Kum Tepsisinde Ruhun Haritasını Görmek
Farkındalık

Kum tepsisinde ruhun haritasını görmek

Klinik Psikolog Nil Akat ile Kum Oyunu Terapisi üzerine dopdolu bir röportaj gerçekleştirdik.

Kum Oyunu Terapisi hangi yaş gruplarında uygulanabilir? Sadece çocuklara mı yöneliktir, yoksa yetişkinler de faydalanabilir mi?

Kum oyunu terapisi, erken çocukluk dönemi itibariyle her yaşla uygulanabilir. Genelde isminde “oyun” kelimesi geçtiğinden dolayı insanlar bu yöntemin yetişkinlerle de kullanılmasına şaşırabiliyor. Halbuki tam aksine yetişkinler için çoğunlukla unutulmuş olan ve doğamızın bir parçası olan oyun oynama yetimizin geri kazanılması çok önemlidir. Terapi sürecinde spontane bir şekilde gelişen oyun meydana geldikçe, bilinç ve bilinçdışı arasında bir diyalog oluşmaya başlar. Bu diyalogla birlikte kişinin kendini iyileştirme potansiyeli ortaya çıkar ve süreç boyunca karşılaştığı sembollerle birlikte kişiliğini oluşturan farklı yanları arasında bir bütünlük sağlamaya başlar.

Kendini daha derinden tanımasına, iç dünyasında ve dış dünyasında meydana gelen çatışmaların çözümlenmesine olanak sağlar.  

İlk seans nasıl ilerliyor? Danışanın süreçle tanışması nasıl oluyor?

İlk başta terapist kum tepsilerini kişiye tanıtır. Odada iki tepsi mevcuttur, birinde kuru kum diğerinde ise ıslak kum vardır. Danışan buna açıksa eğer, önce kumla temas etmeye davet edilir. Araştırmalar kuma dokumanın bedensel farkındalığı artırdığını, sinir sistemini gevşettiğini ve somatik bellekte taşıdığımız anıların canlanmasına yardımcı olduğunu göstermektedir. Kum terapisinin özellikle travma tedavisinde etkili olmasındaki etkenlerden biridir.  

Kişi kumla temas ettiğinde spontane bir şekilde zihninde bir imge canlanabilir ve onu yaratmaya başlayabilir. Bazen temas etmeden de bazı minyatürlere kendiliğinden çekilir ve onları tepsinin içerisinde yerleştirmeye başlar. O sırada terapist yanında sessizce oturur ve süreci gözlemler, notlar alır.

Kum odasında pek fazla kural yoktur. Kişi – kum resmi olarak adlandırdığımız – sahneyi tamamen içinden geldiği gibi yaratabilir

Kum odasında pek fazla kural yoktur. Kişi – kum resmi olarak adlandırdığımız – sahneyi tamamen içinden geldiği gibi yaratabilir. Bazen hiç obje kullanmadan, kuma şekil vererek ilerlemek isteyebilir. Çoğu zaman, resmi oluştururken kişi farklı duygular ya da beden duyumları deneyimler. Resim bittiğinde ise, terapistle beraber üzerinde konuşabilir, sahnenin oluşturduğu çağrışımlar üzerine paylaşımlarda bulunabilir. Ancak terapist sahne hakkında herhangi bir analiz yapmaz. Çünkü sürecin zihnin kısıtlamalarına maruz kalmadan, doğal akışında ilerlemesi önemlidir.

Çocuklarda kaç yaşından itibaren uygulanabiliyor? Kum Terapisinin özellikle hangi davranış ya da problemlerde etkili olduğunu görüyorsunuz?

Bir buçuk, iki yaşında olan çocuklarla dahi bu yöntemi uygulayan terapistler var. Çocuğun yaşının gelişim özelliklerine göre süreç farklılık gösterir. Örneğin okul-öncesi çağındaki çocukların yarattıkları sahneler daha hareketlidir, terapistin daha aktif bir rol oynamasını gerektirir. Soyut kavramları işleme ve soyut düşünce kapasitesi geliştikçe, çocuğun yarattığı sahneler daha statik bir hal alır. Kendi hayal dünyasında sahnenin içindeki hikayede o harekete tanık oluruz.

