Bir süredir sosyal medyada insanlar sabah kahvelerini hazırlarken video çekiyor, eski kitapların arasına kurutulmuş çiçekler koyuyor. Kendilerine mektup yazıyor ve market dönüşünde aldıkları çilekleri küçük cam kaselere yerleştiriyor. Yağmur yağınca yürüyüşe çıkıyor, evdeki kedileriyle konuşuyor, arkadaşlarına kartpostal gönderiyor. Dışarıdan bakıldığında önemsiz gibi görünen bu davranışlar son yıllarda tek bir kavramın altında toplanmaya başladı: Whimsy.
Türkçeye birebir çevirmek zor. Kelimenin içinde oyun, hafiflik, hayal gücü, spontane neşe, tuhaflık, yaratıcılık ve çocukluğun kaybetmediği merak duygusu bulunuyor. Fakat whimsy yalnızca estetik bir tercih ya da internet akımı değil. Son yıllarda özellikle Z kuşağı ve milenyaller arasında büyüyen ruh halini anlamak için dikkat çekici bir kavrama dönüşmüş durumda.

Krizler Çağında Büyüyen Kuşaklar
Bugünün genç yetişkinleri ekonomik belirsizliklerin, pandemi deneyiminin, iklim krizinin, savaş haberlerinin ve sürekli performans baskısının ortasında büyüdü. Özellikle Z ve Y kuşağı için dünyanın doğal hali çoğu zaman kriz atmosferi olarak deneyimlendi. Bu nedenle whimsy birçok araştırmacı tarafından yalnızca bir trend yerine gündelik hayatın yarattığı baskılara verilen psikolojik bir cevap olarak değerlendiriliyor. İnsanlar hayatlarının büyük meselelerini değiştiremediklerinde hayatın içindeki hissi değiştirmeye çalışıyor. Bir fincan kahveyi sevdiğin kupaya koymak küresel sorunları çözmüyor tabii ama o anı biraz daha yaşanabilir hale getirebiliyor.
Son yıllarda yaygınlaşan “romanticize your life” yaklaşımının temelinde de benzer bir fikir yatıyor. Kitapçıda amaçsızca dolaşmak, sevdiğin şarkılar için özel çalma listeleri hazırlamak, evde mum yakmak, gün batımını izlemek ya da yürürken gökyüzüne bakmak. Bunların ortak noktası verimlilik değil. Keyif almak, deneyimlemek ve hissetmek!

Kusursuzluk Yorgunluğu
Whimsy’nin yükselişi aynı zamanda son yılların kusursuzluk kültürüne verilmiş bir tepki gibi görünüyor. Uzun süre internet bize her şeyin düzenli, minimal, nötr renkli ve optimize edilmiş olması gerektiğini anlattı. Düzenli sabah rutinleri, mükemmel çalışma masaları, kusursuz evler, filtrelenmiş hayatlar her yerde.
Bir süre sonra birçok insan hayatını yaşamaktan çok yönetmeye başladı. Şimdi ise farklı bir eğilim ortaya çıkıyor: Renkli anahtarlıklar, çantalara takılan figürler, ikinci el eşyalar, el yapımı objeler, anlamsız görünen koleksiyonlar… Moda dünyası bu yaklaşımı “chaotic customization” olarak adlandırıyor. İnsanlar birbirine benzeyen dijital kimliklerden sıkılmış durumda. Kusursuz görünmek yerine kişisel görünmek istiyorlar.
Whimsy’nin belki de en ilginç tarafı burada ortaya çıkıyor. Algoritmaların yönettiği bir dünyada rastlantı hissi giderek azalıyor. Kiminle tanışacağımız öneriliyor. Nereye gideceğimiz öneriliyor. Hatta bazen ne hissedeceğimiz bile yönlendiriliyor. Böyle bir ortamda sebepsiz yere çiçek almak, odanın köşesine küçük bir oyuncak yerleştirmek, yürüyüş sırasında ilginç taşlar toplamak ya da sırf hoşuna gittiği için bir defter satın almak beklenmedik ölçüde kişisel davranışlara dönüşüyor. Bu nedenle bazı kültür araştırmacıları whimsy’yi bir tüketim trendinden çok mikro bir direniş biçimi olarak yorumluyor. İnsanların hayatın tamamını değiştiremedikleri yerde kendilerine küçük özgürlük alanları açmaları gibi.

