Artık Etkilemek İstemiyoruz: Truecasting ve Gerçek Görülme İhtiyacı
İlişkiler Mümkünat

Artık etkilemek istemiyoruz: Truecasting ve gerçek görülme ihtiyacı

Uzun süre ilişkiler, herkesin rolünü bildiği ama kimsenin bunu açıkça söylemediği bir sahne gibi işledi. İlk buluşmada nasıl davranılacağı, ne kadar açılanacağı, hangi yönlerin öne çıkarılacağı… Bunlar konuşulmadı ama çok kişi tarafından uygulandı. İnsan kendini olduğu gibi ortaya koymazken daha kabul edilebilir bir versiyonunu taşıdı. Bu versiyon çoğu zaman daha eğlenceli, daha rahat ve daha “uygun” göründü

İlişkiler Bir Sahneydi, Şimdi Sahne Kapanıyor

Bu kurgu kısa vadede işe yarıyordu. İlgi oluşuyor, bağ kuruluyor, ilişki başlıyordu. Ama bir noktadan sonra yorgunluk kaçınılmaz hale geliyordu. Çünkü taşınan şey insanın kendisi değil, sürdürülebilmesi gereken bir versiyonuydu. İnsan, kendi olmadığı bir yerden sevildiğinde, o sevgi ne kadar yoğun olursa olsun içsel bir boşluk hissiyle kalır.

Truecasting tam bu yorgunluğun içinden çıktı. Daha etkileyici görünmeye çalışmaktan vazgeçen ama daha gerçek olmaktan vazgeçmeyen insanların dili…

Beğenilmek ile Görülmek Arasındaki Gerilim

Beğenilmek hızlı bir şeydir, görülmek ise zaman ister. Beğenildiğinde takdir edilirsin ama görüldüğünde anlaşılır, kabul edilir ve yer bulursun. Oysa modern flört kültürü uzun süre hız üzerine kuruldu. Kısa sürede ilgi çekmek, hızlı bağ kurmak, kolayca eşleşmek… İnsanlar artık fark etmeye başladı ki herkes tarafından beğenilmek, kimse tarafından gerçekten anlaşılmamaya çok yakın bir yerde duruyor. Bu yüzden daha az kişiye hitap etmeyi göze alıp daha doğru kişi tarafından görülmeyi seçmek, giderek daha anlamlı bir tercih haline geliyor.

Şeffaflık Kolay Değil, Ama Sürdürülebilir Olan Tek Şey

Şeffaflık Kolay Değil, Ama Sürdürülebilir Olan Tek Şey

Kendin olmak çoğu zaman romantize edilen bir fikir. Oysa pratikte oldukça zor bir şey. Çünkü herkes gerçekliğe hazır değil. Birçok insan hâlâ daha düzenlenmiş, daha pürüzsüz, daha yönetilebilir versiyonlarla ilişki kurmayı tercih ediyor.

Bu yüzden şeffaf olmak, konforlu bir seçim değil. Yanlış anlaşılma ihtimalini artırıyor, herkese hitap etmeme riskini beraberinde getiriyor ve zaman zaman seni daha yalnız bırakıyor. Ama aynı zamanda yanlış bağları çok daha erken görünür kılıyor. Truecasting burada bir filtre gibi çalışıyor: seni herkese açmıyor, sana uygun olmayanı ayıklıyor.

Seçicilik Bir Netlik Biçimi

Uzun bir süre de daha fazla seçenek daha iyi sonuç anlamına geliyor gibi sunuldu. Oysa seçenek arttıkça netlik azaldı. Herkesle uyumlu olmaya çalışmak, çoğu zaman kimseyle gerçekten bağ kuramamakla sonuçlandı.

Truecasting bu noktada geri çekilmeyi öneriyor. Herkesle uyumlu olmamayı bir problem olarak tanımlamıyor. Aksine bunu bir yön bulma biçimi olarak görüyor. Yanlış kişilerle kurulmamış her bağ, doğru ilişki için alan açıyor. Gerçek bağ, doğru yerde kalabilme cesaretinden doğuyor.

Performans Bittiğinde Bağ Başlar

Truecasting yalnızca ilişkilerle ilgili değil, bir var olma biçimi. Her ortamda farklı bir versiyon taşımak zorunda kalmadığın, kendini sürekli düzenlemediğin bir yaşam ihtimali.

Rol yaparak sürdürülen hiçbir bağ uzun süre taşınamıyor. Etkileyici olan şeyler dikkat çekebilir ama kalıcı olan, sürdürülebilir olanlar. Ve bu sürdürülebilirlik, ancak insanın kendisiyle uyumlu olduğu yerde mümkün oluyor.


©mümkün dergi

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.