YORGUNLUK, ŞİŞKİNLİK, GERGİNLİK: BEDENİN DİLİNE ÇEVİRİ REHBERİ
Esenlik

Yorgunluk, Şişkinlik, Gerginlik: Bedenin Diline Çeviri Rehberi

Beden farkındalığı kişinin hayatı boyunca maddesel boyutta yaşayabileceği en büyük kazanımlardan bir tanesi. Kişinin rutinlerini bilmesi, bunun üzerine kafa yorması, bedeninin sağlıklı halini tanıyor olması, potansiyelini açığa çıkarmak için çaba gösteriyor olması oldukça kıymetli.

Herkesin Normali Kendine

Hiçbirimiz diğerimizin aynısı değiliz! Yani bu ne demek? Bedenlerimiz için normal dediğimiz şey, kişiden kişiye farklılık gösteriyor demek. Normallerimiz farklı olduğu gibi bize iyi gelen şeyler de birbirinden son derece farklıdır. Örneğin ince belli, omuzları zayıf, meme dokusu küçük bir kadın yani daha çok vata beden tipi için ılık limonlu su faydalı iken Geniş omuzlu, bel çevresi kalın, kalça kavisi daha düz olan bir kadın için yani daha çok kapha beden tipi için tarçınlı soğuk su faydalı olabilir.

Günümüzde bilginin ulaşılabilirliği arttıkça okuduğumuz her bilgiyi kaynak sorgulamaksızın doğru kabul etme ya da başkasına uygun olan bir öneriyi kendimiz için de gerçek sayma yanılgısını yaşama riskimiz artabiliyor.

Herkesin Normali Kendine

Kişinin takibini yapan sağlık profesyonelinin önerileri mutlaka çok kıymetli. Ancak kişinin kendi bedenini tanıması da bir o kadar önemli. Yıllar önce tıp fakültesinde gastroenteroloji stajındayken hocamın sorduğu soruyu hep hatırımda tutarım. “Çocuklar kabızlık ne demek?” diye sormuştu bize. Hepimiz başka başka cevaplar verdik. Kimimiz için iki gün tuvalete çıkamamak, kimimiz için ıkınarak tuvalet yapmak, kimisi içinse günde iki defa tuvaletini yapamamak kabızlığın tanımıydı. Ve o gün hocamızdan çok değerli bir bilgiyi öğrendik aslında. “Kabızlık” kişinin tuvalet rutininin aksamasıdır demişti. Her gün tuvalete giden biri için, günaşırı yapmak kabızlıktır. Üç günde bir tuvalete giden biri için, dördüncü güne sarkması kabızlıktır. İşte burada asıl dikkat edeceğimiz şey, kendi rutinimizi bilmek, bedenimizi yargısızca gözlemlemektir.

Beden Konuşur, Yeter ki Dinleyelim

Beden Konuşur, Yeter ki Dinleyelim

Apandisit ameliyatı olduğum süreçte, ameliyat sonrası 3-4 gün karnım şişmiş, tuvalete hiç çıkamamıştım. Birçoğunuzun da tahmin edeceği gibi, hastaneye gelen yakınlarımız (özellikle kadınlar) incir kuruları, kayısı kuruları, bitki çayları gibi çok fazla öneride bulunmuştu. Bense hepsini tek tek deniyordum. Tek isteğim karın ağrısından kurtulmak ve tuvalete gidebilmekti. Ancak ne yaptıysak işe yaramadı. Artık çaresizliğin tavan yaptığı bir dönemde, kendi kendime kalıp düşünmek istedim. “Kızım hatırlasana ne zaman en rahat tuvalete çıkarsın sen?” Ve sorunun cevabı çok basitti. “Aç karnına sade Türk kahvesi içtiğimde.” Ve ertesi gün hemen kendime uyanır uyanmaz Türk kahvesi yaptım. Birçok kişinin kabızlık yapacağını düşündüğü kahve tuvalete çıkmamı sağlamış, ağrımı kesmişti.

Şifanın Başlangıcı: Kendini Tanımak

Şifanın Başlangıcı: Kendini Tanımak

İşte şunu her daim akılda tutmakta fayda var: Her beden birbirinden çok farklı özelliklere sahip.

Genlerimiz, yaşadığımız çevre, cinsiyetimiz, yaşımız, mesleğimiz, beden tipimiz, hastalıklarımız, hastalıklara yatkınlıklarımız, yaşam şeklimiz, alışkanlıklarımız bizim bugünümüzü son derece etkileyen faktörlerin başında geliyor. Tıpkı bu faktörlerimizin farklı olduğu gibi her birimize neyin iyi geleceği de bu farklılıklara göre değişkenlik gösterebiliyor.

Kişinin ihtiyacı, öncelikleri ve beğenileri düşünülerek bir yol haritası çizmek en işe yarayan yöntem oluyor çoğu zaman. Kendi normalini bilerek, bedeninin en iyi versiyonunu yaşamaya cesaret ederek, çoğunlukla bize iyi gelecek seçimleri yapabileceğimiz bir hayat mümkün!

Yeter ki buna gönüllü olalım… Çünkü bedenimiz çoğu zaman bize ihtiyacımız olan cevabı vermeye çalışıyor. Bazen bir yorgunlukla, bazen bir şişkinlikle, bazen de açıklayamadığımız bir gerginlikle… Önemli olan bu sinyalleri susturmaya çalışmadan önce onları anlamaya niyet etmek. Kendimizi başkalarıyla kıyaslamak yerine kendi bedenimizin dilini öğrenmek. Çünkü gerçek beden farkındalığı, bedenimizi değiştirmeye çalışmadan önce onu tanımaya gönüllü olmakla başlıyor.


©mümkün dergi

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Dr. Hatice Kılınç Korkmaz
2011 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezuniyetiyle başlayan doktorluk mesleğini, mindfullness ebeveynlik, aile danışmanlığı, Emotional Freedom Technique, Reiki, Kundalini, Recall Healing, Wellbeing, Bütünsel Sağlık Akademisi eğitimleri gibi eğitimlerle besleyerek canlılığın şifasına katkı olmayı ve insanlarda farkındalık uyandırmayı amaçlıyor.
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.