. Ve bütün bunları yaparken kimseye kendilerini açıklama ihtiyacı duymuyor.

Hem kabul edelim, sabah dinç uyanmak da hiç fena bir trend değil.

Ne dersiniz siz bir “Unc”mısınız?


©mümkün dergi

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Reklam