Freni Metodu® Aralık’ta Yeniden İstanbul’da: Graziella Concetta Freni Kadıköy’de Üç Günlük Atölye Düzenliyor
Haberler

Freni Metodu® Aralık’ta Yeniden İstanbul’da: Graziella Concetta Freni Kadıköy’de Üç Günlük Atölye Düzenliyor

Aile Dizimi’nin kurucusu Bert Hellinger’in öğrencisi ve tercümanı Graziella Concetta Freni, ilişkilerimize anne karnındaki ilk hâlimizden bakmayı öneren Freni Metodu® İstanbul’da katılımcılarla buluşuyor.

Graziella Concetta Freni, aile dizimi deneyiminden yola çıkarak geliştirdiği Freni Metodu®’nu anlatacağı üç günlük atölyeyle yeniden İstanbul’a geliyor. Atölye, 4-5-6 Aralık 2026 tarihlerinde 10.00–18.00 saatleri arasında Kadıköy’deki Yoda People’da gerçekleşecek. Programın üçüncü günü, Freni ile birebir çalışmak isteyenlere de açık olacak. Bu bölümün kontenjanı 6 kişiyle sınırlı.

Freni Metodu®, aile diziminden bir adım öteye giderek ilişkilerimize anne karnındaki ilk hâlimizden bakmayı öneriyor. Yöntem, embriyolojinin erken dönem hücre bölünmesine dair bilgilerini temel alıyor ve bu ilk hücreler arasındaki ilişkileri “çoğul karındaşlık” kavramıyla ele alıyor. Freni’nin İtalyanca adı gemello nato solo, yani “yalnız doğan ikiz” olan çalışmaları, Türkçeye “ikiz” yerine aynı karnı paylaşanları anlatan “karındaş” kelimesiyle aktarılıyor.

Reklam

Atölye; kendini tanımak ve ilişki döngülerine farklı bir yerden bakmak isteyenlerin yanı sıra oyunculara ve sahne sanatçılarına, koçlara, mentorlara ve danışmanlık alanında çalışanlara, aile dizimi, beden odaklı ve somatik çalışmalarla ilgilenenlere hitap ediyor. Düzenleyiciler, çalışmanın terapi ya da tıbbi tedavi niteliği taşımadığını, psikiyatrik ilaç kullananlar ile hamilelik ve emzirme dönemindeki kişiler için önerilmediğini özellikle vurguluyor. Çoğul karındaşlıktan beden hafızasına, yöntemi en çok merak edilen sorularla derledik.

Sık Sorulan Sorularla Freni Metodu®: Başlangıcımız Çokluk İçinde
Freni Metodu® atölyesinden bir kare.

Sık Sorulan Sorularla Freni Metodu®: Başlangıcımız Çokluk İçinde

Yöntemle ilk kez karşılaşanların en sık sorduğu soruları bir araya getirdik. Metin boyunca embriyolojinin bize söyledikleri ile yöntemin bu bilgilere getirdiği yorumu ayrı tutmaya özen gösterdik.

1. Freni Metodu nedir, nereden yola çıkar?

Freni Metodu®, Aile Dizimi’nin kurucusu Bert Hellinger’in öğrencisi ve tercümanı Graziella Concetta Freni’nin, aile dizimi deneyiminden yola çıkarak geliştirdiği bir yaklaşımdır. Çıkış noktası oldukça somuttur: Her şey tek bir hücreyle başlar. Kendiliğin ilk hâli zigottur ve bugün burada olmamız, anne rahminde gerçekleşen bu oluşum sayesindedir. Yöntem, insanı tanımaya bu ilk andan başlamayı önerir.

2. Neden anne karnına, hatta ilk hücreye bu kadar önem veriyor?
Graziella FRENI

2. Neden anne karnına, hatta ilk hücreye bu kadar önem veriyor?

Yönteme göre bebek, bir yetişkinin minyatür hâli değildir; embriyo da küçük bir bebek değildir. Embriyo, insanın başlangıç hâlidir. Çocukluk ve yetişkinlik de aynı insanın farklı hâlleri, farklı tasarımlarıdır ve birbirinin devamıdır. Bu bakışa göre yetişkinlikte tekrar eden bazı bedensel ve duygusal örüntülerin izini sürmek, o ilk hâle bakmayı gerektirir.

3. “Çoğul karındaşlık” ne demek?

