Alışveriş

Aslı Filinta ile sürdürülebilir moda üzerine…

Moda tasarımcısı Aslı Filinta, ünü Türkiye’yi aşan tasarımlarıyla dünyaya olan sorumluluğunun bilincinde olan isimlerden. Sürdürülebilirlik konusunda akılcı çalışmaları, öncü olacak önerileriyle moda alanında da sürdürülebilir olunacağının dersini veriyor adeta. Her satırı ilham kaynağı sohbetimize hoşgeldiniz.

İlham kaynaklarınız arasında yaşadığımız dünya ve günün her saati bizi sarıp sarmalayan doğanın olduğunu söyleyebilir misiniz? 

Her zaman ve oldukça yüksek bir sesle!

Çevreye duyarlı olma ve doğa ile uyumlu yaşamın bir diğer deyişle sürdürülebilir yaşama rutinin bir parçasıyız hepimiz. Sizin için bu kavramın tanımı nedir?

Biz, tasarımcı markaları olarak, yıllarca “Biz hızlı tüketim markaları kadar suçlu değiliz, üretim adetlerimiz o kadar fazla değil, onlar düşünsün” dedik…Halbuki, müşterilere tüketim arzusunu yaratanlar, tasarımcı markaları. Hızlı tüketim, tasarımcı markalarının ortaya koyduğu trendleri kopyalayıp üretiyor. Yeni bir ürünün veya yeni bir rengin daha havalı olduğu fikrini ortaya atan bizleriz, üstelik daha geçen ay başka birşey öneriyorduk. Bu fikri önce kendi içimizde sonra da bizi takip eden sevdiklerimiz, takipçilerimiz ve müşterilerimizde düzeltme sorumluluğuna sahibiz. 

Dekorasyon, yeme içme, günlük alışkanlıklar… Sürdürülebilir bir yaşamı nasıl tanımlıyorsunuz? 

Güneşin doğuşuyla birlikte uyanarak, güneş batınca ise daha fazla karanlıktan faydalanıp melatonin salgılayarak, toprağın kıymetini bilerek, bahçede minik bir köşeye veya saksıya kullanabileceğimiz kadarını ekerek, ev atıklarımızı azaltmak ve toprağı zenginleştirmek icin kompost yaparak, dolabımızdakilerin kullanımını arttırmak için paylaşarak veya hakkını verene kadar kullanarak, küçülenleri büyüterek, ya da ne bileyim…Pantolonun cebi lekelenince cebini söküp başka kumaştan cep dikerek…

Geri dönüştürülebilir kumaşlardan üretim…

Moda gerçekten sürdürülebilir olabilir mi? 

Bir yandan cidden bu konuda çalışma yapan markalar var diye umut doluyorum, her adımın bir anlamı var ama bir yandan da tüketime net bir çözüm bulunması konusunda çok iyimser olamıyorum. Çünkü insanoğlu, değer yargılarını, kâr etmenin önüne koymadığı sürece bu pek mümkün görünmüyor.

“İleri dönüşüm/upcycle sistemi ile çalışıyoruz. Elimizde olan stok kumaşlarımızı kullanıyor, yeni kumaş almıyoruz. Artık koleksiyon hazırlamıyoruz. Sezonlara göre çalışmıyoruz.”

Aynı soruyu kendi özelinizde sorsak, sürdürülebilirlik üzerine neler yapıyorsunuz?

İleri dönüşüm/upcycle sistemi ile çalışıyoruz. Elimizde olan stok kumaşlarımızı kullanıyor, yeni kumaş almıyoruz. Artık koleksiyon hazırlamıyoruz. Sezonlara göre çalışmıyoruz. Repete sipariş almıyoruz, üretim adetlerimizi sınırlandırdık. Her müşteri her istediği ürüne her zaman ulaşamıyor. Uzun zamandır ihracat gönderilerinde plastik veya naylon kullanmıyoruz. İnternet siparişleri atık kumaşlardan dönüştürülmüş bez çantalarla gidiyor mesela, asla paket kağıdı veya kutu kullanmıyoruz. Ürünlerimizi, elimizdeki stok kumaşları ve malzemeleri kullanarak hazırlıyoruz. İhtiyaç olunmayanı, sadece indirimde diye alınmasın, diye ürünlerimizi indirime sokmuyoruz. Daha da çok eksiğimiz var, ama üzerinde çalışıyoruz. Ekibimizde çalışan ve aldığı maaş ile ailesini geçindiren insanlar var, hem onları düşündüğümüz hem de doğayı sahiplendiğimiz ortak bir payda buluşacağız.

İleri dönüşüm, doğanın dengesine dahil olabilmek için hangi bilinçle hareket etmek gerektiğini düşünüyorsunuz?

