Günlük yaşantımızda o kadar çok sese, gürültüye ve uyarana maruz kalıyoruz ki artık gittiğimiz tatiller de bizleri rahatlatmıyor. Tabii tatil anlayışı yaştan yaşa da çok fark edebiliyor. Gençlik yıllarımızda Bodrum, Çeşme, “eller havaya” happy hour’lar, sabahlara kadar dans etmeler, bitmek bilmeyen bir enerji… Şimdilerde yerini sadece akşam yemeklerine, bir şezlong altında, ücra sessiz bir köşede gölgede kitap okumaya bıraktı. Ne demek istediğimi belli bir yaş grubu anladı bile! Tatilden yorgun dönüp bir daha dinlenmek için tatile gitme isteği duyanlar burada mı acaba?
Gittiğim yazlık otelleri sessizliğine ve sakinliğine göre seçer oldum. Çünkü benim için artık tatil demek mümkünse hiç müziğin olmadığı, denizin ve ağustos böceklerinin sesini duyabileceğim dingin bir arayışa geçti. Bu sadece benim ihtiyacım değil elbette. Şehirde yaşayan birçoğumuzun ihtiyacı haline geldi. Zihinlerimiz o kadar yorgun, karışık ve gün içinde milyonlarca uyarana, telefon bildirisine maruz ve gerçekten birçoğumuzun sinir sistemi çökmüş durumda. Bu nedenle yoga inzivaları, dijital detoks kampları, meditasyon merkezleri ya da köyde tek başına geçirilen sessiz günlere ihtiyaç duyar olduk.
Hal böyleyken artık “sessiz tatil” diye bir kavram ortaya çıktı.

SESSİZ TATİL NEDİR?
Sessiz tatil, teknolojiden ve sosyal etkileşimden mümkün olduğunca uzak, zihinsel ve duygusal olarak dinlenmeye odaklanan bir tatil türü.
Sessiz tatil ya da inzivada: Konuşma minimumda tutulur ya da hiç konuşma olmaz. Telefon ve internet kullanımı sınırlıdır. Doğayla baş başa zaman geçirilmesi esastır. Meditasyon, yazı yazma, yürüyüş gibi içsel faaliyetlere alan açılır. Dış uyaranlardan arınmış bir ortamda bulunulur. Amaç sadece bedenin değil zihnin de dinlenmesini sağlamak ve kendi iç sesimizi yeniden duymaktır. Peki neden böyle bir akım ortaya çıkmış?
En büyük sebeplerinden biri sürekli bir uyarana maruz kalıyoruz. Telefon bildirimleri, trafik, reklamlar, sosyal medya, haber akışları vb… Bu durum “duyusal aşırı yüklenme (sensory overload)” olarak adlandırılıyor. Uzun vadede dikkat dağınıklığı, anksiyete ve tükenmişlik hissi yaratıyor (Keller, 2019).
Zihnimiz hiç durmuyor,sürekli aktif halde ve beynimiz boş kaldığında bile işlemeye devam ediyor. Ancak sessizlik ortamında varsayılan mod ağı (Default Mode Network) devreye giriyor, bu da kişinin içe dönmesini, olayları sindirmesini, kendini yeniden organize etmesini sağlıyor (Raichle, 2001). Yani sessizlik aslında “zihinsel sindirim” için gerekli.
Sürekli paylaşım yapmak zorunda hissetmek, yaşanan her anı belgelemek, “like” peşinde koşmak, anı yaşamak yerine hemen kaydetmek gibi zorunluluklar, sessiz tatillerde ya da inzivalarda ortadan kalkıyor. Ve bu, birçok kişi için özgürleştirici bir deneyim haline geliyor.
Yalnızlıkla sağlıklı bir ilişki kurma isteği de bu ihtiyacı destekliyor. Sessizlikte kalmak, yüzeysel sohbetlerden ve sosyal rollerden uzaklaşmak demek. Bu da insanın kendiyle baş başa kalabilmesini, yalnızlıkla barışmasını sağlıyor. Psikologlar, gönüllü yalnızlığın (voluntary solitude) ruh sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğunu vurguluyor. (Long & Averill, 2003).

ZİHİNSEL NETLİK İHTİYACI
Sessiz tatilin artık bir lüks değil bir ihtiyaç olduğu kanaatindeyim. Yıllar geçtikçe daha az şeye tahammül edebiliyoruz; kalabalık, telaş, trafik, sosyal medya, bildirimler, yüksek sesler, gürültü, vb… (Yazarken yoruldum sanırım sessiz bir tatile ihtiyacım var😊)
Sessiz tatillerin asıl kazancı, zihinsel netlik. Sürekli uyaranlarla parçalanan dikkatimiz, bu deneyimlerde yeniden bütünleniyor. Çözümünü aradığımız sorular bazen bir konuşmada değil, tam da sessizliğin ortasında beliriveriyor. Yani bazen en iyi yanıt, hiçbir sesin olmadığı yerde bulunuyor. Peki siz bu yaz beş yıldızlı her şey dahil bir tatil mi yoksa zihninizi ve bedeniniz dinlendirecek sessiz bir tatil mi istersiniz? Bana sorarsanız ben ikisini de alabilirim. En son hakkımı sessiz tatilden kullanmak şartıyla. İyi tatiller!

TÜRKİYE’DE SESSİZ TATİL YAPILABİLECEK YERLER
Sessizliği gerçekten deneyimlemek isteyenler için Türkiye’de hem doğayla iç içe hem de sadeleşmeye izin veren birçok harika rota var:
- 1. Hızır Kamp – Kaz Dağları (Balıkesir)
Yemyeşil doğanın içinde, müzik ve internet olmayan, telefon çekmeyen alanlarla gerçek bir detoks. Sessiz sabahlar, yürüyüş rotaları ve meditasyon alanları var. - 2. Pastoral Vadi – Fethiye (Muğla)
Ekolojik yaşam çiftliği. Odalarda televizyon yok, doğal ürünlerle beslenme, sessiz bir doğa içinde konaklama. Yaz-kış farklı inziva programları da sunuluyor. - 3. Nefes Mekân – Gümüşlük (Bodrum)
Sessizlik ve doğaya temas isteyenler için ideal. Yoga, meditasyon ve nefes inzivaları düzenleniyor. Bahçesi sessiz kitap okuma köşeleriyle dolu. - 4. Düşler Vadisi – Assos (Çanakkale)
Küçük taş evler, deniz manzarası, bolca yürüyüş ve sessizlik. İnziva kamplarına katılmadan bireysel kalınabilecek, sessizliğe uygun bir ortam. - 5. Shambala Retreat – Faralya (Fethiye)
Denize yakın, ormanla iç içe bir inziva alanı. Sessizlik inzivaları, yoga kampları ve dijital detoks haftaları düzenleniyor. - 6. The Land – İzmir (Urla)
“Yavaş yaşam” felsefesiyle çalışan bir topluluk alanı. Doğa, sanat, üretim ve sessizlik bir arada. Sohbet zorunluluğu yok, kendinle kalmaya alan açıyor.
Tatilden döndükten sonra da bu huzuru sürdürmek isterseniz meditasyon uygulamalarıyla tanışabilirsiniz.
©mümkün dergi
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yuka Ajans Yay. ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmesi ve/veya habere aktif link verilmesi halinde dahi kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

