Dijital Farkındalık Bir “Detoks” Meselesi Değil
Farkındalık

Dijital Farkındalık Bir “Detoks” Meselesi Değil

Dijital farkındalık uzun süre günde kaç saat telefona baktığımız, hangi uygulamada ne kadar kaldığımız, telefonu yataktan ne kadar uzak tuttuğumuz üzerinden konuşuldu. Böyle olunca konu ister istemez kişisel disiplin problemine dönüştü. Az bakarsan iyi, çok bakarsan kötü. Oysa bugün içinde yaşadığımız dijital yaşam kültürü çok daha karmaşık bir yapı üretiyor.

Telefon artık elimizde tuttuğumuz basit bir araç gibi işlemiyor. Günlük düşünme biçimimizi, tepki hızımızı, ilişkilerimizi ve zihinsel ritmimizi şekillendiren görünmez bir altyapıya dönüşmüş durumda. Dijital wellbeing konusu da tam burada önemli. İnsanların yalnızca ne kadar çevrimiçi olduğunu değil de çevrimiçi olma biçimlerinin zihinlerini nasıl değiştirdiğini konuşmak gerekiyor Birçok insan gün sonunda bedeninden çok zihninin dağılmış olduğunu hissediyor. Bunun önemli nedenlerinden biri sürekli maruz kalma hali. Zihin gün boyunca onlarca farklı gerçekliğin içine girip çıkıyor. Bir savaş haberiyle bir makyaj videosunun, ekonomik krizle bir influencer rutininiň aynı akışta yan yana durduğu bir medya düzeni içinde yaşıyoruz.

SONSUZLUĞA KAYDIRIYORUZ

SONSUZLUĞA KAYDIRIYORUZ

Dikkat ekonomisi zaten tam olarak bu sistem üzerine kurulu. Platformların temel amacı kullanıcıyı içeride mümkün olduğunca uzun süre tutmak. Sonsuz kaydırma sistemleri, kişiselleştirilmiş içerikler, bildirim mekanizmaları ve algoritmalar bu yüzden var. İnsan davranışı artık, davranış tasarımının kendisiyle de yönlendiriliyor.

Bu yüzden sosyal medya psikolojisi yalnızca “iradeli olmak” üzerinden açıklanamaz. İnsan bazen uygulamayı neden açtığını bile bilmeden ekranın içinde dolaşmaya başlıyor. Bir şey ararken başka bir yere geçiyor, birkaç dakika diye girdiği akışın içinde uzun süre kalıyor. Süre uzadıkça yalnızca zaman değil, zihinsel bütünlük hissi de parçalanıyor. Sürekli tepki veren ama çok az şeyi gerçekten işleyebilen bir zihinsel yapı oluşuyor. İnsan gün boyunca çok fazla şey görüyor ama çok az şeyi gerçekten düşünebiliyor. Hızlı tüketilen içerik düzeni zihni derinleşmeye değil, sürekli geçiş yapmaya alıştırıyor.

Bugün birçok insanın yaşadığı modern insan yorgunluğu biraz da bu yüzden tarif edilmesi zor bir yerde duruyor. İnsan fiziksel olarak çok şey yapmamış olsa bile zihinsel olarak tükenmiş hissedebiliyor. İnsan neye sürekli maruz kalıyorsa biraz onun ritminde düşünmeye başlıyor. Sürekli kısa içerik tüketen zihin kısa düşünmeye, sürekli kriz gören zihin alarm halinde yaşamaya, sürekli karşılaştırma gören zihin kendini eksik hissetmeye daha yatkın hale geliyor.

BİR İLETİŞİM MESELESİ

BİR İLETİŞİM MESELESİ

Bunun iletişimsel sonucu çok ağır aslında. İnsanlar artık daha fazla bilgiye sahip ama daha az düşünebiliyor. Daha hızlı tepki veriyor ama daha zor derinleşiyor. Uzun süre odaklanmak, bir fikri sindirmek, gerçekten dinlemek giderek zorlaşıyor. Çünkü dijital kültür hız üzerinden çalışıyor, hız ise çoğu zaman düşüncenin düşmanı.