Kum oyunu terapisinin, çocukları psikoterapiye getiren birçok konuda etkili olduğu kanıtlanmıştır. Kaygı bozuklukluları, depresyon, travma sonrası stres bozukluğu, korku ve fobiler, takıntılar, özgüven eksikliği, öfke problemi, dürtüsellik gibi duygu regülasyonu ile ilgili sorunlar. Yas süreçlerinde, söz-öncesi döneme ait travmalarda, hatta nesiller arası aktarılan travmalarda dahi pozitif ve dönüştürücü etkileri vardır. 

Klasik terapiden farkı ne? Özellikle hangi alanlarda kullanılıyor? Yetişkinleri bu alana yönlendirdiğiniz durumlar hangileri?

Bana göre klasik terapiye göre asıl ayrı yerde tutan en önemli kısmı sadece kelimelere dayalı olmayıp, bilinçdışının asıl dili olan semboller ve metaforlar yoluyla kişiye temas etmesidir. Aynı zamanda duyusal yönleri sayesinde bedeni harekete geçirmesi önemli bir etkendir. Bazı durumlarda, yıllar boyunca konuşma terapisiyle destek almış danışanların yaşadıkları problemlerde yeterince bir gelişme olmaz çünkü bu destekler farkındalık yaratsa da nöropsikolojik düzeyde bir değişime yol açmaz. Yani kişi sorunun farkındadır ama tekrar tekrar yaşadığı durumlara bir son veremez. İşte tam da bu noktada kum terapisi, kişinin bilinçdışının farklı katmanlarıyla temas etmesine yardımcı olduğu için büyük bir fark yaratır. Beynin sağ ve sol hemisferi arasında, alt ve üst bölgeleri arasında bir entegrasyona yol açar. Yani duygular ve düşünceler arasında, beden ve zihin arasında, farklı zaman dilimleri arasında bir denge kurar.

Nöropsikolojik düzeyde etkileri olduğu bilinen diğer travma tedavilerinden KOT’yi ayıran bir diğer özellik ise, tamamen yapılandırılmamış olmasıdır. Terapist sürece yön vermez çünkü kişinin öz benliği olan “Benlik” tarafından şekillenen bir yolculuğa çıkmasını hedefler.

Bu yolculukta kişi, yaşadığı deneyimlerle şekillenmiş olan katılaşmış parçalarıyla, gölgesinde saklı kalmış olan unutulmuş taraflarıyla, saklı kalmış potansiyelleri ve yetenekleriyle temas eder, içgüdülerini açığa çıkarır ve her biri arasında bir uzlaşma gerçekleşene kadar iniş çıkışlarla dolu bir sürece adım atar. Kum oyunu terapisinin uzak doğu felsefelerine ve Jung’un analitik teorisine dayanıyor olması kişinin bütünlüğünü ele alan bir perspektif katıyor. Ruhsal bütünlüğünü ele alıyor, içsel bilgeliğine güvenerek, kişisel ve kolektif, arketipsel güçlerle olan bağını onurlandırarak.

Sonuç olarak, sadece terapötik anlamda değil, kişisel gelişim yolculuğunda ilerlemek isteyen ya da anlam arayışı olan kişileri de bu ekole yönlendirebiliyorum. Psikosomatik semptomları olan ya da bedenle temas etmesi önemli olan kişilere de önerebiliyorum. Genel olarak bilincin kör noktalarının farkında olup oralara ışık tutmak isteyen kişiler için ideal.

Kum Terapisi’ne yönelmenizde, etkili olan şey bu muydu? Jung’un, Kum Terapisi için önemi ne?

