pexels-shane-kell-1363794-mod
Deneyim

Uçakta yaşanan mucize

Bazen aklıma öğle güzel şeyler gelir ki yazmak için. Genelde not alırım ve yazmak istediğim konuyu hatırlatacak mesajlar atarım kendime. Ama genelde yazmayı ya unuturum ya da heyecanımı ve şevkimi kaybeder bir daha geri dönüp yazmam. Bugün sıcağı sıcağına ve bu kısır döngüye düşmeden yazmayı seçtim ve uçakta yazıyorum.

Dün oğlum, gelinim ve torunlarım ile vedalaştıktan sonra sabah erkenden Austin’deki evimizi kapatıp 6 aylığına kalacağımız Türkiye için yolculuğa başladık. Austin, Washington, Amsterdam ve Antalya güzergahında gidecek uzun yolculuğumuzun ilk bölümü olan Washington uçağına bindik. Koltuk numaramız 15D ve 15E idi ve cam kenarında oldukça kilolu ve iri bir erkek yolcu oturuyordu. Eşim Metin’in senelerdir hemen hemen her yolculuğunda başına gelen bir durum olan tombik yol arkadaşlarından biri daha bulmuştu onu. Her seferinde kolları, bacakları ve hatta bedeninin oldukça büyük bir kısmı Metin’in koltuk sınırlarına taşan insanlar ile olan deneyimi bir türlü bitmiyordu. Bana hemen hemen hiç iri bedenli ve benim sınırlarıma giren yol arkadaşı rast gelmediği halde neden Metin’in başına geliyordu bu deneyimler?  Ya da Metin’in yüksek bilinci mi çekiyordu bu deneyimleri onun yaşamına?

Benim deneyimime göre yaşamımda hoşuma gitmeyen her bir durum evrenden, yüksek bilincime ve özüme ulaşmak için gelen birer davetiye ve uyanışa çağrı. Beni kızdıran, rahatsız eden, düğmelerime basan, özümden uzaklaştıran her insan, durum bana aynada yüzümü gösteren birer hediye. Kim olmadığımı ve kim olduğumu hatırlatan birer rehber, karanlıkta ışık tutan el feneri ya da karanlığımı aydınlatma amacı olan mumlar.  

Uçuşa hazırlık olarak telefonlarımı kapatmak üzere iken Metin’in “Bir saniye müsaade eder misin Feza?” demesi ile dikkatimi telefonumdan kaldırdım. Önce uçak kalkmadan lavaboya gidecek sandım. Nereye gittiğini izlediğimde uçağın ön tarafına gittiğini ve sonra da hostes ile konuştuğunu gördüm. Döndüğünde, hostese yanında oturan kişinin kendine ait olan koltuk alanı ile sınırlı kalmayıp, Metin’in koltuk sınırlarının içine taşma durumu olduğunu açıkladığını ve uçakta boş yer var ise başka bir yere oturmak isteğini ilettiğini söyledi. Hostesten uçak tam dolu olduğu için koltuk değiştirmenin mümkün olmadığı yanıtı gelmişti.

Aradan biraz zaman geçtikten sonra dikkatimi Metin’e verdim. Metin koltuğunda huzur dolu oturuyor ve durumu kabullenmiş görünüyordu. Biraz sonra bana ‘’Feza sanki mucize oldu ve yanımdaki yolcu bir anda toparlandı. Daha önce vücudunun yarısı benim koltuğumda, bacakları benim sağ bacağımın olması gereken alanda, kolu ise nerdeyse kucağımda idi. Şimdi ise toparlandı, kundağa sarılı bebekler gibi sarıldı sarmalandı sanki bir anda.  Ben özümden ayrılmadan, huzurumu bozmadan, sevgi ve kabul halimden ayrılmadan, ona kızmadan ve aynı zamanda haklarıma da sahip çıkıp, sınırlarımı da ihlal ettirmeden, sevecen bir şekilde çözüm aradım. Onu rencide etmeden, kırmadan, olana kızıp, direnmeden, sevecen bir şekilde çözüme odaklandım. Çözüm planladığım gibi koltuk değiştirerek olmadı ama yolcu komşumun kendisini bohçalaması şeklinde oldu ve bu bir mucize.  Daha önceki yolculuklarım sırasında genelde bu gibi durumlarda olana direnen, kızan, huzursuz bir halde olabilirdim ve sorun da çözüme gitmezdi. Bu sefer gerçekten farklı idim ve sonuç farklı oldu. Ne istemediğimi değil ne istediğimi yarattım” dedi.

Benim deneyimime göre iç dünyamız kızgınlık ve direnç yüklü olduğunda hem o durum çözüme ulaşmıyor hem de aynı durumu farklı zamanlarda tekrar yaşamıma çekiyorum. Yani sanki bir öğrenciyim ve diyelim ki biyoloji dersi alıyorum okulda. O dersi alırken derse, biyoloji kitabına, öğretmene, sınıfa, sıralara, tahtaya, öğrenci arkadaşlarıma tekmeler ile saldırıyorum ve kitabı yırtıyorum. Elbette ki sınıfı geçemem ve aynı dersi tekrar tekrar almak zorunda kalırım. Bence yaşam bir okul ve yaşam okulu hepimize almamız için bir ders ve dersler koyar ve hepimiz bu derslerde ya kalırız ya da sınıfı başarı ile geçeriz. Sınıfı geçemez isek aynı dersi tekrar almamız gerekir ve yaşam okulundan bize her türlü destek ve öğretmen gönderilecektir. İstemediğimiz, direndiğimiz her durum, olay ve kişiler evrenin yaşam okulundan bizim için gönderilen ve ihtiyacımız olan büyümeyi sağlatacak öğretmenlerimizdir.

Yaşam okulu öğrencisi olarak büyümek ve bize gönderilen derslerinden maksimum faydayı alabilmek ve aydınlığa çıkmak ya da gökyüzünün özgürlüğünde uçabilmek için açık zihin gerekir. Ego zihni kapalı bir kutu gibidir ve açık zihin bakış açısını anlayamaz. Onun için bir şey ya olmalı ya da olmamalıdır. Siyah beyaz, doğru, yanlış gibi ikilem içinde yaşar. Ego, yaşam okulu kurslarını beğenmez ve yanlış bir şey oluyor diye algılar, hata bulur ve rahatsız olur. Halbuki yaşam deneyimimizdeki bakış açımızı kalbimize çevirdiğimiz zaman ufkumuz sonsuzluğa giden bir pencereye açılır.  İşte bu pencereden dünyaya bakan göz gökyüzünde yazan ÖZGÜRLÜK yazısını görür ve onunla bütünleşir ve ÖZGÜRLÜK olur. 

Feza Karakaş

30-Mayıs-2022

Washington, ABD

©mümkün dergi

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Feza Karakaş
Sertifikalı The Work Kolaylaştırıcısı, FMK Bilgelik kurucu üyesi, eğitmen, yazar; koşulsuz sevgi, kabul ve akışa teslim olmanın yüceliğini heyecan ve merakla deneyimleyen sevgi eylemde yolcusu.