34 yıl önce, hayatımın ilk öğretmeniyle tanıştığımda aklımda canlanan en güçlü duyguydu “Şefkat”! Ne hata yaparsan yap, neyin eksik olursa olsun, çok komik ya da aciz göründüğün anlarda dahi, başını okşayacak, gözlerini kısıp sana gülümseyecek, yanına usulca yaklaşırken davranışlarıyla seni anladığını hissettirerek sevmenin adıdır: “Şefkat”
Öğretmenlik mesleği ile birebir örtüşen, mesleğin içini dolduran, eğitmekte olduğu insanlarda güven uyandıran, korkmadan öğrenmeyi mümkün kılan, farkında olmadan hata yapmanın yüz kızartacak bir durum olmadığını anlatan, bilerek hatalı davranmanın hesaplaşmasıyla seni baş başa bırakan, cevabını bilmediğin sorularda 2-3 saniyelik sessizliğin saatler gibi geçmesine engel olan sıcaklığın ta kendisidir: “Şefkat”
“Kendi üzerimizde denediğimiz her şey, tekrar edildiğinde alışkanlığa dönüşüyor.”
Okulda tattığım, zaman içerisinde şefkat pusulamı kaybettiğimi fark ettiğim an, dünya başıma yıkılmış gibiydi. 4 yaşımdaki kız çocuğunun hatırladığı, gözüne pek sevimli gelen Öğretmen gibi olamadığına biraz sitem, biraz da hayal kırıklığı eşlik ediyordu. Öyle ya, insan gördüğünü unutur muydu? Gördüğünde hoşuna giden şeyi, yapamadığını kabul etmek ya da daha önce denemediğini fark etmek kolay kabul edilir miydi?

Kendi üzerimizde denediğimiz her şey, tekrar edildiğinde alışkanlığa dönüşüyor. Bu alışkanlıklar bizi mutlu kılıyorsa, başkaları üzerinde de test edilmesi keyifli oluyor. İnandığımız ve yapabildiğimizi gördüğümüz davranışların gizemli ve büyüleyici iyileştirici bir etkisi var. Buna tüm kalbimle inanıyorum! “Şefkat” de benim için onlardan birisi. Önce görüldü, sonra iyi hissettirdi ve beğenildi.
KENDİNİN ÖĞRETMENİ OLMA ZAMANI
Şimdi kendinin öğretmeni olma zamanı! En şefkatlisinden! Her ne durumda olursan ol, hangi duyguda kalırsan kal, tıpkı yıllar önce hatırladığın o eşsiz andaki gibi yargılamadan, kızmadan, kendinin karşısına geç ve sadece omuzunu okşayıp “Seni anlıyorum.” de! Yumuşak bir sesle… Öyle bir ses duy ki hem için ısınsın hem de anlaşıldığını iliklerine kadar hisset!
Şefkat; ihtiyacımız olanın, bize bizim arzuladığımız dilde ikram edilmesi demekti. Şefkat, anlatmadan anlaşılmaktı!
Öğretmenler Gününe Bir Tebessüm
Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, şefkati mesleğinde pusula yapan tüm öğretmenlerimizin, kendi kendine öğretim veren herkesin Öğretmenler Günü’nü kutlarım!
Şefkat, ışığımız olsun!
©mümkün dergi
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

