Zihinden Bedene İnişle Duygusal Özgürleşmenin Yolu ve Dans
Farkındalık Mümkünat

Zihinden bedene inişle duygusal özgürleşmenin yolu ve dans

Psikoterapinin zihin ve beden ile ilişkilendirilen formu olan beden farkındalığı nefes, hareket, dans, dokunma, duygusal ifade ile birlikte sağlanan sosyal desteğin bütününü kapsamaktadır. Beden farkındalığı yani bedenselleştirme ile kişiler duyusal ve bilişsel olarak kendilerini dönüştürmeyi, kelimelerle ifade edebilmeyi ve yeni hareket becerilerini öğrenmektedirler. Kişiler bedenlerini keşfetmeyi ve bedenleri vasıtasıyla daha önce bilmedikleri farklı bir dışavurum, yanıtlama ve iletişim yöntemini deneyimler. Beden ve zihin etkileşimde bulunurken, bedendeki küçücük bir hareket değişimi bile bedenin bütün işlevselliğini etkiler. Hareket hem kişiliği yansıtmakta hem de bilinçaltı süreçlerin kanıtı olabilmektedir. Beden farkındalığı uygulamaları, duyguları yeniden düzenlemeye yardımcı olarak destekleyici bir ortamda bedensel ve duygusal ifadeleri anlama fırsatı sunmaktadır. Bedendeki stresin azalmasını sağlayan nefes ile birlikte bedenine dokunma, hissetme, duyumsama fonksiyonlarını yeniden aktive ederek bedenselleştirme ile farkındalık sağlanmaktadır. Bedenin bilinçdışına ulaşmak için önemli bir araç olarak kullanılabileceği öngörüsü ise ilk olarak Carl Gustav Jung’un çalışmalarında ortaya çıkmıştır.

Bedene Dönmek: Köklenmek ve İç Sesi Duymak

Bu dünya ile bağımız bedenimiz ile sağlanmaktadır. Bedenimizle iletişimimiz ne kadar kuvvetliyse dünyaya köklenmemiz de o derece kuvvetli olur. Beden farkındalığı uygulamaları ile yer ile temasımız güçlenirken, kendi bedenimizi dinlemeye ve duymaya doğru yol alırız. Bedeni dinleyebilmek bir nevi iç sesini dinleyebilmektir. Bunun için de sürekli çalışan zihnin susmasına izin vermek gerekir. Düşünün ki, karşınızda sürekli konuşan bir kişi var ve sizi dinlemiyor. Bir süre sonra karşınızdaki kişinin konuşmasından yorulursunuz değil mi? İşte aynı şekilde zihnimiz de sürekli düşündüğünde ve konuştuğunda bedenimiz bir süre sonra yorulmaya başlar. Bu sebeple zihnimizin sağlıklı olarak varolabilmesi için onun dinlenmesine izin vermemiz gerekir. Zihinden bedene indiğimiz zaman da tüm hisler, duygular bir bir ortaya çıkmaya başlar. Bedenin hafızası çok güçlüdür ve bugüne kadar yaşanan pek çok anıyı ve yaşantıyı hatırlar. Eğer geçmişte takılı kalmış ve bedenimizin o duygulardan özgürleşmesine izin vermemişsek, o zaman bedenimiz benzer bir olay yaşandığında bunu bize hatırlatır. Bu bir hastalık, duygusal bir çöküntü olarak ya da bir melankoli olarak gelebilir. İşte beden farkındalığı uygulamalarının önemi burada ortaya çıkmaktadır ki, içimizde tuttuğumuz o duygu kalıplarını özgürleştirmek üzere çalışır. Bedende bir sıkışıklık varsa o sıkışıklığın duygusal olarak gösterdiği tepkiyi anlayışla karşılamaya, o sıkışıklığı açabilmek için nefes ile çalışmaya, nefes ve beden hareketleri ile senkronize çalışarak bedeni özgürce dans etmeye doğru hazırlar. Birey, o an içinde kendi bedensel ifadesini duyumsayarak altta yatan duygu yoğunluğunu ayırt eder.