Jung’u günümüzde, özellikle de mistik tarafıyla, fazlasıyla duyar olduk. Özellikle kolektif bilinçdışı, arketipler ve gölge gibi kavramları oldukça popüler. Sizin de insanı klasik batı yaklaşımının ötesinde, yalnızca materyalist bir yerden ele almadığınızı biliyorum. Kum Terapisi’ne yönelmenizde, etkili olan şey bu muydu? Jung’un, Kum Terapisi için önemi ne? 

Kendim Paris V üniversitesinde psikoloji lisansı ve klinik psikoloji/psikopatoloji yüksek lisans eğitimim boyunca Freudiyen temelli bir eğitim aldım. Ancak transpersonal psikolojiye olan ilgim arttıkça, o teorik çerçeve bana yeterince hitap etmiyordu. O dönem spiritüel alan hayatımda önemli bir yer almaya başlamıştı. O yüzden kum terapisiyle ilk karşılaştığımda gizemli boyutu tarafından oldukça etkilendim. Danışanlarımla adını koyamadığım süreçler yaşanıyordu, ve çok kısa sürede bunun faydasını görebiliyorlardı. Terapötik gücünün arkasındaki mekanizmaları merak ettiğimden 10 yıl önce İsviçre’de eğitimini almaya başladım. Kendi sürecimden geçtiğimde ise, beni etkileyen çokça deneyim oldu. Bazı kum terapisi seanslarımdan sonra gördüğüm rüyaların 5 yıl sonra ya da 10 yıl sonra hayatımın önemli dönüm noktalarının habercisi olduğunu sonradan fark edebildim. Aslında Kum terapisi, insanoğlunun içinde taşıdığı gizemi, yani buzdağın suyun altında kalan kısmını keşfetmemizi sağlayan bir geçit gibi görev görüyor.

Kum terapisi ekolünün kurucusu Dora Kalff’ın mentoru ve dostu olduğunu bildiğimizde, Jung’un önemi yadsınamaz. Jung, Kalff’taki terapist potansiyeli fark edip İngiltere de Lowenfeld’den eğitim alması için teşvik etmeseydi büyük ihtimalle bugün bu yöntem bu şekilde gelişemezdi. Yani Jung da bu yolda tohumlar ekti. Dora Kalff’ın Dalai Lama, Suzuki gibi Uzak Doğu geleneklerinde önemli isimlerle birebir kurduğu ilişkiler de çok önemli bir rol oynadı. Kendisi doğu felsefelerinin batılı zihinlere ilaç niteliğinde etki edebileceğinin farkındaydı. Yapmak yerine olmak, kontrol etmek yerine teslim olabilmek, ayrıştırmak yerine kapsayıcı bir şekilde tüm zıtlıklarımızı bir arada tutabilmek, bunlar kum oyunu bakış açısının temel unsurları.    

Bir seans ortalama ne kadar sürüyor ve genellikle kaç seans öneriliyor? Hedeflenen amaca ulaştıktan sonra terapi süreci tamamlanıyor mu? Kum Oyunu Terapisinde “şifa” kavramı ne anlama geliyor?

Bir seans ortalama 45- 50 dakika arası sürüyor. Yalnız bu sürenin tamamı kum tepsisinde geçmiyor genelde. Özellikle ergen ve yetişkinlerle çalıştığımız zaman öncesinde konuşma terapisiyle başlanıyor. Sonra geriye kalan zamana göre danışan kum tepsisinde yarım saat ya da yirmi dakika geçirebiliyor. Şunu belirtmek gerekir ki, Kum oyunu terapisinde genel geçer kurallar ya da kalıplar yok. Bazen kişinin üç dakikada hızlıca oluşturduğu bir kum resmi güçlü ve dönüştürücü bir etki sağlayabilir.