Satın Alınamayan Bir Duygu
Son dönemde yabancı kaynaklarda sıkça kullanılan bir başka ifade de “whimsical living”. Bu kavram yalnızca neşeli olmak anlamına gelmiyor. Daha çok hayatın içindeki oyun hissini koruyabilmek, gündelik deneyimlere bilinçli şekilde alan açmak ve her şeyi işlevsellik üzerinden değerlendirmemek anlamına geliyor.
Özellikle “Year of Whimsy” hareketiyle birlikte insanlar yeni yıl hedeflerini farklı bir yerden kurmaya başladı. Daha fazla para kazanmak yerine daha fazla keyif almak, daha fazla üretmek yerine daha fazla deneyimlemek, daha disiplinli olmak yerine daha canlı hissetmeyi tercih eder oldular. Bu davranışların ortak özelliği herhangi bir amaca hizmet etmemeleri ve tam da bu yüzden değerliler.
The Good Trade’de yayımlanan bir değerlendirme whimsy’nin neden bu kadar ilgi çektiğini iyi özetliyor. İnsanlar ahşap kaseler satın alabilir. Vintage kupalar ve renkli dekorasyon ürünleri satın alabilir ama o nesnelerle kurdukları hayal gücünü satın alamazlar. Çünkü whimsy bir dekorasyon tarzından çok bir ilişki biçimi.
Bu anlayışa göre bir çiçek yalnızca çiçek değildir, o gün kendine ayırdığın birkaç dakikanın sembolü olabilir. Bir kupa yalnızca kupa değildir. Yıllardır kullandığın ve seni iyi hissettiren bir eşya olabilir. Bir kitap ayracı yalnızca bir nesne değildir. Belki de hayatının belirli bir döneminin hatırasıdır.

Flört Uygulamalarına Kadar Uzanıyor
Whimsy’nin etkisi yalnızca bireysel alışkanlıklarla sınırlı değil. The Times’ta yayımlanan bir analiz, kavramın flört uygulamalarında da yükselişe geçtiğini gösteriyor.
Özellikle Hinge kullanıcıları profillerinde daha sık şekilde “hayatın içindeki whimsy’yi arıyorum”, “whimsical biriyle tanışmak istiyorum” ya da “hayatı fazla ciddiye almayan insanları seviyorum” gibi ifadeler kullanıyor. Uzmanlara göre bunun nedeni insanların ilişkileri mülakat gibi yaşamaktan yorulmuş olması. Daha spontane, oyunbaz, doğal ve insani bağlar arıyorlar.
İlham Alınan Kaynaklar
- Real Simple – Why Everyone Is Declaring a Year of Whimsy
https://www.realsimple.com/year-of-whimsy-11903133 - The Good Trade – What Is Whimsy and Why Do We Need More of It?
https://www.thegoodtrade.com/features/what-is-whimsy/ - NSS Magazine – Why Gen Z Is Obsessed With Whimsy
https://www.nssmag.com/en/lifestyle/45607/whimsy-gen-z-trend-romanticizing-everyday-life - Business Insider – The Rise of the Whimsy Trend
https://www.businessinsider.com - The Times – Why So Serious? How Whimsy Became the New Dating-App Buzzword
https://www.thetimes.com/life-style/sex-relationships/article/why-so-serious-how-whimsy-became-the-new-dating-app-buzzword-dj7xk9f67 - Homes & Gardens – How to Make Your Home More Whimsical
https://www.homesandgardens.com/interior-design/how-to-make-your-home-more-whimsical
©mümkün dergi
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

