Sohbetin ve Misafirliğin Kalp Terbiyesi
Farkındalık

Sohbetin ve misafirliğin kalp terbiyesi

Zamanın ruhu, insanı kalabalıkların ortasında daha yalnız bırakıyor. Elimizin altında yüzlerce iletişim aracı var ama birbirimizin gözlerine bakıp konuşmayı, aynı sofrada oturup dertleşmeyi, misafiri baş köşeye buyur etmeyi kaybettik. Cem etmek – bir araya gelmek – tasavvufta sadece bedenlerin değil, kalplerin de buluşması demektir. Oysa biz, kalplerimizi ekranlara, gözlerimizi bildirimlere teslim ettik. Misafirlik kalmadı diyoruz çünkü kapılarımıza artık beklenmedik bir dost uğramıyor. Muhabbet kalmadı diyoruz çünkü sözlerimiz tüketici, hızlı, yüzeysel… Tahammülümüz kalmadı diyoruz; çünkü kendi sesimizi o kadar büyüttük ki karşımızdakini işitmeye mecalimiz yok.

Hâlbuki İslam’ın kalp terbiyesi bize sabrı, edebi ve sohbetin bereketini öğretir. Bir mecliste oturup susmayı da dinlemeyi de karşılıklı gönül açmayı da… Birlikte olmanın anlamı sadece aynı yerde bulunmak değil, aynı duada, aynı halde buluşabilmektir. Söz gümüşse sükût altındır ama gönülden gönle akan sohbet, sükûttan da öte bir cevherdir.

Peki bunu hayatımıza taşıdığımızda neler olur?

Peki bunu hayatımıza taşıdığımızda neler olur?

Öncelikle kalbimiz hafifler. İnsan, anlatamadıkça yüklenir; dinlendikçe ve dinlendikçe ferahlar. Gönül açmak, dertleşmek ruhun yükünü azaltır. Bir dost meclisinde içtenlikle dinlendiğinde kişi kendini değerli hisseder. Bu, modern çağın en büyük ihtiyacı olan “görülmek” duygusunu besler.

İkinci olarak sabır ve tahammül artar. Başkasının sözünü bölmeden dinlemek, nefsin aceleciliğini terbiye eder. Bu pratik, hayatın diğer alanlarına da yansır; ailede, işte, trafikte… İnsan, sabırla bekleyebilen, sabırla dinleyebilen biri olduğunda öfke azalır, merhamet çoğalır.

Üçüncü olarak gönül bağları kuvvetlenir. Aynı sofrada yemek paylaşmak, aynı duada buluşmak, kalpleri birbirine kenetler. Bu bağ, kriz anlarında dayanışma; sevinç anlarında ise katlanan bir mutluluk getirir. Yalnızlığı azaltır, güven duygusunu artırır.

Son olarak ruh dinginleşir. Tasavvufta sohbet, sadece söz alışverişi değil kalplerin birbirine ayna olmasıdır. Bu aynada insan kendi kusurlarını görür, güzellikleri fark eder. Bir arada bulunmak, içsel yolculuğu hızlandırır. Çünkü tek başına çıkılan yolculuk yavaş; dostla çıkılan yolculuk bereketlidir. İşte bu yüzden, cem olmanın, sohbetin, gönül açmanın meyvesi; daha sabırlı, daha huzurlu, daha merhametli bir insan olmaktır. Ve nihayetinde, Allah’a daha yakın bir kul olmaktır.

Neler yapabiliriz?

Neler yapabiliriz?

Bugün ihtiyacımız olan şey, teknolojiyi bırakıp köy meydanlarına dönmek değil; gönül meydanlarını yeniden inşa etmek. Tasavvuf bize bunun yollarını gösterir:

  • Sohbet Meclisleri: Eskilerin yaptığı gibi haftada bir gün dostlarla buluşup “dert ve deva” üzerine konuşmak. Dinlemek için kulak, anlamak için kalp açmak.
  • Zikir Halkaları: Zikri sadece bireysel bir pratik olmaktan çıkarıp birlikte yapıldığında doğan huzuru tatmak. Birlikte Allah’ı anmak, kalpleri birbirine bağlar.
  • Misafirperverlik: Kapımıza geleni baş köşeye buyur etmek. Tasavvufta misafir, Allah’ın gönderdiği emanettir; ona hizmet, Hakk’a hizmettir.
  • Tahammül Eğitimi: Her gün bir küçük sınavla sabrı öğrenmek. Konuşurken sesimizi alçaltmak, öfkede dilimizi tutmak, eleştirirken kırmamayı niyet etmek.

İnsanın insana tahammülünü, sevgiyle dinlemeyi, kalpten kalbe akan muhabbeti hatırlayalım. Çünkü cem, geçmişin bir âdeti değil geleceğin de kurtuluş kapısıdır.

“Bu hafta bir dostunu arayıp sadece hâl hatır sor, bir misafiri evine davet et yahut birine gönülden dinleyici ol. Göreceksin ki bu küçük adımlar, gönül meydanını yeniden kurmaya başlatacak.”


©mümkün dergi

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Neslihan Nur İbrahimiye
Neslihan Nur İbrahimiye, 14 Ekim 1974 tarihinde İstanbul’da doğdu. Fransa’da Schiller International University’de Siyaset Bilimi ve Diplomasi eğitimi aldı. Kurumsal hayatta uzun yıllar çalıştıktan sonra, içsel arayışlarını derinleştirerek Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü’nde yüksek lisansını tamamladı. Eğitim hayatını Dublin Üniversitesi’nde İslam Felsefesi üzerine yaptığı yüksek lisans ve çalışmalarla zenginleştirdi. Tasavvuf bilgisini çağımız insanına sade ve anlaşılır bir dille ulaştırmayı amaçlayan Neslihan Nur İbrahimiye, Instagram’da “@neslihanilesadece” hesabı üzerinden ücretsiz eğitimler ve seminerler düzenlemektedir. Verdiği başlıca eğitimler şunlardır: Tasavvuf ve Kalp Eğitimi, Muhabbet ve İlahi Aşk Eğitimi, Nefs Mertebeleri Eğitimi, Allah’ın Güzel İsimleri (Esmaü’l Hüsna) Eğitimi, Gençler için Tasavvuf Eğitimi, Zor Zamanlarda Tasavvuf Semineri, Bilmeyenler için Tasavvuf Eğitimi. Eğitimlerinde, insanın kalp yolculuğuna ve Allah ile kurduğu bağa odaklanmaktadır. Modern hayatın karmaşası içinde tasavvufun rehberliğini ulaşılabilir kılmakta ve herkese açık, kapsayıcı bir yaklaşım benimsemektedir.
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.