Kendi Başımızın Çaresine Bakmaktan Yorulmadık mı?
Farkındalık

Kendi Başımızın Çaresine Bakmaktan Yorulmadık mı?

Geçenlerde İngiltere’de 26 kadının, yaşlandıkça birbirlerine destek olabilmek için on yıl uğraşıp kendi ortak yaşam alanlarını kurduklarına dair bir haber okudum. Ekrana bakarken hissettiğim şey sadece sosyolojik bir merak değildi; bu haberin içimde bir yere bu kadar net çarpmasının çok taze, çok kişisel bir sebebi vardı.

19 Mayıs’ta annemi kaybettim. Hayatın o bildik ritminin tamamen koptuğu, modern çağda çok övündüğümüz “kendi ayakları üzerinde durma” halinin hükmünü yitirdiği o ağır günlerde, yalnız olmadığımı çok somut bir şekilde yaşadım. Eğitimlerimden mezun olan o kadınlar, o sahici “kız kardeşlerim” cenazede fiziksel olarak yanımdaydılar. Telefonlar, mesajlar hiç susmadı. Cenaze sonrasındaki o koca boşluk hissinde, 80 kişilik grubumuza sadece “Hadi kızlar, buluşalım” diye yazdığımda, yirmi kadının anında ekranın karşısına geçip varlıklarıyla bana alan açması, sessizce omuz vermesi… Londra’daki kadınların on yıl uğraşarak kurduğu o mahalleyle, annemi kaybettiğimde etrafımda etten kemikten bir duvara dönüşen o kız kardeşlik ağı aynı evrimsel koda dokunuyor.

“İnsan, tek başına güçlü olmak için değil; birlikte iyileşmek için yaratılmış olabilir.”

Antropolojinin medeniyetin başlangıcı kabul ettiği o meşhur bulguyu bilirsiniz: 15.000 yıllık, kırılıp iyileşmiş kaval kemiği. Doğanın tavizsiz işleyişinde kırık bir bacak ölümdür; hayatta kalmak için o kemiğin kaynamasını bekleyecek, senin için avlanıp tehlikeyi göze alacak birilerine ihtiyacın vardır. Medeniyet ateşi bulmakla değil; o kırık kemiği sarmakla, bir başkası için kendi hızını kesmeyi göze almakla başladı. Her şeyi tek bir uygulamadan çözdüğümüz, kapı kilitlerini çoğalttığımız, market kuryesiyle bile yüz yüze gelmemeyi “konfor” saydığımız bu düzende, o kemiği saran ellerin ne anlama geldiğini unuttuk. Güçlü olmayı, kimseye muhtaç olmamakla ve yük olmamakla eş tuttuk. Kusursuzca yalıtılmış, kimsenin vaktini almadan işlettiğimiz bu dikensiz otonomi bizi içten içe tüketti.

Ben her şeyi tek başıma yapmak istemiyorum, yaşlandığımda kapımı çalacak birilerini istiyorum

Londra’daki 26 kadın, bu tükenmişliğe karşı “Ben her şeyi tek başıma yapmak istemiyorum, yaşlandığımda kapımı çalacak birilerini istiyorum” diyerek bir sistem inşa etti. Benim mezunlarım, o kemiğin kırıldığı gün, “Biz buradayız ve senin için yavaşlıyoruz” diyerek o sistemi benim için canlı tuttu.

Şimdilerde mantar gibi çoğalan kitap kulüplerini, sabahın köründe parklarda toplanıp koşan grupları veya atölyelerde yan yana gelen yabancıları çok farklı izliyorum. Çoğu insan o masalara sadece edebiyatı çok sevdiği ya da muazzam bir vazo yapmak istediği için oturmuyor. Her şeyi tek başına yapmaktan yorulmuş insanlar olarak, zayıf görünmeden yardım isteyebileceğimiz, düşersek bizi kaldıracak o sosyal kabileleri yeniden kurmaya çalışıyoruz. Maskelerimizi indirebileceğimiz mazeretler arıyoruz.

Kimseye ihtiyaç duymayan o aşılmaz kaleyi inşa etmek, sandığımız gibi bizi korumuyor olabilir. İşler yolundayken masanda tutabildiğin o insanlar, o zor gün geldiğinde senin için hızını kesecek, “buradayız” diyecek olanlar… Güvenlik, kapıları kilitlemek değil, kapıyı çalacak birilerini kendi hayatında var edebilmektir.


©mümkün dergi

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Avatar fotoğrafı
Holistik Beslenme Uzmanı, MBS tekniği kurucusu, yazar, kilo konularında ezberbozan... Gıda Mühendisliği temeli ve 15 yılı aşan Yemek Sektörü tecrübesi üzerine yurt içi ve yurt dışından alınmış sayısız eğitimden dağıtılmış MBS tekniği ile zihin ve duygu dönüşümü ile beden değişimine rehberlik ediyorum. Sihirli değneği var filan diyorlar. İnanmayın. Marifet değnekte değil doğru çözümü üretmekte. Yoksa insanın kendisi mucize!
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.