Biyolojinin söyledikleri: Döllenmiş yumurta, yani zigot, bölünerek çoğalır: 2, 4, 8, 16… İlk günlerdeki bu hücreler plasentaya, göbek kordonuna, amniyon kesesine ya da embriyoya dönüşebilme kapasitesine sahiptir. Hepsi aynı hücreden çoğaldığı için genetik olarak aynıdır; doğum öncesi bazı genetik taramaların embriyonun kendisinden değil plasentadan ya da amniyon sıvısından yapılabilmesi de bu yüzdendir. Sonunda çoğunlukla tek bir bebek doğar.

Yöntemin yorumu: Freni Metodu, bu erken dönemde çoğalan ve farklılaşan hücreleri “karındaş” olarak adlandırır. Yöntem, alan çalışmalarında yapılan gözlemlere dayanarak bu hücrelerin birbiriyle iletişim kuran, hareketli ya da durgun tavırlar sergileyen bir sistem gibi davrandığını öne sürer ve bunu fenomenolojik bir gözlem olarak tanımlar. Bu ilk ilişkiler ağına “çoğul karındaşlık” denir.

4. Neden “ikiz” değil de “karındaş”?
Çoğul karındaşlık: Yöntemin ilk hücre ilişkilerine bakışı (temsilî illüstrasyon).

4. Neden “ikiz” değil de “karındaş”?

Freni’nin çalışmalarının adı İtalyanca gemello nato solo, yani “yalnız doğan ikiz”dir. Ancak burada kastedilen, bildiğimiz anlamda bir ikiz kardeş değil; anne rahmindeki en erken dönemde aynı başlangıçtan çoğalan hücrelerle kurulan ilişkilerdir. Kelimeler kavramları oluşturur ve “ikiz” kelimesi bu anlamı daraltabilir. Bu yüzden Türkçede, aynı karnı paylaşanları anlatan “karındaş” kelimesi tercih ediliyor.

5. Bu bir bilim mi? Bilinenle yöntemin yorumu nasıl ayrılır?

Freni Metodu’nun temeli biyolojiktir: Hücre bölünmesi, farklılaşma ve rahim içi gelişim embriyolojinin konusudur. Yöntem bu temele, kendi alan çalışmalarında biriken gözlemleri ekler. Okurken şu ayrımı akılda tutmak faydalıdır: Hücrelerin nasıl çoğaldığı ve farklılaştığı bilimsel bir bilgidir; bu ilk hücre ilişkilerinin yetişkinlikteki örüntülerimize nasıl yansıdığı ise yöntemin yorumu ve gözlem birikimidir. Çalışmaya hem uygulayıcı hem de katılımcı olarak katılanlar, bu gözlem deneyimini alanda edinir.

6. “Beden hafızası” ne demek? Zihin “bitti” dediği hâlde beden neden devam eder?

Yöntemde beden hafızası, erken dönemde oluşan davranış mekanizmalarının sinir sisteminde kaydedilmesini anlatır. Freni Metodu’na göre bu kayıtları alt beyin ve beyin sapı tutar; korteks, yani düşünen beyin, bunları bilmez. “Sinir sistemi bitti demeden bitmez” sözü buradan gelir. Yönteme göre beden, mutlu olmak için değil hayatta kalmak için çalışan bir sistemdir; bu yüzden zihnin çoktan geride bıraktığı bir deneyimi sürdürmeye devam edebilir.

7. Aile diziminden farkı ne?

Alan kavramı, aile diziminde olduğu gibi bu çalışmanın da özüdür. Fark odaktadır: Aile diziminde muhatap anne, baba ve diğer aile üyeleriyken, Freni Metodu rahim alanında çalışır; muhatap kişinin karındaşları ve aralarındaki ilişkidir. Çalışmada sorulan soru şudur: Karındaşlar nerede, nasıl konumlandı; sen nerede, nasıl konumlandın?

7. Aile diziminden farkı ne?
Karındaşlar nerede, nasıl konumlandı? Sen nerede, nasıl konumlandın?

Yönteme göre ilk sınır fizikseldir: amniyon kesesi. Ne dışarı çıkılabilir ne de bir başkası içeri girebilir. Gerçek hayatta ise sınır koymak, kendine yer açmak ve alanını korumak çoğu zaman başlı başına bir meseledir.