İnsanlar artık aynı anda hem konuşup hem başka bir yerde bulunuyor. Bir arkadaşın sana bir şey anlatırken telefonu masaya dönük duruyor mesela. Sohbetin ortasında ekran yanıyor, dikkat birkaç saniyeliğine başka yere kayıyor. Bu çok küçük bir hareket gibi görünüyor ama iletişimin dokusunu değiştiriyor. Oysa insan ilişkilerinde karşındaki insanın gerçekten orada olmasıyla kurulmaz mı?

Tepki veriyoruz ama dinlemiyoruz. Birbirimizin hayatına anlık olarak ulaşabiliyoruz ama birbirimizi derinlemesine anlayacak zihinsel alanı giderek kaybediyoruz.

KIYAS VİTRİNİ VE İLİŞKİLER

KIYAS VİTRİNİ VE İLİŞKİLER

Sosyal medya psikolojisi ilişkilerde başka bir kırılma daha yaratıyor o da sürekli kıyaslama yapmak. İnsan yalnızca kendi ilişkisini yaşamıyor artık, aynı anda yüzlerce başka ilişkinin vitriniyle de karşılaşıyor. Başkalarının romantik jestleri, tatilleri, ilişkileri, arkadaş grupları, sosyal hayatları sürekli görünür halde. Bu da insanın kendi hayatıyla kurduğu ilişkiyi bozabiliyor. Neticede dijital dünya deneyimin kendisinden ziyade deneyimin en parlatılmış anlarını gösteriyor. İnsan bir süre sonra kendi hayatının sıradan ritmini yetersiz sanmaya başlıyor.

Ayrıca insanlar artık açık iletişim kurmak yerine dijital davranışlarla ima etmeye başladı. Geç dönmek, görüldü bırakmak, çevrimiçi olup yazmamak, story izleyip sessiz kalmak… Bunların hepsi modern ilişkilerde yeni bir iletişim diline dönüştü. Sorun şu ki ima arttıkça yorum yükü de artıyor. İnsanlar artık söylenmeyen davranışları da analiz ediyor. Bu da ilişkilerde sürekli bir zihinsel tetikte olma hali yaratıyor.

Dijital farkındalık bu yüzden ilişkiler açısından da çok önemli. İnsanın dijital davranışlarının ilişki kalitesini nasıl etkilediğini de fark etmesi gerekiyor. Karşımızdaki insan konuşurken gerçekten dinliyor muyuz? Sürekli bölünmüş dikkatle mi iletişim kuruyoruz? Sessizlikten kaçtığımız için mi sürekli ekran kontrol ediyoruz? Tartışmak yerine dijital mesafe mi koyuyoruz? İletişim kuruyor muyuz, yoksa yalnızca tepki mi veriyoruz?

Yakınlık dikkat istiyor. Sabır istiyor. Bir insanın cümlesinin içinde gerçekten kalabilmeyi istiyor. Bu yüzden dijital farkındalık, ilişkisel bir beceri artık.

Birinin gerçekten orada olmasına…
Sadece çevrimiçi değil, zihinsel olarak da orada olmasına ihtiyacımız var.


©mümkün dergi

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Aslı Yirsutimur
Aslı Yirsutimur, iletişim, yazarlık ve içerik stratejisi alanlarında çalışan bir içerik editörü ve yazardır. Kişisel gelişim, psikoloji, kültür ve dijital dönüşüm ekseninde; yüzeysel motivasyon dilinin ötesine geçen, düşünsel derinliği olan metinler üretir. Yazılarında bireysel deneyim ile toplumsal bağlamı birlikte ele alır; çağdaş insanın duygusal, zihinsel ve iletişimsel meselelerini eleştirel bir perspektifle inceler. Dijital içerik üretimi, editoryal kurgu ve anlatı dili üzerine çalışmakta; farklı mecralar için nitelikli ve sürdürülebilir içerik modelleri geliştirmektedir.
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.