Herkesin aretesi kendine
Geçenlerde stoacı bir egzersiz yaparken önümde boşluk doldurmalar vardı. Stoacılar için arete, insanın doğasına uygun en yüksek erdemle yaşamasıydı. Yani iyi yaşamakla iyi
Geçenlerde stoacı bir egzersiz yaparken önümde boşluk doldurmalar vardı. Stoacılar için arete, insanın doğasına uygun en yüksek erdemle yaşamasıydı. Yani iyi yaşamakla iyi
Kadınların yıllarca “sus, görmezden gel, unut” diye bastırıldığı bir dünyada ifşa çok önemli bir direniş biçimi. Taciz ya da şiddeti görünür kılmak yalnızca
Stoacılığın dört erdemi olan bilgelik, adalet, cesaret ve ölçülülük aslında tek bir şeye hizmet ediyor: onurlu yaşamak. Benim için onur, başkalarının gözü önünde
Bazı insanlar “Tanrı” demeye çekiniyor. Sanki doğru olan tek bir kelime varmış gibi. Sanki Tanrı demek, Allah’a ayıp etmekmiş gibi…Oysa Türkçe ya da
Geçenlerde Zeynep Merdan’ın şu paylaşımına denk geldim: “Lacan’ın dediği gibi başkalarının arzularını arzuluyorlar. Önemsedikleri insanların arzularını taklit ediyorlar. Çünkü kendi arzuları yok. Kariyer
“Her şeyi yapabiliyor olmam, her şeyi yapmak zorunda olduğum anlamına gelmiyor.” Feminist söylemlerin gücünü inkâr edemeyiz. Eşitlik için verilen mücadeleler, kadınların görünürlük kazandığı
Bir fincan kahvenin buharı hâlâ yükseliyordu. Yan odadan gelen kahkaha biraz önce duyulmuştu. Bir kapı, biraz önce kapanmıştı. Ama o insan artık yoktu.
Planlar bozulur, ilişkiler biter, düzen dağılır. Peki ya sonra? Enkazın ortasında kalan sen, kimsin? Bazen hayat, sevdiğimiz her şeyi elimizden alır. Bir sabah
Bazı düşünceler vardır hemen çözülmek ister, hemen yazılmak, konuşulmak, içinden atılmak ister. Sanki o an ilgilenmezsek dağılacağız sanırız. Ama her duyguya, her düşünceye
Her şeyin fazlası zarar derdi ya büyükler. Meğer duygunun da fazlası yormuyormuş sadece, değersizleştiriyormuş. Eskiden duygularını içine atanlara “patlarsın bir gün” derdik. Şimdi