Ancak bu iki alan birbirinden kopuk değildir. Çalışma rahim alanında yapılsa da alan, o an öncelikli olan neyse onu gösterir; bazı dizimlerde karındaşlık alanı ile aile alanı paralel olarak açılır. Uygulamadaki gözlemlere göre, daha önce çok ağır olduğu için kapalı kalmış büyük aile sırları, rahim alanında çalışılırken aile alanında görünür hâle gelebilir. Yani bu alanlar birbirini destekler.

Bu yüzden çalışma ısmarlama değildir. “Ben karındaşlarıma bakmak istiyordum, karşıma bir aile sırrı çıktı” diye bir şey yoktur; kişi geldiğinde alan ona sadık kalır. Yönteme göre alan, hayata hizmet eden neyse onu ortaya çıkarır.

8. Her şeyi atalara bağlamak zorunda mıyız?

Yönteme göre hayır. Dolanıklık, aile ya da kabile sisteminde eksik olanla özdeşleşmek anlamına gelir. Ancak alanda bakıldığında bir meselenin kaynağı farklı olabilir: Soyla mı ilgili, yoksa kişinin karındaşlık sistemiyle mi? Bir dolanıklık mı, tamamlanmamış bir hareket mi, gerçekleşmemiş bir istek mi?

Beşinci kuşakta 32 büyükanne ve büyükbabamız vardır ve her biriyle organik bir bağımız bulunur. Yöntem şunu sorar: Alanda neden biri çıkar da diğeri çıkmaz? Freni Metodu’na göre beden kayıt tutmaya ilk hücreden itibaren başlar; bu yüzden çalışma kişinin kendi başlangıcından bakar. Ama hangi meselenin öne çıkacağını, soydan mı karındaşlıktan mı geleceğini kişi değil, alan belirler.

9. Neden tanıdık olana, hatta bize iyi gelmeyene çekiliriz?

Freni Metodu bunu tanıdıklık ve “bedensel sadakat” kavramlarıyla açıklar: Tanıdık olana çekiliriz. Yöntem, yaşamla kurduğumuz bağı bir senfoni orkestrasının çaldığı esere benzetir; nereden geldiğini bilmesek de o esere bağlıyızdır.

İlk görüşte aşk ya da birinin yanında omuzların kendiliğinden yükselmesi de yönteme göre aynı yerden gelir: Beden tanır. Kişi, erken dönemdeki çoğul yaşantılarını bugünkü ilişkilerine yansıtır. Tehlike de aşk da sonuçta bir duygudur. Yönteme göre bu örüntüyü tanımlamak, ona farklı bir yerden bakabilmenin ilk adımıdır.

10. Neden herkesin yükünü taşıyormuş gibi hissederiz?

Freni Metodu bu “taşıma” hâline de rahim içinden bakar. Yönteme göre yaşam bağının kurulduğu amniyon kesesinin üzerinde, sizden kısa süre önce oluşmuş, belki daha büyük bir kese bulunabilir; böyle bir konumda baskı hissetmek “doğaldır”. Bunun kişiden kişiye nasıl şekillendiğini görmek için alanda bakmak gerekir.

11. Kalabalığın içinde neden eksik ya da yalnız hissederiz?
Freni Metodu® atölyesinden bir kare.

11. Kalabalığın içinde neden eksik ya da yalnız hissederiz?

Yöntem bu hissi “kozmik yalnızlık” olarak adlandırır ve tek cümleyle özetler: Birlikte başlarız ama yalnız doğarız. Başlangıcımız çokluk içinde, doğumumuz tekildir. Freni Metodu’na göre insan çok sevildiği, kalabalıklarla çevrili olduğu hâlde açıklayamadığı bir eksiklik hissedebilir; bu his, o ilk ayrılığın izini taşıyabilir.

12. “Kaybolan ikiz sendromu” ile ilgisi var mı?
Freni Metodu® atölyesinden bir kare.

12. “Kaybolan ikiz sendromu” ile ilgisi var mı?

Tıpta “kaybolan ikiz” (vanishing twin) olarak bilinen durum, çoğul başlayan bir gebelikte embriyolardan birinin erken dönemde kaybedilmesini anlatır. Freni Metodu’nun ilgilendiği alan bundan daha erkendir: embriyolar belirginleşmeden önceki çok hücreli karındaşlık sistemi. Yönteme göre sinir sistemi oluştuktan sonra yaşanan bir kayıp daha derin izler bırakabilir; ancak çalışmanın asıl odağı, her insanın başlangıcında var olduğu kabul edilen bu çoğul sistemdir.

