Biliyorsunuz, Kahramanmaraş asırlardır Anadolu’nun kalbinde şiirin, sözün ve hakikatin başkenti olarak yaşamaya devam ediyor. Halîlî-i Maraşî’den Karacaoğlan’a, Sünbülzâde Vehbî’den Kuddûsî Ahmed Efendi’ye, Necip Fazıl Kısakürek’ten Sezai Karakoç’a, Nuri Pakdil’den Cahit Zarifoğlu’na, Erdem Bayazıt’tan Rasim Özdenören’e uzanan muazzam bir edebiyat nehri, bu kadim şehrin damarlarında akıyor. Bu güçlü birikim ve yüzyıllara yayılan süreklilik, 2025 yılında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı tarafından “Edebiyat Şehri” unvanıyla tescillendi. Şehrin mottosu hâline gelen “Biz biliyorduk, artık dünya da biliyor.” sözü, köklü söz ve düşünce geleneğinin uluslararası ölçekte karşılık bulmasının ve tescillenmesinin özlü bir ifadesi olarak öne çıkıyor. Kahramanmaraş’ın UNESCO yolculuğu, rastlantısal bir başvuru sürecinden doğmadı. Şehir, kendi hafızasına dönüp kültürel birikimini bugünün dünyasıyla buluşturdu ve edebiyatı bir kalkınma ekseni olarak yeni bir perspektifle değerlendirdi. Yaklaşık beş-altı yıl süren yoğun hazırlıkların sonunda ortaya çıkan bu çalışma, kapsamlı bir kültür politikasına dönüştü. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde yürütülen süreç de yalnızca bir başvuru dosyası hazırlığı olarak ilerlemedi; zaman içinde şehrin bütün bileşenlerini ortak bir vizyon etrafında buluşturan kapsamlı bir kültürel seferberlik hâlini aldı.

Şehrin Edebiyat Mirası: Kesintisiz Bir Medeniyet Yürüyüşü
Edebiyat Yolu adlı kapsamlı eser, Kahramanmaraş’ın edebiyat hafızasını somutlaştıran en önemli çalışmalardan biri. 16. yüzyıldan günümüze uzanan bu eser; Halîlî-i Maraşî’nin tasavvufi divançesinden Karacaoğlan’ın halk şiirine, Sünbülzâde Vehbî’nin klasik divan geleneğinden Kuddûsî Ahmed Efendi’nin sûfiyâne coşkusuna, modern dönemde ise Yedi Güzel Adam kuşağıyla özdeşleşen Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Nuri Pakdil, Bahaeddin Karakoç, Erdem Bayazıt, Alâeddin Özdenören, Mehmet Akif İnan ve Cahit Zarifoğlu’na uzanan büyük söz mirasını aynı çizgide buluşturuyor. Böylece farklı dönemleri ve kuşakları aynı söz geleneğinde buluşturan bir köprü kuruyor. Bu miras yalnızca geçmişte kalmış bir hatıra olarak yaşamıyor. Âşık Mahzuni Şerif ve Âşık Yener’in türkülerinde, Hayati Vasfi Taşyürek ve Abdurrahim Karakoç’un dizelerinde, Tahsin Yücel, Rasim Özdenören ve Şevket Bulut’un öykülerinde yaşamaya ve yeni kuşaklarla buluşmaya devam ediyor. Kahramanmaraş da “her evinden şair çıkan şehir” olarak anılan kimliğini, UNESCO’nun önem verdiği yaşayan ve süreklilik taşıyan kültür ekosistemi anlayışıyla net bir biçimde örtüştürüyor.

UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı ve Edebiyat Şehri Unvanı
UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı (Creative Cities Network), 2004 yılında kuruldu ve bugün 100’den fazla ülkeden 400’ü aşkın şehri aynı çatı altında buluşturuyor. Edebiyat, müzik, gastronomi, zanaat ve halk sanatları, tasarım, sinema, medya sanatları ve mimarlık olmak üzere sekiz yaratıcı alanda şehirler bu ağa katılabiliyor. Edebiyat kategorisinde dünya genelinde 63 şehir yer alırken, Kahramanmaraş bu unvanı alan Türkiye’nin ilk ve tek şehri olma başarısını gösterdi.
UNESCO’nun Edebiyat Şehri unvanı, yalnızca bir edebiyat geçmişine sahip olmayı yeterli görmüyor. Yaşayan bir üretim kültürü, genç kuşakları sürece dâhil eden çalışmalar, uluslararası iş birliklerine açıklık ve edebiyatı kentsel gelişimin temel unsurlarından biri olarak değerlendiren sürdürülebilir bir yaklaşım bekliyor. Kahramanmaraş da bu anlayışı farklı yönleriyle ortaya koyuyor:
- Tarihî derinlik ve süreklilik: Sürekliliği olan bir edebiyat geleneği ve kuşaktan kuşağa aktarılan birikim.
- Kurumsal kültür ortamı: Uluslararası Şiir ve Edebiyat Günleri, Kahramanmaraş Kitap Fuarı ile yıl boyunca düzenlenen atölyeler, paneller ve sempozyumlar.
- Yayıncılık ve dergi geleneği: Şehrin edebî hafızasını besleyen zengin bir süreli yayın kültürü.
- Gençlik ve eğitim odaklı çalışmalar: Okuma seferberlikleri, genç yazar atölyeleri ve yeni kuşakları üretime teşvik eden projeler.
- Deprem sonrası kültürel direnç: 6 Şubat depremlerinin ardından “Edebiyat iyileştirir” anlayışıyla kültürel üretimi sürdürme kararlılığı.
Bu tablo, Kahramanmaraş’ın edebiyatı yalnızca geçmişten devralınan bir miras olarak korumadığını; onu yaşayan, üreten ve geleceğe taşıyan bir şehir kültürünün merkezinde konumlandırdığını ortaya koyuyor.
Süreç ve Hazırlıklar
Kahramanmaraş’ın UNESCO yolculuğuna bakıldığında, şehrin kendi kültürel hafızasını yeniden ele aldığı bir hazırlık süreci dikkat çekiyor. Büyükşehir Belediyesi, Granada, Dublin, Heidelberg ve Lviv gibi mevcut Edebiyat Şehirlerini inceleyerek çeşitli modeller üzerinde çalışmış; çeviri projeleri ve ortak etkinlikler için hazırlıklar yapmış.
Edebiyat Yolu projesi gibi kalıcı çalışmalar da “Edebiyat Yolu” fikrini sokak tabelalarının ötesine taşıyarak fikrî ve sanatsal boyutuyla genç kuşaklara aktarmayı amaçlıyor. Kitap fuarları, şiir dinletileri, yazar buluşmaları ve uluslararası festivaller, şehrin kültürel hayatını besleyen önemli çalışmalar arasında yer alıyor. Bütün bu çalışmalar, UNESCO’nun önem verdiği kapsayıcı, sürdürülebilir ve yenilikçi kültür anlayışıyla uyum taşıyor.

Dünya Örnekleri ve Kahramanmaraş’ın Potansiyeli
Edinburgh, Krakow ve Dublin gibi şehirlerin UNESCO Edebiyat Şehri unvanını aldıktan sonra turizmden uluslararası kültür etkinliklerine kadar pek çok alanda yeni bir ivme yakaladığı görülüyor. Güçlenen şehir markası, büyüyen festivaller ve artan ziyaretçi sayıları bu dönüşümün en somut göstergeleri arasında yer alıyor. Kahramanmaraş’ın da benzer bir potansiyele sahip olduğu söylenebilir. Yedi Güzel Adam Rotası, Şiir Parkları, Edebiyat Müzesi ve tematik yürüyüş yolları gibi projelerle edebiyat turizmi, şehrin kültürel kimliğini güçlendiren yeni çekim alanlarından biri olabilir.
Yeni Bir Dönemin Başlangıcı
Bu yazının başında yer alan, “Biz biliyorduk, artık dünya da biliyor” sözü, Kahramanmaraş’ın bu uzun yolculuğunu ve haklı gururunu en güzel şekilde özetliyor. UNESCO Edebiyat Şehri unvanı, şehre yalnızca uluslararası bir görünürlük kazandırmıyor; aynı zamanda edebiyatı kültürel diplomasi, kalkınma, toplumsal iyileşme ve ortak kimlik inşası için değerli bir imkâna dönüştürüyor.
Kahramanmaraş, Fırat Görgel başkanlığındaki Büyükşehir Belediyesi önderliğinde, üniversiteleri, STK’ları, şairleri, yazarları ve tüm halkıyla bu unvanı en verimli şekilde değerlendirecektir. Kahramanmaraş, sözü kuşaktan kuşağa taşınan şehirlerden biri. Şimdi o söz, Anadolu’nun ötesinde çok daha geniş bir coğrafyada yankı bulma fırsatı yakalamış durumda.
©mümkün dergi
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

