Âdetdöngüsü, kadın üreme sisteminde özellikle rahimde ve yumurtalıklarda oluşan, hamileliği mümkün kılan düzenli doğal değişimdir. Bu değişim rahmin gebeliğe hazırlanması için gereklidir. Menstrüel döngüye göre yaşamak son dönemde kadınların günlük yaşamlarında yer bulmaya başladı. Bu yaklaşım yalnızca yeni bir trend değil; aslında kadim bilgelikten süzülüp gelen bir hatırlayış. Bilimsel araştırmalarla bu bilgelik yeniden doğrulanıyor. Döngüye saygı duymak, sadece hormonlarla uyumlu yaşamak değil; aynı zamanda kadının kendini bütünsel olarak kabul etmesinin de kapısını aralıyor.
Hormonal döngü üzerine yazmaya karar verince aklıma ilk gelen 2013 yapımı Kıbrıs’ ta çevrilmiş “Halam geldi” adlı Türk filmi oldu. Filmde babası tarafından çocuk yaşta evlendirilmek istenen, evlenmemek için doğurganlığa adım attığını saklayan Reyhan’ın hikayesi anlatılıyor. Arkadaşlarıyla arasında kimse anlamasın diye âdet kanaması yerine “Halam geldi” ifadesini kullanıyorlar.
MENSTRÜEL DÖNGÜNÜN KUTSALLIĞI
Kadın bedeninin belki de en değerli ritmik süreci olan menstrüal döngüsüne ataerkil düzenin hüküm sürdüğü bu topraklarda uzun yıllardır ayıp, zayıflık belirtisi, tiksinti verici ve saklanması gereken bir durum olarak yaklaşılıyor. Hillary Hart’ın “Kadın Bedeninin Spiritüel Gücü” kitabında, kadınların benzersiz bir şekilde güzelliğe, hayatın kutsallığına bağlı oldukları, ancak ataerkil dünyamızın tüm işleyişiyle çeliştikleri için bunu ifade etmekte ve değer vermekte zorlandıkları anlatılmaktadır. Kitabı okurken kadınların doğayla uyumlu biyolojik ritimleri sayesinde kehanette bulunma, güçlü sezgileri ve bedensel iyileştirici güçleri hakkında derinlemesine bir bilgiye kendimizi açıyoruz. Hart birçok kadınla yaptığı röportajların neticesi olarak kadının adeta sihir yapabilen bir bedensel güce sahip olduğunu gözler önüne seriyor.
Hart’ın yazıya döktüğü gibi âdet kanamaları kadına Yaradan tarafından verilmiş bir ayrıcalık diyebiliriz. Menstrüal döngü hem biyolojik hem de ruhani açılardan kadına büyük bir güç veriyor. Tarih boyunca pek çok kültür, kadının menstrüel döngüsünü kutsal kabul etmiştir. Eski toplumlarda kadınların âdet kanamalarının ay döngüsüyle bağlantılı olduğuna inanılır, onların bilgeliği doğrudan doğanın ritmiyle özdeşleştirilirdi. Kabilelere mensup kadınlar regl döneminde inzivaya çekilip sezgilerini güçlendirdikleri özel alanlar yaratırdı. Menstrüel döngülerini doğanın döngüsüyle uyumlayan kadınlar dolunayın ışığında adet kanlarıyla ritüeller yapmışlar, yeni ay öncesi karanlıkta bedenlerini dinlenmeye bırakmışlardır.

