Mayıs 2024 tarihinde katıldığı bir etkinliğin fotoğraflarını görünce iki yıl sonra da olsa yazmaya karar verdim. Sadece fotoğraflara baktığım için değil, aynı zamanda 2 gün önce Ormanya’yı tekrar ziyaret etmem de buna bir sebep.
Hikayeleştireyim.
Bir sabah düşünün: Elinde dürbün, ayağında toprak kokusunu içine çekmeye hazır bir beden, kalbinde şehrin henüz sökmemiş olduğu o tuhaf sessizlik özlemiyle ormana giriyorsunuz. Adımlarınız yavaşlıyor hem öğrenilmiş bir dikkatle hem de içgüdüsel bir saygıyla. Duruyorsunuz. Bir ses. Dalların arasından, nereye bakacağınızı tam bilemediğiniz bir yerden geliyor. Başınızı kaldırıyorsunuz ve tam o anda bir kuş görüyorsunuz; ismini bilmiyorsunuz belki, ama orada olduğunu, var olduğunu, sizden çok önce bu dallarda ötüyor olduğunu hissediyorsunuz. İşte o an tam o sessiz, büyülü, ismi konmamış an bilimin ve hissin aynı anda yaşandığı o nadir kesişme noktasıdır. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Ormanya Doğal Yaşam Parkı’nda düzenlediği “Tür Say!” etkinliği, tam da bu anın peşinden koştu. Ve bir günde 462 kez yakaladı onu.
“Doğada hiçbir şey yalnız başına var olmaz.”
Rachel Carson, Silent Spring (1962)

Tür Say Nedir? Vatandaş Biliminin Ormandaki Hâli
Dünyada “Bioblitz” adıyla bilinen, Türkiye’de ise “Tür Say” olarak adlandırılan bu vatandaş bilimi etkinliğinde, bulunulan bölgenin flora ve faunasını oluşturan tüm canlılar — ağaçlar, çiçekler, mantarlar, böcekler, kuşlar, memeliler cep telefonlarına yüklenen “iNaturalist” uygulamasıyla fotoğraflanarak tür tanımı yapıldı. Bu tanımı duyan birinin aklına gelen ilk soru belki şudur: Bir cep telefonu ve bir uygulama bu gerçekten bilim midir? Cevap hem evet hem de evet’ten fazlasıdır. Çünkü burada gerçekleşen şey, salt veri toplamaktan ibaret değildi. Burada gerçekleşen şey, iki yüzü aşkın insanın aynı sabahta aynı ormanda, aynı merakla eğilmesiydi; bilimin en saf, en insani, en güzel hâline merak ve dikkat dönüşmesiydi.
Ormanın İçine Dağılan Merak
Etkinliğe alanında uzman eğitmenler ve doğa rehberleri eşliğinde katılan doğaseverler ellerinde dürbün, böcek gözlem kutuları, büyüteçler ve telefonlarıyla ormana yayıldı. Her biri farklı bir iz sürdü; kimi yukarı baktı, kimi aşağı eğildi, kimi bir taşı kaldırdı, kimi bir çiçeğe burnunu dayadı. Ormanya’nın o sabah binlerce gözün, yüzlerce kulağın ve onlarca meraka açık kalbin sahnesine dönüşmesi — bu görüntüyü hayal etmek bile insanın içinde bir şeyleri gevşetir.
“Evrenin en net yolu, bir orman vahşetinden geçer.”
John Muir, Our National Parks (1901)
Uzmanların Rehberliğinde Doğayı Yeniden Okumak
Etkinlik; İTÜ Öğretim Üyesi ve “Böcek Doktoru” lakaplı Dr. Fatih Dikmen, kocaelibitkileri.com editörü Dr. Hüseyin Cahit Doğan, Ormanya Yaban Hayat Biyoloğu Sibel Öztürk, Yaban Hayatı Fotoğrafçısı ve Kuş Gözlemcisi Ümit Malkoçoğlu ile Doğa Rehberi Ayşe Alioğlu eşliğinde gerçekleştirildi. Bu isimler salt birer unvan değil; her biri yıllarca bir türün peşinden giden, sabah sisinde ormana giren, aklının bir köşesini sürekli doğaya ayıran insanlardı. Onların rehberliğiyle ormana girmek, bir müzeyi yalnız gezmek ile o müzenin küratörüyle birlikte gezmek arasındaki fark gibiydi. Her adımda yeni bir kapı, her duraksayışta yeni bir pencere açıldı.

Bitkilerin Dilini Öğrenmek
Flora gözleminde katılımcılar, Dr. Hüseyin Cahit Doğan eşliğinde Sultan Otu, Kadımalak, Dolmayaprağı, Şekerciboyası, Çakalotu ve Sivri Salep gibi çeşitli bitki türlerini gözlemleyip kayıt altına aldı. Bu isimlerin sıradan geçip gidilmemesi gerekir. Bir düşünün: Sultan Otu. Sivri Salep. Şekerciboyası. Türkçenin bu kadim, bu sıcak, bu imgeli bitki adları — onları ilk kez verenler ne gördüler, nasıl baktılar bu bitkilere? Bir toprağın dilini öğrenmek demek, o toprakta büyüyen her şeyin adını bilmek demektir ve o gün Ormanya’da insanlar toprağın dilinden birkaç kelime daha öğrendi.
Kanatlar, Uğultular ve Bir Sabahın Şiiri
Kuş gözlemi sırasında ise ispinoz, sıvacı, büyük baştankara, sarı asma, kızıl gerdan, benekli sinekkapan, şahin, karatavuk, öterardıç ve çıvgın gibi önemli kuş türleri kayda geçirilirken; uğur böceği, düz sırtlı kırkayak, tahta biti, Bombus Arısı ve Atalanta Kelebeği gibi çeşitli eklembacaklılar da Ormanya’da gözlemlenen türler arasına eklendi. Her isim ayrı bir hayat. Her hayat ayrı bir ses, ayrı bir hareket, ayrı bir varoluş biçimi. İspinozun daldan dala atlayışı, Atalanta Kelebeği’nin kanatlarındaki kızıl bantın güneşte yanması, Bombus Arısı’nın uğultusunun havada asılı kalması — bunlar yalnızca biyoloji notlarına düşen veriler değil; bir sabahın şiiriydi.

