Kalbimin telini titreten, gözyaşı pınarlarımı sızlatan o anların içinde hep bana destek olan insanlara olan minnettarlığım var. Hepimiz gibi ben de birçok zor gün yaşadım, henüz ne yaşayacağımı bilemeden. Tüm bu iniş çıkışların içinde en parlak anlar, “dayanışma”yı hissettiğim o buruk ve umut dolu anlardır.
Zor Zamanların Susmayan Alarmı
Zor zamanlardan geçiyoruz. Ekonomik şartlar, hepimizin gelecek yıllarını da tüketme pahasına uykuda ve uyanıkken çalan bir itfaiye alarmı gibi. Sürekli orada, çalıyor ve hep hatırlatıyor. Ödenecek borçlar var, desteklenmesi gereken aile fertleri, bakılması gerekenler var. Gerçekleştirmek istediklerimizin ilk adımı bizi beklerken karşılanması gerekenler var.

Birbirini Duymayan Bir İletişim Çağı
Diğer yandan iletişim inanılmaz bir zorluk seviyesi yarışında. İnsanlar birbirini anlamamak için özel bir çaba içinde. Yüz yüze bakarken birbirini duyamayan insanların sanal ortamda klavyeler aracılığıyla anlaşmaya çalıştığı, edebiyatın kendisini unuttuğu kekremsi, limon küfü rengindeki bu iletişim, hele ki bizim gibi konuşarak anlaşmanın gücüne inananlar için çok zor. Çünkü karşındaki seni anlamak, dinlemek, hatta duymak istemiyor. Soruyor, anlatıyor ama idrak eşiği orada kapanıyor ve ileriye gidilmiyor. Aile fertleri de bunun içinde.
Puzzle’ın Eksik Parçası: Dayanışma
Daha nice zorlukları anlatabilirim ama bundan keyif almıyorum. Bildiğim ve inandığım şu ki bu yanlış dizilmiş, itinasız puzzle tablosunun ihtiyacı olan şey, tam ortasına kocaman bir “dayanışma” yerleştirmek.

Dayanışmanın Bin Bir Hali
Bazen bir telefon tuşuna basıp “Nasılsın?” demek, bazen bir arkadaşının ya da aile ferdinin ödemesine yardımcı olmak, bazen bir hastane ziyareti, bazen de sabah tebessüm ve umut dolu bir “Günaydın” demek… Dayanışmanın bin bir türlü hali var. Evindeki fazla kıyafetleri, eşyaları ihtiyaç sahipleriyle buluşturmak, dernekler ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla sana ihtiyacı olanlarla buluşmak, bilgini ve deneyimini paylaşmak, dayanışmanın etkili ve güzel anılar bırakan yollarındandır.
Okuduğun ve kütüphanende durmasının sana bir faydası olmayan kitaplarını, kitaba ihtiyacı olan okullarla paylaşmaya ne dersin? Çevrendeki insanlarda gülümseme halini ortaya çıkarabilecek iyi cümleler söylemeye peki? “Bu renk sana ne kadar yakışmış!”, “Çok iyi görünüyorsun!” gibi cümlelere hasret kalmış olabiliriz. Bence birbirimizle kötü haberleri ve olayları konuşmayı bırakıp sadece iyi haberleri paylaşma kararı almak muhteşem bir dayanışma örneği. Hem motive ediyor hem de zihin algımızı değiştiriyor. Ayrıca sürekli anlatacak iyi olaylar üretmek zorunda kalıyoruz ve böylece yaşamımız daha iyiye gitmek zorunda kalıyor.

Akışı Sen Başlat: Bir Dayanışma Daveti
Dayanışmanın ruhuyla uyumlanalım ve birbirimizin içindeki umudu parlatalım derim; bunu da bir dayanışma davetine çevirerek.
Günlerin nasıl geçiyor, senin neye ihtiyacın var? Sen ihtiyacın olanın onda birini bir başkasına verdiğinde akışı başlatacaksın. Böylece hayatını iyileştirmenin güçlü bir adımını atacaksın.
Kendine iyi davran, sevgiyle,
©mümkün dergi
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