Daha az seyahat etmek, daha fazla online showroomları kullanmak, plastik kullanımını azaltmak, sezonları yani koleksiyon sayılarını azaltmak (bunun altında yatan mesaj üretim adetleri azaltmak aslında) teslimatları sezonundan önce yapmamak, indirime sokmamak, kumaş ve aksesuar malzemelerinde ziyanı önlemek için çözümler üzerinde çalışılabilinir. Dries Van Noten öncülüğünde başlatılan, tasarımcı markalarının ve zincir mağazaların verdiği söz niteliğindeki bu açık mektubu bu linkten okuyabilir ve sektörde yer alıyorsanız, bu sözün altına imzanızı atabilirsiniz. https://forumletter.org 

“İhtiyaç olunmayanı, sadece indirimde diye alınmasın, diye ürünlerimizi indirime sokmuyoruz ve uzun zaman önce ihracat gönderilerinde plastik veya naylon kullanmayı bırakmıştık.”

Size ait, geçmişte sürdürülebilir bir proje var mıydı?

İleri dönüşüm, beş yıl önce, benim anne olmamla birlikte uygulamaya başladığımız bir yöntem. Herkes kıyafet daraltır, biz küçülenleri büyüterek başladık bu serüvene. Atık dantel kumaşlardan couture elbiseler yaptık, websitemizden ileri dönüşüm hizmetimizi kullanabilirsiniz. İnternet siparişleri atık kumaşlardan dönüştürülmüş bez çantalarla gidiyor mesela, asla paket kağıdı veya kutu kullanmıyoruz. Ürünlerimizi, elimizdeki stok kumaşları ve malzemeleri kullanarak hazırlıyoruz. İhtiyaç olunmayanı, sadece indirimde diye alınmasın, diye ürünlerimizi indirime sokmuyoruz ve uzun zaman önce ihracat gönderilerinde plastik veya naylon kullanmayı bırakmıştık. Bir kere öncelikle geri dönüştürülebilir ve elimizdeki stok kumaşları kullanarak başladık. İhracatta plastik askı ve naylon kullanımımızı sonlandırdık. Kendi farkındalığımızı yaymak adına ufak da olsa adımlar atmaya başladık. Bunun üzerine ileri dönüşüm için birkaç proje geliştiriyoruz. 11 Şubat 2020 tarihli New York Defilemizde, yine sadece elimizdeki stok kumaşları, aksesuarları kullanarak sıfır atık politikamızı uyguladık. Özel desenlerimizi de Türkiye’deki en çevreci tekstil firması ödüllerini alan İpeker Tekstil ile vegan ipek kumaşlarla çalışıyoruz. Artık ipek kullanmıyoruz, ipek böceklerinin yaşam döngülerini tamamlamadan kazanlarda kaynatıldığını hiç düşündünüz mü daha önce? Yine Gamateks adlı tekstil firmasının yeni geri dönüşüm çalışmaları olan pet şişelerden dönüştürdüğü kumaşlara yer veriyoruz. Çok bilinçli kumaşçılar ve çok bilinçli tasarımcılar, çok bilinçli müşterilerle buluştuğunda moda dünyasının bir şansı olabilir.

Stok kumaşlardan üretim…

Bireysel olarak sürdürülebilirlik tarafında yapılabilecekler tartışılıyor. Siz de küçük bir hareket ile büyük bir dönüşüm yaratmak mümkün mü?

Bunu havalı bir tema olmaktan ileri götürerek, sürdürülebilirliği hayatımızın her alanında kapsamlıca sorgulayarak. Mesela bir lüks tüketim markası, ürünlerini geri dönüşebilecek kumaşlardan yapıyor diyelim. Ufacık bir ürününü paketlerken, üç kat peluş kağıdına sarıp, kocaman kutulara koyuyor ve bunu sadece ürünü daha lüks bir havaya sokmak için yapıyor. Ürününe lüks marka konumlandırması yapılacak diye, sadece ürünün pahalı durmasını sağlayacak malzemeleri tercih etmemeliyiz. Hediye verirken paketlemeden vazgeçebiliriz. Birine hediye verdiğinizde, paket kağıdı kullanmıyorum, bunun yerine neden paketlemediğinizi söylemek daha havalı olabilir mesela. Nasıl küçük bir detay ama nasıl büyük bir düşünce!

©mümkün dergi

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Gazetecilik bölümü mezunu. Televizyon muhabirliği ve haber fotoğrafçılığının ardından 10 yılı aşkın bir süredir dergicilik yapıyor. Şimdilerde her biri freelance olarak All Decor dergisi Genel Yayın Yönetmenliği, iç mekân stilistliği, medya danışmanlığı ve yazarlığı bir arada yürütüyor.
X