Bir Kuşun Bacağına Takılan Hafıza
Tür Say katılımcıları etkinlik boyunca Ormanya’nın kuş halkalama istasyonunu da ziyaret etti; Uzman Veteriner Hekim Muhammet Nalkıran’dan kuş halkalama çalışmaları hakkında ayrıntılı bilgi aldı. Kuş halkalama belki çoğu insan bu kavramla o gün ilk kez yüzleşti. Minicik bir halkayı, minicik bir bacağa takmak. Ve o kuşu serbest bırakmak. Nereye gittiğini bilmeden, bir daha görüp görmeyeceğinizi bilmeden — ama onun artık dünyada iz bıraktığını, bir veri noktasına, bir koordinata, bilimin uzun hafızasına işlendiğini bilerek. Bu hem en küçük hem de en büyük bilimsel eylemdir.
Klinikte tedavisi süren “saz kamışı” türünü yakından inceleyen katılımcılar, iyileşen kuşun doğaya salınışına bizzat tanık oldu. Bu an bütün etkinliğin belki de en sessiz, en yoğun anı bir kuşun bacağında küçük bir halkası, kanatlarında yeniden kazanılmış bir özgürlüğü, izleyenlerin yüzlerinde ise tarif edilmesi güç bir şey: sevinç mi, hüzün mü, tam ikisinin arasındaki o belirsiz insan duygusu mu? Belki her ikisi birden. Belki ikisinden de fazlası.
Tohum Topları ve Geleceğe Bırakılan Söz
Etkinlik boyunca Doğa Eğitmeni Ayşe Alioğlu eşliğinde arıların sevdiği çiçek tohumlarının yer aldığı tohum topları yapılarak doğaya atıldı. Tohum topu. Küçük, yuvarlak, içinde bir umut saklı. Onu yapan ellerin bilmeyeceği bir gelecekte, bir ilkbaharda, bir yerde filizlenecek. Kimse görmeyecek belki. Ama o eller, o sabahın Ormanya’sında, toprağa bir söz verdiler.
“Yeryüzünün güzelliklerini ve gizemlerini derinden kavrayan kişi ne yalnız kalır ne de yaşamdan bıkar.”
Rachel Carson, The Sense of Wonder (1965)
Sayıların Ardındaki Hikâyeler
Etkinlik boyunca 200’ü aşkın doğaseverin katılımıyla 206 farklı tür kayıt altına alındı ve 500’e yakın gözlem gerçekleştirildi. Bu sayılar soğuk değil aslında. Her birinin arkasında bir duruş var birinin öne eğilip bir otun yaprağını tersine çevirdiği an, birinin nefesini tutup dürbününü sabitlediği an, birinin toprağa çömelip minik bir böceği mercekle incelediği an. 462 gözlem, 462 ayrı buluşma demek; insanın doğayla, bilimin merakıyla, şehirlinin unuttukları ile hatırladıkları arasındaki o narin köprüde gerçekleşen 462 ayrı el sıkışma.
Vatandaş Bilimi: Bilginin Kapısını Açmak
Vatandaş bilimi…bu kavramın içindeki güzelliğe dikkat etmek gerekir. Bilim, tarihinin büyük bölümünde seçilmişlerin, laboratuvar kapılarının, uzman unvanlarının arkasında kaldı. Vatandaş bilimi ise kapıyı ardına kadar açar: Gel, sen de gör, sen de kaydet, sen de bil. Bilgi bir ayrıcalık değil, bir ortaklıktır der. Ve Ormanya o sabah bu ortaklığı yaşadı — bir botanikçi ile emekli bir öğretmen, bir biyolog ile ilk kez dürbün tutan bir çocuk, yan yana aynı ağaca bakarak aynı merakı paylaştı.
Etkinliklere katılanlar doğaya olan sevgilerini pekiştirirken çevre koruma konusunda da bilinçlenmenin önemini vurguladılar. Ama bu bilinçlenme, sloganlarda ve afişlerde büyüyen türden değildi. Toprağa diz çökerek, bir yaprak damarını büyüteçle izleyerek, bir kuşun adını ilk kez bilerek geldi. Böyle gelen bilincin kökleri daha derine iner; çünkü zihinle değil, bedenle, duyularla, anıyla kazınmış bilgi, kolayca silinmez.
Doğayı korumak isteyen nesiller yetiştirmek için önce doğayı tanımaları gerekir. Tanımaları için görmeleri, görmeleri için bakmaları, bakmaları için ise durmaları. Sadece durmaları.
Ormanya, o gün 200’ü aşkın insana tam bunu yaptırdı.
Ve onlar 462 kez, durup baktılar.
©mümkün dergi
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

