Leyla’dan Mevlâ’ya: Aşkın Suretten Hakikate Yolculuğu
Felsefe

Leyla’dan Mevlâ’ya: Aşkın suretten hakikate yolculuğu

Tasavvufta aşk, bir duygunun adı değildir; bir dönüşüm biçimidir. İnsanı olduğu yerden alır, bildiği benliği çözer ve onu hakikate doğru sessizce yürütür. Bu yüzden Sufi metinlerde aşk anlatıları, bir hikâye aktarmaktan çok bir yön tayini yapar. Leyla ile Mecnun, bu yön tayininin en çarpıcı örneklerinden biridir.

Leyla’da Başlayan Yanılgı

Mecnun’un Leyla’ya duyduğu sevda, ilk bakışta dünyevi bir bağlılık gibi görünür. Oysa yol ilerledikçe, bu sevdanın bir amaç değil, bir araç olduğu anlaşılır. Leyla bir isimdir; Mecnun’un kalbinde açılan boşluğun geçici adresi. Aşk, Mecnun’u Leyla’da oyalamaz; onu Leyla’dan geçirir. Çünkü tasavvufta sevilen suret, sevginin nihai menzili değildir. Suret, kalbi yakmak içindir; yakılan kalpte kalan ise Hak’tır.

Bu yüzden Fuzuli, Mecnun’un aşkını anlatırken Leyla’yı merkeze koymaz; aşkın kendisini konuşturur. Onun satırlarında Leyla, Mecnun’u kendine bağlayan bir varlık değil, onu kendinden koparan bir eşiğe dönüşür. Rivayet edilen o sahnede, Mecnun’un karşısına yıllar sonra Leyla çıktığında söylediği söz bu dönüşümün özetidir: “Sen Leyla değilsin artık. Git, ben Mevlâ’mı buldum.” Bu cümle, sevgilinin hakiki kaynağına varıştır.

Mevlâ’da Tamamlanan Yok Oluş

Tasavvufi bakışta aşk, biriktirmez; eksiltir. İnsanın kendine dair ne varsa törpüler. İstekleri, sıfatları, iddiaları bir ateşin içine bırakır. Aşkın ateş olması bundandır. Yakan ama yok etmeyen, aksine görünür kılan bir ateş. Kişi, sevdiği şeyin etrafında döndükçe kendini kaybeder; kendini kaybettikçe hakikate yaklaşır. Mecnun’un çöllerde deliliğe varan hâli, aklın terk edilişi değil, benliğin çözülüşüdür.

“Noktası bir kitaptır aşkın, zerresi âfitaptır” denildiğinde, anlatılan şey aşkın kapsayıcılığıdır. Aşk, bir ayrıntı değildir; bütün bir varoluşu içine alır. Kendisini yakarken çevresini aydınlatan bir güneş gibidir. Âşık, bu güneşin karşısında karın erimesi gibi erir; deryaya düşen bir damla gibi yok olur. Yok oluş, tasavvufta kayıp değil, genişlemedir. Ben’in dar sınırlarından çıkıp, varlığın sonsuzluğuna karışmaktır.

Bu noktada Yunus Emre sözlerini hatırlayalım: Aşk, hakikat erbabının güç kaynağıdır. Çünkü aşk, insanı ayakta tutan dünyevi dayanakları elinden alırken, ona daha derin bir dayanma noktası sunar. Korkuların, beklentilerin ve hesapların ötesinde bir güven hâli. Aşkta güç, kontrol etmekten değil; teslim olmaktan doğar.

Leyla ile Mecnun hikâyesi bu yüzden bir kavuşma hikâyesi değildir. Asıl kavuşma, Leyla ile değil; Leyla’dan geçerek olur. Mecnun’un deliliği, toplumun ölçülerine göre bir sapma gibi görünür ama tasavvufi dilde bu, kalbin hakikate ayarlanmasıdır. Aşk, Mecnun’u dünyadan koparmaz; dünyayı olduğu yere yerleştirir. Ne eksik ne fazla.

Bugün Allah aşkını anlamaya çalışırken bu hikâyenin bize söylediği şey hakiki aşkın, sevdiğini putlaştırmadığıdır. Tam tersine, sevilen her şeyi bir perde olmaktan çıkarır. Perde yandığında geriye kalan, ne Leyla’dır ne Mecnun. Geriye kalan, sadece O’dur.


©mümkün dergi

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Neslihan Nur İbrahimiye
Neslihan Nur İbrahimiye, 14 Ekim 1974 tarihinde İstanbul’da doğdu. Fransa’da Schiller International University’de Siyaset Bilimi ve Diplomasi eğitimi aldı. Kurumsal hayatta uzun yıllar çalıştıktan sonra, içsel arayışlarını derinleştirerek Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü’nde yüksek lisansını tamamladı. Eğitim hayatını Dublin Üniversitesi’nde İslam Felsefesi üzerine yaptığı yüksek lisans ve çalışmalarla zenginleştirdi. Tasavvuf bilgisini çağımız insanına sade ve anlaşılır bir dille ulaştırmayı amaçlayan Neslihan Nur İbrahimiye, Instagram’da “@neslihanilesadece” hesabı üzerinden ücretsiz eğitimler ve seminerler düzenlemektedir. Verdiği başlıca eğitimler şunlardır: Tasavvuf ve Kalp Eğitimi, Muhabbet ve İlahi Aşk Eğitimi, Nefs Mertebeleri Eğitimi, Allah’ın Güzel İsimleri (Esmaü’l Hüsna) Eğitimi, Gençler için Tasavvuf Eğitimi, Zor Zamanlarda Tasavvuf Semineri, Bilmeyenler için Tasavvuf Eğitimi. Eğitimlerinde, insanın kalp yolculuğuna ve Allah ile kurduğu bağa odaklanmaktadır. Modern hayatın karmaşası içinde tasavvufun rehberliğini ulaşılabilir kılmakta ve herkese açık, kapsayıcı bir yaklaşım benimsemektedir.
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.