RAHMİN EVRELERİ
Son zamanlarda kadınların kadim bilgeliğini hatırlamasıyla birlikte adet döngüsüne bakış açısı da bir değişim sürecine girdi. Âdet kanama günleri birbirine yakın kadınlar bir araya gelerek kız kardeşlik çemberlerinde kutsal güçlerini onurlandırıyorlar. Şifalı otlardan kaynatılan bitki çayları içilirken ay ışığında danslar ediliyor. Kadının doğasından gelen ruhsal gücüne dair hikayeler anlatılıyor. Modern bilim, bu kadim bilgeliği bambaşka bir dille doğruluyor. Araştırmalar, her bir döngü evresinde hormonların kadın beynini, enerjisini, hatta karar alma biçimini etkilediğini gösteriyor.
Adet döngüsüyle 10 ila 16 yaşlarında tanışan her kadın menopoz dönemine girene kadar her ay düzenli şekilde rahminin iç yüzeyinde kalınlaşan dokuyu dışarı atıyor. Böylece rahmin iç yüzeyi doğurganlık adına yenileniyor. Tıpkı ayın evreleri gibi kadının rahmi de farklı zamanlarda değişik evrelerden geçiyor. Dört mevsim misali kadının menstrüal döngüsü de dört evre halinde düzenleniyor.
Bu süreç:
Menstrüasyon: Yenilenme
Ovulasyon: Çiçeklenme
Foliküler Faz: Yükselme
Luteal Faz: Geri Çekilme evrelerine ayrılıyor.
Foliküler fazda östrojen hormonu yükselirken bireyin odaklanma ve öğrenme kapasitesi artıyor. Ovulasyon döneminde yüksek enerji ve sosyallik ön plana çıkıyor. Luteal fazda yükselen progesteronun etkisiyle içe dönme, detaylara odaklanma eğilimi belirginleşiyor. Menstruasyonda ise hem hormon seviyeleri düşüyor hem de bedene dinlenme çağrısı geliyor.

DÖNGÜLERİ ONURLANDIRMAK VE ŞEFKAT
Döngüler boyunca kadın yaşadığı dalgalanmaları huzursuzluk veya tutarsızlık kaynağı olarak tanımlamak yerine her evrenin özelliğine uyumlu doğal gücünü kullanmayı seçebilir. Böylece kadınlar döngünün bütününü kâh içe döndüren ve dinlendiren kâh verimli ve yaratıcı bir ritimde geçirebilir. Önemli olan bu hormonal dalgalanmalar sırasında kadının bu doğasına şefkat gösterebilmesidir. Kadınların gücünün çoğu, bedenlerinde kendiliğinden etkin hale gelir. Onlar, yaşamın kendi kendisine verdiği hediyelerdir. Regl olduğumuzda bir çocuk doğurabilmek için arınırız, ancak bu fiziksel arınma gerçekleşirken, aynı zamanda enerjik bir temizlenme de meydana gelir.
Hart’ ın kitabında kadınların bütün bir ay boyunca rahimlerinde topladıkları olumsuz enerjileri dönüştürüp kanama yoluyla dışarı attığı bilgisini ilk okuduğumda çok şaşırmıştım. Belki de tüm o regl sancıları, ay boyu rahimde toplanan negatif enerjinin atılım öncesi etkisidir kim bilir. Kadim bilgelik bize bu döngülerin kutsallığını hatırlatırken bilim bize bunun biyolojik temelini sunuyor. Hangi taraftan bakarsak bakalım döngüselliğe saygı duyarak kadının öz değerini onurlandırmış oluyoruz.
Onurlandırma demişken rastladığım harika bir uygulamadan bahsetmeden de geçemeyeceğim. Uygulamanın adı Goddess yani Tanrıça. Kadınların dişil gücünü hatırlayışında kolaylaştırıcı bir uygulama diyebiliriz. Günlük meditasyonlar, öz bakım rutinleri, yoga ve nefes egzersizleri içeriyor. Üstelik uygulamada bir de âdet döngüsü onurlandırma meditasyonu bulunuyor. Döngüselliğini kutsamak istersen diye bu çalışmanın yer aldığı uygulamaya giden karekodu buraya bırakıyorum.

Reklamdır. Bu karekod, Goddess: Meditasyon, Nefes, Yoga adlı üçüncü taraf uygulamaya yönlendirir. ©mümkün dergi (Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.) olarak bu yönlendirme kapsamında herhangi bir kişisel veri işlemiyoruz ve yönlendirme sonrası süreçlerden sorumlu değiliz. Yönlendirme sonrasında gerçekleştirilen işlemler ve kişisel verileriniz bakımından ilgili uygulama sağlayıcısının gizlilik politikası ile aydınlatma metni geçerlidir.
©mümkün dergi
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