13. Bu çalışma kimler için?

Kendini tanımak ve ilişki döngülerine farklı bir yerden bakmak isteyen herkes için. Özellikle:

  • Oyuncular ve sahne sanatçıları: Oyunculuk, bir duyguyu ifade edip aktarmaktır. Yönteme göre öfkeden üzüntüye, sevinçten hayal kırıklığına ve çocukluk masumiyetine kadar tüm duygular anne karnı yaşantısında kelimenin tam anlamıyla “vücut bulur”. Duygunun çıkış yerini gören oyuncu bu bilgiyi oyununa yerleştirebilir; elbette kişisel olarak da faydalanabilir.
  • Koçlar, mentorlar ve danışmanlık alanında çalışanlar: İnsanla çalışan profesyoneller, danışanlarıyla özel bir ilişki biçimi içindedir. Kişinin kendi bedensel tepkilerini ve kendi sistemini tanıması, bu ilişkiye de yansır. Çalışma, profesyonelin önce kendi sistemine bakmasına alan açar.
  • Aile dizimi, beden odaklı ve somatik çalışmalarla ilgilenenler.

14. Bu çalışma ne değildir?

  • Terapi değildir. Psikoterapi ya da tıbbi tedavi niteliği taşımaz, hiçbir tedavinin yerine geçmez.
  • Aile dizimi değildir, ama ondan ayrı da düşünülemez. Çalışma rahim alanında, kişinin karındaşlarıyla ilişkisi üzerinden ilerler; yine de alan öncelikli olanı gösterir ve aile sistemine ait meseleler de görünür hâle gelebilir.
  • Her şeyi açıklayan tek bir anahtar değildir. Yöntem bir gözlem alanı açar; insanla çalışan profesyonellerin bu bilgileri danışanlarının yaşadıklarına biyolojik ya da travmatik açıklamalar atfetmek için kullanmaması önemlidir.
  • Yüksek sesli vaatler sunmaz. “Çok zengin olacaksın” ya da “hayalindeki eve kavuşacaksın” demez, hiçbir sonucu garanti etmez. Freni Metodu, insanın kendini tanıması ve bilmesi üzerine bir çalışmadır; temeli biyolojiktir.
  • Herkes için uygun değildir. Psikiyatrik ilaç kullananlar ile hamilelik ve emzirme dönemindeki kişiler için önerilmez.

15. Peki bu çalışma ne vaat ediyor?

Freni Metodu’nun vaadi sessiz ve daha güçlü: hayat enerjini kendinde toplaman ve onu doğru yöne akıtabilmen. Freni’nin deyişiyle enerji oksijendir, yakıttır; oksijen de harekete geçirir. Yönteme göre eksik olanı yerine, doğru yere koyduğumuzda o enerji geri gelir.

Kendini tanıdığında ve potansiyeline yer açtığında, o dili öğrenmek ya da o işi yapmak için gereken enerji de sende olur. İlişkilerde ise hem kendini hem de bir başkasıyla olası gerçeğini tanımaya başlarsın.

“Cennet bir mekân değil, bir hatırlama biçimidir.” Freni Metodu’nun bakışıyla bu cümleyi bir biçimin hatırlanması olarak da okuyabiliriz: Çokluk içindeki ilk hâlimizin. Freni’nin sevdiği bir sözle: Hayat ortaya çıktığında, ışık da ortaya çıkar.

Freni Metodu® Aralık’ta yeniden İstanbul’da: Graziella Concetta Freni ile 3 günlük atölye

  • Tarih: 4-5-6 Aralık 2026, 10.00–18.00
  • Yer: Yoda People, Hasanpaşa Mah., Kurbağalıdere Cd. No: 29/4, Kadıköy/İstanbul
  • Detaylı bilgi ve kayıt için: WhatsApp 05318274217

Atölyenin 3. günü, Graziella Concetta Freni ile birebir çalışmak isteyenlere de açıktır, kontenjan 6 kişiyle sınırlıdır.

Graziella Concetta Freni ile yaptığımız söyleşiyi okumak için: Hepimiz yalnız doğmuş ikizleriz

Freni Metodu ile ilgili izlenim yazısını okumak için: https://mumkundergi.com/freni-metoduyla-3-gun-cennet-bir-duygu-olabilir-mi/


©mümkün dergi

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Reklam