Her şeyin bir sebebi vardır. Yoksa yok mudur?
Ortağım Serda ile Karaköy’de vapur iskelesine doğru yürüyoruz. Heyecanlıyız çünkü Mümkün Kitap’la ilgili yine bir “ilk” deneyim yaşamışız, işi başarmışız, rahatlamışız, vapurda keyif süreceğiz. Kapılar kapanmadan yetişmek için koşmaya başlıyoruz ve kalkmak üzere olan vapurun Üsküdar’a gittiğini öğreniyoruz. Bana ters ama Serda için büyük kolaylık. Saniyeler içinde ona, “Hadi sen git, konuşuruz” diyorum. “Gideyim mi?” […]