Kendinle Temas: Kabul, Şefkat ve İçsel Esneklik

Kendinle Temas: Kabul, Şefkat ve İçsel Esneklik

Aynı zamanda kişinin kendini olduğu gibi kabul edilme deneyimini, bedeni ile bir ve bütün olma halini mümkün kılar. Hareketlerin bireyin iç dinamikleri ile bağlantılandırılması önemlidir. Bazı bireyler bir probleme çabuk ve hızlı hareketlerle yaklaşırken, bazı bireyler daha dolaylı ve yavaş bir yol izleyebilir. Herkesin daha yatkın olduğu özellikleri olsa da sağlıklı hareket, mümkün olabildiği kadar geniş bir efor sarfederek esnek bir şekilde farklı durumlarla başetmek ve kendini ifade etmek için kullanabilmek olarak tanımlanır. Beden farkındalığı, bireyin hareket yoluyla bedeninde oluşturduğu yaşanmışlık, duygu veya imajla yüzyüze gelerek, onu tanımasının ve dönüştürmeye başlamanın ilk adımına dair kendine doğru bir farkındalık deneyiminin başlangıcıdır. Beden ile bağlantı ve güven kurulduğu zaman etkileşim başlar. Bedenin bir bölgesinde gözlemlenen hareket, bedenin farklı bölgelerine taşınarak daha belirgin hale gelmesine, büyümesine ve dönüşmesine yardımcı olur. Böylece genişleyen hareket ile duygusal içerik de ortaya çıkmaktadır. Canlılığını ve hayata bağlılığını, hayattan tat ve lezzet alma halini kaybetmiş kişi bedeninin ağırlığını da kullanamaz. Beden farkındalığı ile birlikte hareket ve dans, kısıtlanmış bir haldeki bedeninin ağırlığını hissetmesi, ayaklarını zemine sağlam basabilmesi ve kişinin kendini yeniden harekete geçirmesi güzel bir başlangıç olabilir. Bedenin farklı bölgelerinin uyandırılması ve harekete geçirilmesi ile beden, zihin, ruh yeniden yapılanır. İçgörü artar, kendini olduğu gibi kabul ederek kişi kendine şefkatli davranmaya, kendini ve bedenini sevmeye başlar. Bedenin içinden gelen imgelerin, hislerin ve duyguların yazıya dökülmesi ise o an yaşanılanların bilince taşınmasına yardımcı olur. Bedenimizi dinledikçe bedenimizin ifadeleri çeşitlenmeye hareket, imge, duygu ve düşünce arasında ağlar örülmeye başlanır. Bunu aynı bir örümceğin bütün gece boyunca yavaş yavaş ağını dokuması gibi düşünebilirsiniz. Bu bir yaşam ağıdır, bütün gece boyunca çalışır sabah muazzam bir ağ ortaya çıkar. Bedenimizin içindeki ağlar da bu şekildedir. Biz ne kadar sabırla çalışır, onu dinlemek için çaba sarfeder ve yavaşlarsak yaşam ağlarımız yeniden örülür. Yaşam amacımız içimizde canlanır ve bedenimiz vasıtasıyla bize seslenmeye başlar.

Bedenle Yeniden Tanışmak ve Özgürce Hareket Etmek

Belki çocukluğunda kendini ifade aracın olan bedeninden koptun, belki kurallara takılı kaldın oyun oynamayı bıraktın. Her ne yaşandı ise, şimdi o oyun alanı yeniden seni bekliyor. O oyun alanında yaratıcı olabilir, haz alabilir, kendini dönüştürebilir ve dansınla dünyayı yeniden keşfedebilirsin.

Amaçsız, kendiliğinden ortaya çıkan hareketlerle özgürce dans etmeye var mısın? Cevabın evet ise o zaman bedenin seni bekliyor, ona dokun ve sadece dinle bedenini, içinden çıkan hareketlere izin ver ve kendini dansa davet ederek özgürce dans et.

Gülay Uyar

Gülay Uyar,  kendini geliştirme yolculuğunda aldığı eğitimlerle kişisel farkındalık ile dönüşüm fayda rehberliği yapmaya başlamıştır. Hayatın matematiğini, kişilerin kendileriyle olan ilişkilerine dokunurken, hayattan tat ve keyif alarak yaşamaya ve kendini geliştirmeye yönelik farkındalıklar da sağlamaktadır.

Uyar, meditatif dansa ilgi duymasıyla başlayan dans yolculuğunda yaratıcı dans ile ilgili birçok eğitimler almıştır. Bunlardan bazıları ‘Eğitmen ve Psikologlar için Yaratıcı Dans ve Hareket Pedagojisi’, ‘Braindance’, ‘Meraklı Hareketler’, ‘Somatik Dans’, ‘Okul Öncesi Eğitmenler için Yaratıcı Dans ve Hareket Programı’dır.

Advayta Yoga Uzmanlık Programı ve Mindfulness eğitimlerini ve Breath Body Mind Foundation tarafından verilen BBM nefes eğitimini tamamlayan Gülay Uyar; nefes, fasya odaklı yoga, meditasyon, beden farkındalığı ve dans çalışmalarını bir araya getirerek atölye çalışmalarına devam etmektedir.

Uzun yıllara dayanan kurumsal iş deneyiminin ardından, “Kendine İyi Bakma Sanatı” konsepti altında nefes ve beden çalışmalarıyla iş yaşamındaki stres ve kaygıyı azaltmaya yönelik programlar yürütmektedir. Eğitim modüllerinde; bilinçli farkındalık, özşefkat, alma–verme dengesi ve sürdürülebilir mutluluk temalarını ele almakta, ilham verici konuşmalarının yanı sıra moderatörlük görevleriyle de kurumlara değer katmaktadır. Hâlen İstanbul Topkapı Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans  programına devam etmektedir.


©mümkün dergi

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.