İkinci soruya gelirsek, bu terapistin çalışma şekline göre değişir ama burada genel önerimiz danışan ve terapistin ortak bir kararıyla sürecin tamamlanması. Örneğin bazı çocuk danışanlarımla çalıştığım zaman, birkaç seanstan sonra başvuru sebebi olarak getirilen semptom ortadan kalkmıştı. Ama kum resimlerinin gidişatına baktığımda sürecin tamamlanmadığını görüyordum. Ve biliyordum ki süreci o noktada tamamlamamız durumunda, çocuğun psişesi belli bir süre sonra başka bir semptom üretip terapiye yeniden gelmesini sağlayacaktı. O nedenle ailelerle konuşup sürecin tamamlanması için vakit istedim ve içimize sinen süreçler olarak son buldu.

“Şifa” kavramına gelirsek, kişisel gelişim mecralarında çokça kullanıldığı için bana bu kavram artık itici geliyor doğrusu. Ama KOT kapsamında iyileşme ne anlama geliyor diye sorarsanız, biz özellikle iyileşme döngülerinden bahsederiz. Benliğin gelişimi, kişiliğin olgunlaşması ve bütünleşmesi hayat boyu devam eden süreçlerle meydana geldiği için, KOT’yi gelişim ve dönüşüm evrelerini destekleyen bir araç olarak görebiliriz. Kişinin hayatındaki o döneminde asıl ihtiyacı neyse onun açığa çıkmasını sağlıyor.    

Tüm klinik psikologlar ya da pedagoglar, Kum Oyunu Terapisi uygulayıcısı olabilir mi? Bu yöntemi kullanmak isteyen terapistlere ne önerirsiniz?

Tüm klinik psikologlar ya da pedagoglar, Kum Oyunu Terapisi uygulayıcısı olabilir mi? Bu yöntemi kullanmak isteyen terapistlere ne önerirsiniz?

Kesinlikle, ayrıca dünyada bu yöntemi uygulayan psikiyatristler, özel eğitimciler ve sanat terapistleri de var. Bu alanda yetkin bir yerden eğitim aldığınız zaman, kısa sürede uygulamanız mümkün. Dolayısıyla bu yönteme özel bir ilgi duyan kişilerin öncelikle doğru adreslere ulaşıp, alanında deneyimli olan ve bu ekolün ruhunu yansıtabilen bir eğitmen tarafından kum oyununu dinlemelerini öneririm. Bu başlangıçta birkaç saatlik online bir seminer de olabilir. İlgi ve merak hala mevcutsa eğer, daha kapsamlı eğitimleri araştırıp bu alanda okumalar yapmaları iyi olur. Bir de minyatür koleksiyonunu oluşturmaya ne kadar erken başlarsanız, o kadar iyi!

Sizin eklemek istediğiniz şeyler olur mu?

KOT’nin kendi yolculuğumda bana çok şey kattığını söyleyebilirim. Sadece terapist kimliğimi değil, hayat olan bakış açımı derinden etkiledi. Bu yöntemle temas ettikçe dönüştüm ve bu değişimler hala devam ediyor. Bana göre Kum terapisini alet çantanıza ekleyeceğiniz yeni unsur gibi ele almak kısıtlayıcı olur.

Terapistin gerçek anlamıyla eşlik etmek, kapsamak ve tanıklık etmeyi deneyimlemesi için tüm mevcudiyetini koruyarak anda kalmak, terapi odasında görünür olmayanı okuyabilmek gibi özellikler geliştirmesi beklenir. Bunlar zamanla ve pratikle geliştiği için kişinin sürece adanması çok önemlidir. Zaten genellikle temas ettiğim meslektaşlarıma baktığım zaman, ya kişiye hiç hitap etmiyor ya da hitap ediyorsa eğer kum aşkıyla, tutkulu bir şekilde öğrenme ve derinleşme arzusunda oluyor.    


©mümkün dergi

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

ozge-ureyen
Lisans ve yüksek lisans eğitimlerini psikoloji alanında, kurumsal kariyerini danışmanlık ve Getir şirketlerinde tamamladı. Psikolog ve yazar kimliklerini ruhsallıkla birleştirerek yazılarını kaleme alıyor.
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.